nazım hikmet ran

27 entry daha

  • nazım hikmet ran, tanıdığım ilk şair, 10.yaş hediyem...

    kendisini annem gösterdi bana, doğum günümden bir süre önce açtı birkaç şiirini okumamı istedi. nedenini hatırlamıyorum, silik anılar arasında bir ayrılış hikayesi şiirini okuduğumu hatırlıyorum. pirayeye mektupları, hiroşimadaki çocuklara sıraladığı dizeler kalmış hatrımda.

    bilmiyorum bu sevginin, hatta sevgi de değil daha da yoğun , düşkünlüğün neden kaynaklandığını. annem bana kendisini öğrettiği zamanlarda babam yanımda değildi, belki bu sebepten sevdim nazımı, babam yerine koyarak.
    orta iki zamanları , ben senden önce ölmek isterim şiirini dilime pelesenk ettim, sonraki seneler hoşgeldin kadınım ve sonraki zamanlarda başka başka bir sürü şiir ile doldu.

    nazım bir mektupta olması lazım, pirayeye ismini yüzüğümün içine yazdım diyordu. vefatından uzun süre sonrasında eşyalarının sergilendiği yerde gidenler görmüş ki yüzüğünün içinde vera yazıyormuş. onu öyle sahiplenmiştim ki sanki annemi aldatmış gibi üzülmüştüm. tabi nazımı, yaşamını, düşününce gayet de olası bir şey de olsa kafamın içindekilere laf geçirememiştim.

    kendisi gönlünde bir çok kadını ağırlamış, yakışıklı, zeki, cesur, romantik, canımın içi manevi babamdır. ruhu şad olsun, varsa eğer öteki dünyada yüzü gülsün.

    zaman ötesi yazı olarak; http://aranizdakiyabanci.blogspot.com.tr/2014/01/nazm-hikmetle-tansnca.html
  • Havsalam almıyordu bu hazin hali önce
    Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce
    Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
    Allah'ımın ismini daha çok candan andım.
    Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!
    Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,
    Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var...
    Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar,
    En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,
    Üstünde orospular yükseltiyor sesini.
    Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,
    Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.
    Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,
    Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu
    Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen
    Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!
    Ey bu caminin ruhu: Bize mucize göster
    Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer
    Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla,
    Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla!

    dizelerini yazan şair. Ağa Camii şiiri.
  • Salkım söğüt şiirinin yazarı. Şiirlerinden sesler duyarsınız. Bazen bir tren sesi bazen koşan atlılar.
    “atlılar atlılar kızıl atlılar,
    atları rüzgâr kanatlılar!
    atları rüzgâr kanat…
    atları rüzgâr…
    atları…/at…
    rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat!”
  • ilk ismi şiir yazan anlamına gelen hayat şairi
  • "Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
    Dünyanın en güzel sesinden
    En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
    Fakat artık ümit yetmiyor bana,
    Ben artık şarkı dinlemek değil,
    Şarkı söylemek istiyorum."

    şiiri ile farkını ortaya koymuş şairdir.
  • “Kötü olan birisi cebinde Nazım Hikmet taşır mı hiç?” Nazım-Beş Kardeş dizisi repliği
  • şiirleriyle büyüdüğüm şair.
    hakkındır yaramazlık
    dik duvarlara tırman yüksek ağaçlara çık
    usta bir kaptan gibi kullansın elin
    yerde yıldırım gibi giden bisikletini
    ve din dersleri hocasının resmini yapan
    kurşun kalmeinle yık
    mızraklı ilmuhalin
    yeşil sarıklı iskeletini
    ve sen kendi cennettini
    kara toprağın üstünde kur
    ..............................
  • her şey söylenmiş. bir diğer detay da nazım hikmet hüznün, başkaldırının, aşkın, yeniliğin adamıdır. (bkz: oğlak erkeği)
  • Ben bir insan , ben , Türk şairi komünist Nazım Hikmet ben, tepeden tırnağa iman, tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret ben...
    -Nazım Hikmet Ran
  • "İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde."
    Işıklar içinde uyu mavi gözlü dev..
27 entry daha