nazım hikmet ran

  • bugün karlı kayın ormanı'nın nazım'ın bir şiiri olduğunu öğrendim. nazım'ı, bir kez daha sevdim.
    aslında ben nazım'ı hep sevdim.
    nazım'ı da, livaneli'yi de çok sevdim.

    toplumun ötekileştirdiği, bir devrin çok affedersiniz b.kunu yemiş bu mazlum, mağdur ve fakat mağrur kesimini.. hep kendime daha yakın hissettim.

    kullanıcı adıma bakın; sosyaliize, size bir şeyler çağrıştırıyor olmalı.

    sosyaliize'nin muhafazakar milliyetçi bir genetiğin tıpkı babası gibi, ayrıksı sosyalist bir frekansı olduğunu biliyor muydunuz?

    peki ya 12 eylül darbesinde, annesi tarafından, babası tutuklanmasın diye onlarca 'komünist manifesto'nun acımasızca yakıldığını?..

    işte bu yüzden amerika'nın sosyo-liberal sayhasını kendime daha yakın hissediyorum. ve evet, gideceğim inşaallah.

    (bkz: im gonna runaway)
  • "ruhum ne ondan önce vardı, ne ondan ayrı bir sırrın kemâlidir,
    ruhum onun, o dışımdaki alemin bende akseden hayalidir.
    ve aslından en uzak ve aslına en yakın hayâl bana ışığı vuran yârimin cemâlidir."
  • Karşımdasın işte…
    Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
    Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
    Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
    Tıkandığım o an,
    Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
    Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
    Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
    Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
    Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
    bitti artık hepsi…

    Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
    Bakış açım belli oldu yine.
    Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
    Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
    Dağlara çarptım her esişimde.
    Yollara küfrettim her gidişinde.

    Demiştim sana hatırlarsan:
    “Önemli olan zamana bırakmak değil,
    zamanla bırakmamaktır..”
    Şimdi bana, geçen o zamanın
    Unutulmaz sancısı kalır

    Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
    Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim.
  • "Şu an yanımda olmanı çok isterdim. Ama değilsin. Sen oradasın ve orası ne kadar şanslı olduğunu bilmiyor."
  • her şey söylenmiş. bir diğer detay da nazım hikmet hüznün, başkaldırının, aşkın, yeniliğin adamıdır. (bkz: oğlak erkeği)
  • Şairliğinin yanında yönetmenlik ve senaristlik geçmişi de olan isimdir. Mümtaz Osman takma adını kullanmıştır.
    Sinema sektörüne hizmet ederken Muhsin Ertuğrul ile birlikte çalışmıştır. Alim Şerif Onaran'ın Muhsin Ertuğrul Sineması isimli eserinde bu yıllar detaylı şekilde anlatılmaktadır.
    Senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı "Güneşe Doğru" filminin sonu yoktur. Zaman ötesi bir filmdir. Politik noktalarda bulunan filmde mütareke yıllarında hafızasını yitiren bir gencin hayal dolu dünyasının ele alındığı bu filmin oyuncu kadrosu da senaristi ve yönetmeni kadar dikkate değer kişilerdir: Arif Dino ve Neyzen Tevfik Kolaylı.

    Nazım Hikmet ve Sinema
  • lanet olsun
    ne muazzam şey seni sevmek!
    bu şehir güzelse senin yüzünden
  • yok öyle umutları yitirip ,
    karanlıklara savrulmak.
    unutma, aynı gökyüzü altında
    bir direniştir yaşamak
  • şiirleriyle büyüdüğüm şair.
    hakkındır yaramazlık
    dik duvarlara tırman yüksek ağaçlara çık
    usta bir kaptan gibi kullansın elin
    yerde yıldırım gibi giden bisikletini
    ve din dersleri hocasının resmini yapan
    kurşun kalmeinle yık
    mızraklı ilmuhalin
    yeşil sarıklı iskeletini
    ve sen kendi cennettini
    kara toprağın üstünde kur
    ..............................
  • “Kötü olan birisi cebinde Nazım Hikmet taşır mı hiç?” Nazım-Beş Kardeş dizisi repliği
  • kötü olan birisi cebinde hiç nazım hikmet taşır mı?
  • "Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    Dünyanın en güzel sesinden
    En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    Ben artık şarkı dinlemek değil,
    Şarkı söylemek istiyorum."

