modern insanın en büyük problemi
28 entry daha
-
küçük mutlulukları görmezden gelip, üstüne basıp ezip geçip, bir adım ileride sönmüş balon gibi yerde duran bir problemi ele alıp şişirdikçe şişirmek.
evet belki modern insanın en büyük problemi bu olmayabilir ama bu da benim gördüğüm bir balon olsun, yeterince şişerse en büyük olabilir, patlamazsa tabi, umarım patlar. -
(bkz: varoluş)
yine varoluş, dimdik yokuş. -
kapitalizme ayak uydurmaya çalışması. -
Hızlı yaşamak. -
sadece ben varım, her şey benim olmalı, istediğim anında olmalı gibi sorunlarının olmasıdır. doyumsuzluk hat safhadadır. -
asrın hastalığı tatminsizlik. -
Empati yapmama,olduğu gibi yargılama -
bence günümüz insanlarının ana sorunu herşeyi çok çabuk tüketiyor olmamız ve bu da her konuda aceleci olmamızdan kaynaklı. teknolojinin herşeye erişimimizi çok çok daha kolay hale getirmesinden dolayı fazlasıyla sabırsız birer bireylere dönüstük.
yaşadığımız şeyleri o kadar sıkıştırılmış bir biçimde yaşıyoruz ki, hiçbir şeyi sağlıklı sürecinde tecrübe edemediğimizden dolayı herşeyi hemencecik tüketmiş oluyoruz. bunun en kötüsü de maalesef ikili ilişlier için geçerli. özellikle duygusal ilişkilerde bazı şeyleri bir an önce yaşayıp harcadığımız için etrafımızda uzun süreli ve sağlıklı ilerleyen ilişkiler gerçekten çok az. sağolsun internet ve elimizden düşürmediğimiz akıllı telefonlar sayesinde birini gerçekten özlemenin ne demek olduğunu unuttuk artık. çok kolay bir şekilde sevilen kişi ile iletişim halinde olabilmek akabinde bir sürü şeyi eriyen bir mum gibi yok ediyor, çünkü ortada bir heyecan kalmıyor. bütün dünya artık bir tık uzağımızda ve böylelikle bazı duyguları daha gerçek anlamda yaşayamadan bitirmiş oluyoruz.
üstte yazdıklarım yüzünden lütfen günümüzde kimse aşktan bahsetmesin. biz aşkın varolmasına daha fırsat tanımadan onu çoktan tüketmiş/harcamış oluyoruz. bizim yüzyılımzda aşk diye bir şey yok.
-
kibir ve kendini 150.katta görmeleri. -
Tüketimdir. Aşırı, hızlı ve doyumsuz bir tüketim isteği duyuyor insanlar. Üstelik bu yalnızca fiziki bir tüketim de değil. Örneğin, müziğe değineyim. Eskiden bir sanatçının albüm yapması demek muhtemelen sonraki iki-üç yıl boyunca albüm yapmaması demekti. Çünkü o albüm fiziki olarak kaset, CD, plak gibi formatlarda basılıp satılacaktı. YouTube'a girip istediğinizi bulamıyordunuz. Yani ulaşılması daha zordu. Şimdi onlarca müzik platformu olduğu için bir sanatçının belki de yıllar verdiği albümü bir, bilemedin iki haftada eskitiyoruz. Veya akıllı telefonlara bir bakalım. Bir telefonun garanti süresi dahi iki yıl iken her yıl bir markanın yeni modelini almanın iktisadi açıdan hiçbir mantığı yoktur. Üstelik telefon hakkında o kadar az bilgiye sahip olarak yapanlar var ki bunu. reklamların, markaların ve popüler kültürün insanların zihnine yerleştirdiği kolektif anlayış sağ olsun, rasyonel kararlar almak gibi bir derdimiz yok. Sadece özeniyoruz; daha iyisine, daha pahalısına, daha güzeline...
Bu korkunç ve sonu olmayan bir tüketim anlayışı. -
bence insanın en büyük problemi, anlaşma yeteneğidir. problem çözme ve empati kurma özürlüyüz maalesef. kişilik haklarına saygı göstermek, özel alan ile alakalı dersler verilmeli ücretsiz. -
Hızlıca tüketmek. Bu her şey için geçerli. İlişkiler, hobiler aklınıza ne gelirse. -
ilkel insanlığın gerisinde olduğunu fark etmemesidir. -
Sahte hayatlara özenmesi -
Kafasındaki sahte dünyayı yaşam sanması. Hayatı, hayalleri, hisleri sahtedir; ona öğretilen, olması gerekendir. -
ön yargı diye düşünüyorum -
(bkz: dikkat eksikliği) dir. modern insan, çevresinde her gün artmakta olan uyarıcılara tepki vermeme gibi bir şansa, maalesef sahip değildir. sıkışan yaşam alanları, dip dibe yaşam zorundalığı, teklonojik kısıtlanmışlık, maruz kalınan her türlü etkisel dalgalar ( wi-fi, uydular, baz istasyonları, telefon frekansı vb.)...
bütün bunlar, odaklanamama sorununu doğuruyor modern insanda.
baktığımız zaman, durmaksınız üretim yapan çoğu insanın hapishanelerde, tanzimat döneminde ya da refah derecesi yüksek ülkelerde çıktığını görürüz. modern insan, yükün altındadır.
sınav,
iş,
yaşam,
idame etme kaygısı...
çook uzun uzadıya yazılabilir, belki de blog'da değinirim uzunca. -
Bencilliktir. -
hep telefona bakmaktır.
metroda vapurda falan hep kafası öne eğik, sürekli bi kaydırma hali yapan insan güruhu görüyom, yazık walla. -
(bkz: Yalnızlık)
28 entry daha
