namaz kılmayıp oruç tutmak
-
Çevremdeki neredeyse herkes. -
oruç da tutarım,iftardan sonra rakı da içerim. herkes her şeyi dört dörtlük mü yaşıyor ? -
Sınava istediğimiz sorudan başlayabiliyoruz. Hayat sınavında da istediğimiz sorudan başlayınca böyle bir şey ortaya çıkıyor. aslolan farzı yerine getirmek, haramdan kaçınmak. Hangi farzı önce yerine getirmiş olmanın bir önemi yok. Sonuç itibariyle hepsinden sorumluyuz. Hepsinin sevap puanı ayrı işliyor. 100 almak istiyorsak hepsini eksiksiz yapmamız lazım. Namaz kılmayıp oruç tutan kişiler 50 ile barajı geçmeyi umut ettikleri için böyle yapıyordur. Tabi 50 yapar mı yapmaz mı bu bizim bileceğimiz iş değil. -
ee bize ne dedirten başlık -
Oruç tutmak yılda sadece bir ay gerekli namaz kılmak ise her gün. sadece 1 ay sabrederek görevi tamamlamak insana kolay geliyor elbette. -
Kim din ve iman şövalyeligi yapıyorsa en imansız odur. -
bir ibadeti yapmayıp diğerini yerine getirmektir. bu iki ibadet birbirini zorunlu kılmayan iki ibadet olduğu için vay birini yapmıyorsa diğerini de yapmasın, vay o zaman ikisini de yapsın demek sokaktan geçen birinin yürüyüşünü eleştirmek kadar yersizdir. herkesin ibadeti kendi ve inandığı yaratıcı arasındadır. başkasını eleştirecek olan önce dönüp kendi yanlışlarını düzeltmelidir. insanları iyice dinden soğutmanın hiçbir sebebi yoktur. başka biri cehenneme ya da cennete girince sizin cennet/cehennem biletiniz daha az geçerli olmayacaktır. -
benim bu. birini yapmıyorum diye diğerini de yapmayacak mıyım yahu? zaten girmişim günaha double mı olsun? -
kıyaslamayın abicim. herşeyi herşeyle kıyaslamayın amk. namazın yeri ayrı,orucun yeri ayrı,zinanın günahı ayrı, kul hakkı yemenin günahı ayrı. -
(bkz: karıya kıza gidip cumada günahları sıfırlayan insan) -
İslam inancında mevcut olan bir ibadeti yerine getirip diğerini yerine getirmeme davranışı.
Bu tutarsızlığı ortaya koyan kişi her ne kadar haddini aşmışsa da ortada davranış anlamında bir tutarsızlık olduğu doğru. Tabii bu kimseyi ilgilendirmez. Ben arkadaşın merakını gidereyim:
- Müslümanlar hem namazın, hem de orucun farz olduğunu bilirler ama birçoğu sadece oruç tutar, doğrudur.
- oruç, 365 günde 30 defa yapılması gereken bir ibadet iken, namaz günde 5'ten, senede en az 1825 defa yapılması gerekir. Sayısı değildir gerçi önemli olan, kesintisiz olmasıdır. bayramı seyranı yoktur, ancak öldüğünde görev tamamlanmış sayılır. Bu yüzden zor bir ibadettir.
- ikinci maddede bahsettiğim sebepten, insanlar genelde orucu tam tutup namaz kılmamayı tercih edebilir. Adı üstünde bu bir tercihtir.
Başlığı açana değil de inandığımız allah'a hesap vermek durumunda kalırsak verebileceğimiz en dürüst cevap sanırım şu olacaktır:
(bkz: zor geliyor) -
herkesin sorgulamaya haddi olmadığı durum -
(bkz: Sevim koş başladılar yine) -
şu akla yaklaştırma olaylarının da ayrı bir hastasıyım. lakin insan işleri vs tanrının işleri yapıyorlar, farkındalar mı onu dbilemiyorum. bir taraftan "insan bunu kabul etmiyor, yaratıcı nasıl kabul etsin!" derken başka bir olayda akla yaklaştırma yaparken de "insanlar kendini tanımıyor, bilmiyor; yaratıcı ise bizi bizden daha iyi biliyor ki böyle kurallar koyuyor!" diyebiliyorlar.
bakınız sevgili arkadaşım bir olaydan bahsetmiş olduğunuz zaman zaten onu anlayacak seviyede değilsem, benimle o konuyu tartışmanız pek de amacınıza ulaştıracak bir şey değil. öyle geliyor ki devam etmenizin ve size ait olan akla yaklaştırmalarınızın amacı sadece size ait olan düşüncelerinizi bana kabul ettirmek. kaldı ki amacınız tartışmak da olmuyor, kendi fikirlerinizi benim tarafımdan kabul edilmesini, doğru düşündüğünüzü belirtmemi ve benim de hata yaptığımı söylememi bekliyorsunuz. söylediklerimi de cevap verebilmek için dinliyorsunuz.
sizin amacınız tartışmak değil, kendi görüşünüzü bana kabul ettirmek! -eğer ki gerçekten esas amacınız bu ise öncelikle'*' bende bu düşüncenin oluşmasına neden olan davranışlardan kaçınmanız ve gerçekten tartışmak istemenizi bana hissettirmeniz gerekiyor. korkmayın! dürüst bir insanım. hatam varsa kabul etmekten geri durmam. diğer yandan da rahat olun. sosyal ilişkiler kuran insanlarız hepimiz. niyetinizi gayet net algılayabiliyorum.