    şiiri ile farkını ortaya koymuş şairdir.
  • Yedi tepeli şehrimde
    Bıraktım gonca gülümü
    Ne ölümden korkmak ayıp
    Ne de düşünmek ölümü..
  • Denizin üstünde ala bulut
    yüzünde gümüş gemi
    içinde sarı balık
    dibinde mavi yosun
    kıyıda bir çıplak adam
    durmuş düşünür.

    Bulut mu olsam,
    gemi mi yoksa?
    Balık mı olsam,
    yosun mu yoksa?..
    Ne o, ne o, ne o.
    Deniz olunmalı, oğlum,
    bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.
    dizelerini yazan büyük şair. deniz olunmalı, oğlum...
  • ilk ismi şiir yazan anlamına gelen hayat şairi
  • Salkım söğüt şiirinin yazarı. Şiirlerinden sesler duyarsınız. Bazen bir tren sesi bazen koşan atlılar.
    “atlılar atlılar kızıl atlılar,
    atları rüzgâr kanatlılar!
    atları rüzgâr kanat…
    atları rüzgâr…
    atları…/at…
    rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!”
  • kız çocuğu şiiri hikayesi, sözleri, derinliği ve şarkısı ile farklı bir boyuta ulaşmış ölümsüz bir eserdir.

    Kapıları çalan benim
    kapıları birer birer.
    Gözünüze görünemem
    göze görünmez ölüler.

    Hiroşima'da öleli
    oluyor bir on yıl kadar.
    Yedi yaşında bir kızım,
    büyümez ölü çocuklar.

    Saçlarım tutuştu önce,
    gözlerim yandı kavruldu.
    Bir avuç kül oluverdim,
    külüm havaya savruldu.

    Benim sizden kendim için
    hiçbir şey istediğim yok.
    Şeker bile yiyemez ki
    kâat gibi yanan çocuk.

    Çalıyorum kapınızı,
    teyze, amca, bir imza ver.
    Çocuklar öldürülmesin
    şeker de yiyebilsinler.

    şiirin hikayesi | wiki
    ceylan ertem | kız çocuğu performansı
  • Havsalam almıyordu bu hazin hali önce
    Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce
    Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
    Allah'ımın ismini daha çok candan andım.
    Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!
    Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,
    Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var...
    Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar,
    En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,
    Üstünde orospular yükseltiyor sesini.
    Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,
    Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.
    Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,
    Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu
    Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen
    Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!
    Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster
    Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer
    Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla,
    Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla!

    dizelerini yazan şair. Ağa Camii şiiri.
  • nazım hikmet ran, tanıdığım ilk şair, 10.yaş hediyem...

    kendisini annem gösterdi bana, doğum günümden bir süre önce açtı birkaç şiirini okumamı istedi. nedenini hatırlamıyorum, silik anılar arasında bir ayrılış hikayesi şiirini okuduğumu hatırlıyorum. pirayeye mektupları, hiroşimadaki çocuklara sıraladığı dizeler kalmış hatrımda.

    bilmiyorum bu sevginin, hatta sevgi de değil daha da yoğun , düşkünlüğün neden kaynaklandığını. annem bana kendisini öğrettiği zamanlarda babam yanımda değildi, belki bu sebepten sevdim nazımı, babam yerine koyarak.
    orta iki zamanları , ben senden önce ölmek isterim şiirini dilime pelesenk ettim, sonraki seneler hoşgeldin kadınım ve sonraki zamanlarda başka başka bir sürü şiir ile doldu.

    nazım bir mektupta olması lazım, pirayeye ismini yüzüğümün içine yazdım diyordu. vefatından uzun süre sonrasında eşyalarının sergilendiği yerde gidenler görmüş ki yüzüğünün içinde vera yazıyormuş. onu öyle sahiplenmiştim ki sanki annemi aldatmış gibi üzülmüştüm. tabi nazımı, yaşamını, düşününce gayet de olası bir şey de olsa kafamın içindekilere laf geçirememiştim.

    kendisi gönlünde bir çok kadını ağırlamış, yakışıklı, zeki, cesur, romantik, canımın içi manevi babamdır. ruhu şad olsun, varsa eğer öteki dünyada yüzü gülsün.

    zaman ötesi yazı olarak; http://aranizdakiyabanci.blogspot.com.tr/2014/01/nazm-hikmetle-tansnca.html
  • Türkiye Komünist Parti'li şair yoldaş.
    Seni düşünüyorum şiirine
    T. K. P.’m benim
    seni düşünüyorum.
    Sen dünümüz, bugünümüz, yarınımızsın. diyerek başlıyor.
    (bkz: Nazım Hikmet Kültür Merkezi)
/ 2 »