müjgan

  • farsça kirpik
  • attila ilhan'ın; "o mahur beste çalar, müjganla ben ağlaşırdık" derken kirpiklerinin ağlamasına eşlik ettiğini anlattığı dizelerde, bir kadın adı sanılan kelime.
    şiir sonradan ergüder yoldaş tarafından bestelenmiş ve nur yoldaş tarafından seslendirilmiştir.
    mahur - beste

    Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
    O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız
    Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
    Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
    O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız
    ...
  • Yeşilçam'ın en duygusal, en romantik eserlerinden olan; Sadri Alışık ile Esen Püsküllü'nün oynadığı "Ah Müjgan Ah" filmi geldi aklıma.
    "Zengin olsaydım,
    Sensiz kalmazdım"
    der adam.
  • (bkz: kirpik)
    ATTİLA İLHAN'ın 12 Mart'tan sonra Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idamı edilmelerine üzülerek yazdığı Ahmet kayanın şarkı olarak seslendirdiği “O MAHUR BESTE ” şiirinde de bahsi geçen müjgan aslında kirpik demektir ve bahsi geçen dize gözyaşlarının kirpiklere değmesini ifade eder. Ağlamak bu kadar naif anlatılabilirdi.
  • Sizin aksinize,edebiyat hocamın sevmediği ve ben de hocamı sevmedigim için sürekli ona karşı kullandığım isim.
    -Müjgan hocam,şu sorunun cevabı neydi?
    -Ne dedin sen???
    -Müjgan değil miydi?affedersiniz :D
  • Nice güzel şiirlerden bir tanesi
  • bende ayrı bir yeri var artık.
  • (bkz: kirpik)
  • Blog sözlük radyo yayınında dinlediğim ve dün gece uykuya girene kadar dinlediğim şiir.
    ceyhun yılmaz yorumu
  • Dün gece sezerin yorumuyla dinlediğimizde tanıştığım, Trafiğe kapalı alanda okunması/dinlenmesi gerektiğini anladığım şiir.
  • aşık olunası kadın ismi, ya da bana öyle geliyor. Çok şiirsel diiil mi yaa?
  • Sadri alışık'a ait, dinlemekten ve okumaktan asla bıkmayacağım mükemmel bir Şiirdir.

    --- spoiler ---
    Semtimizin bir tanesiydi müjgan.
    Saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür,
    Elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
    Ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
    Öyle bir sevdim ki müjgan’ı,
    Dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim,
    Evleniriz gibi geldi bana.
    Evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
    Fakir soframız kurulur gibi geldi.
    Sahil bahçesinde gazoz içerekten
    Gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
    Sonrada çarşılara giderdik.
    Eşya beğenirdik elden düşme;
    Aynalı konsolumuz
    Topuzlu karyolamız bile olacaktı.
    Müjgan’ın her an her bi daim
    yanında olacaktım
    Ama olmadı gitti.
    Nereye mi ?
    Paraya gitti abicim paraya
    Nasılda sevmiştim yıllarca ben seni
    Her akşam bekledim yollarını
    Elbet bir gün biz yuva kurarız derken
    Duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
    Zengin olsaydım sensiz kalmazdım
    Her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
    Param olsaydı aşkım kalırdın
    Seve seve yanımda benimle yaşardın
    Nikah resimlerimizi de çektirdiydik.
    Sonra karpuzcu raşit ağabeyinin
    Kayınbiraderine borç ederekten
    Nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
    Ama müjgan takmadı bunu
    Takamadı uçuverdi elimden.
    Meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
    Müjgan’ın gelinliğini hususi diktirmişler,
    Benim gibi kiralık tel duvak
    almaya kalkışmamışlar yani
    Öyle sevindim ki.
    Mesut ve bahtiyar olsun diye
    dualar ettim hergece
    Sonramı ne oldu
    Müjgan gibi bende
    Birbirimize ettiğimiz sözleri
    Ettiğimiz yeminleri unuttum.
    Bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi.
    Bizim dar ve eski sokaklara otomobili
    sığmıyormuş dediler.
    Senede birkaç ay zaten avrupa’daymış dediler.
    Zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
    Unuttum bende unuttum
    Hiç aklıma gelmedi.
    Hatırlamıyorum Müjgan’ı
    Hatırlamıyorum şimdi
    Bu şiiride ben yazmadım zaten
    Unuttum abi bende unuttum
    Hatırlamıyorum şimdi
    Müjganın gözleri ne renkti.
    --- spoiler ---