söylemek istediklerimi söyledikten sonra esas konumuz olan namaz kılmayıp oruç tutmak olayına gelelim. namaz kılmamamın günah olduğunun bilincindeyim. sizin aksinize ben günahlarımla barışık olmayı tercih ediyorum. hata yapabileceğimi kabul ediyorum ve yaptığımın en doğru olduğunu düşünmüyorum. bu yüzden farklı yorumlar benim için değerlidir. lakin sizler ibadetleriniz tam yapabildiğiniz için ayrı bir özgüvenimsi bir hava ile bana öğüt verme şeklinde konuşuyorsunuz! bu davranışınızı doğru bulmuyorum! ve ibadeti de bir yoklama gibi görüp bunda vardın bunda yoktun tarzında yaklaşıyorsunuz. benim inancım şöyle ki, benim ibadetlerim tamamiyle kendim için(yaparsam kendime demek istedim, yoksa ibadetin asıl amacı allahın rızası içindir). ve bu ibadetlerden dolayı sevaplarım da kendim için. lakin şunun bilincindeyim ki sevabım ne olursa olsun cennet için bir geçiş notu yok! sevabımın çokluğu ya da azlığı önemli değil. önemli olan allahın rızasını kazanabilmek. bunun için de bir geçiş notu yok bildiğim kadarı ile.
sizden farklı olarak da cenneti kendimin kazanacağını değil, '*'allahın bana lütfu ile olacağına inanıyorum. ayrıca cennet dahi allahın rızası ile karşılaştırılabilecek bir şey değil!
bunların yanında yaratıcımın karşısına çıktığımda, ne kadar sevapla yahut ne kadar günahla çıktığımın pek bir önemi yok. çünkü allah affedicidir affetmeyi sever. (tabi burada suistimal etmek gibi bir niyetim yok) sadece her nasıl yaşarsam yaşayayım karşısına hem günahlarım hem sevaplarım ile çıkacağım. Allahın ise affedemeyeceği gübah yoktur, kul hakkı dışında! ve kul hakkı için de helallik almak en önemlisidir. dikkat ediyorum fakat ne kadar dikkat edersem edeyim tanıştığım ya da tanışmadığım, bildiğim bilmediğim ne kadar insan varsa hepsiyle az ya da çok kul hakkına girmişimdir. öyle ya da böyle, sonuçta toplum olarak yaşıyoruz. bir de dünyanın her yanı birbiriyle alakalı! benim karbon ayak izim dünyanın geri kalanı için önemli olması gibi mesela.
tabi önceki paragrafta kastettiğim vur patlasın çal oynasın deyip, nasılsa allah affeder deyip yaşamak değil. yanlış anlaşılmasın söylemek istediklerim. sadece hesap günü gelmeden benim yaptığım hesaplamalar böyle gösteriyor. ve hesap günü gelmeden kendi kendıni hesaba çekebilmek en önemlisi.
ve şunu unutmuyorum, ben bir insanım. hem de alalade bir insan. yapıcı olduğum kadar yıkıcı olan, faydam olduğu kadar zararım da olan, sevap işlediğim kadar günah da işleyen... herkes gibi yani! ve hepimiz böyleyiz aslında! sadece kimisi bunun çok da farkında değil.
son olarak namaz kılmayıp oruç tutan insana gelebilirsek eğer '*' elinden geldiğince '*' ibadetlerine devam etmek isteyen bir insandır. yapamadıkları için derin üzüntü duyar, sürekli tövbe eder. mükemmel olmadığının bilincindedir. ve yaratıcısının da kendisinden mükemmel olmayı beklemediğini düşünür -çünkü mükemmel olsa idim peygamber olarak gönderilirdim. ve her şeyden önce insan olarak yaratıldığının farkındadır! -
okuduğunu anlamayan tatlı su müslümanlarının hakkında atıp tuttuğu davranış.
doğru bir şey söylendiğinde, işimize gelmiyorsa hemen ad hominem yapmak bu toprakların havasına suyuna işlemiş. kimse kimseye oruç tutacaksın, namaz kılacaksın, müslüman olacaksın uleyn! demiyor ki. sadece bir ibadeti yerine getirip diğerine getirmemenin bir tutarsızlık olduğundan bahsediliyor. neden kabul etmiyorsun bunu?
buyrun bu başlığa gelin o zaman merak ettim gerekçenizi:
(bkz: oruç tutan insanın namaz kılmamasının sebebi) -
tutarsız bir müslüman davranışıır. -
kimseyi alakadar etmeyen durumdur.
namaz da kılmaz, oruç da tutmaz, hacca da gitmez, zekat de vermez. kimse kimsenin ibadetini sorgulayamaz arkadaş. fikrini sorarlarsa beyan edersin. sen hepsini yapıyorsun (hadi hakikaten yapıyosun diyelim) diye yapmayanları yargılama hakkını kendinde nasıl görüyorsun? Allah'ın işine karışıyorsunuz ya. sanki benim kılmadığım namazın günahı senin boynuna, tuttuğum oruç sana sevap sanki. -
(bkz: dua ederken kul olduğunu unutmak)'*' -
Bir okulda sınavlara girmek ve o okulun açtığı bölümden mezun olmayı istemek bir tercih meselesiyken, dünyaya gelmiş olmak ve bir dinin gerekliliklerini yerine getirmek bir zorunluluktur.
Kısacası hatalı önermeler hatalı sonuçlar doğurur mantığını kanıtlayan başlıktır. Zira çıkarım sistematik olarak doğru olabilir lakin ana öncül yanlış. Bu da içerik üreticisinin seviyesi hakkında bizlere biraz fikir verecektir.'*' -
Haddini bil, Allah'ın yetkisine ortak olma!
İnsanlara dinin ne, namazın var mı, oruç tutuyor musun gibi Allah'ın soracağı sorular sormayacaksınız! İnsanlara aç mısın, ne ihtiyacın var, bir sorunun var mı gibi kulun kula soracağı sorular soracaksınız!
Fatih Sultan Mehmet
