modern insanın en büyük problemi

  • (bkz: dikkat eksikliği) dir. modern insan, çevresinde her gün artmakta olan uyarıcılara tepki vermeme gibi bir şansa, maalesef sahip değildir. sıkışan yaşam alanları, dip dibe yaşam zorundalığı, teklonojik kısıtlanmışlık, maruz kalınan her türlü etkisel dalgalar ( wi-fi, uydular, baz istasyonları, telefon frekansı vb.)...
    bütün bunlar, odaklanamama sorununu doğuruyor modern insanda.
    baktığımız zaman, durmaksınız üretim yapan çoğu insanın hapishanelerde, tanzimat döneminde ya da refah derecesi yüksek ülkelerde çıktığını görürüz. modern insan, yükün altındadır.
    sınav,
    iş,
    yaşam,
    idame etme kaygısı...
    çook uzun uzadıya yazılabilir, belki de blog'da değinirim uzunca.
  • Çevresinde çok fazla modern insanın, daha doğrusu insanın olması.
  • ilkel insanlığın gerisinde olduğunu fark etmemesidir.
  • Kafasındaki sahte dünyayı yaşam sanması. Hayatı, hayalleri, hisleri sahtedir; ona öğretilen, olması gerekendir.
  • Sahte hayatlara özenmesi
  • fazla teknoloji ve yayılan hastalıklar
  • Tüketimdir. Aşırı, hızlı ve doyumsuz bir tüketim isteği duyuyor insanlar. Üstelik bu yalnızca fiziki bir tüketim de değil. Örneğin, müziğe değineyim. Eskiden bir sanatçının albüm yapması demek muhtemelen sonraki iki-üç yıl boyunca albüm yapmaması demekti. Çünkü o albüm fiziki olarak kaset, CD, plak gibi formatlarda basılıp satılacaktı. YouTube'a girip istediğinizi bulamıyordunuz. Yani ulaşılması daha zordu. Şimdi onlarca müzik platformu olduğu için bir sanatçının belki de yıllar verdiği albümü bir, bilemedin iki haftada eskitiyoruz. Veya akıllı telefonlara bir bakalım. Bir telefonun garanti süresi dahi iki yıl iken her yıl bir markanın yeni modelini almanın iktisadi açıdan hiçbir mantığı yoktur. Üstelik telefon hakkında o kadar az bilgiye sahip olarak yapanlar var ki bunu. reklamların, markaların ve popüler kültürün insanların zihnine yerleştirdiği kolektif anlayış sağ olsun, rasyonel kararlar almak gibi bir derdimiz yok. Sadece özeniyoruz; daha iyisine, daha pahalısına, daha güzeline...
    Bu korkunç ve sonu olmayan bir tüketim anlayışı.
  • mutsuzluk, doyuma ulaşamama.
  • Ne yaparsa yapsın mutsuz olması ve yalnız hissetmesi.
  • cahillik.
  • yanlızlık
  • yaşadığı dünyadan kendini bağımsız olarak görmesi ve bir üstünlük kurma çabası.
  • (bkz: telefon ve internet bağımlılığı) hatta fobisi bile var (bkz: Nomofobi)
  • Hızlıca tüketmek. Bu her şey için geçerli. İlişkiler, hobiler aklınıza ne gelirse.
  • Makina gibi davranmak .
    Ruhsuz , hissiz, acımasız, ben-merkezci bir tutum.
  • Gereksiz yersiz bir şekilde tüketmek sanki bunun için tasarlanmış kurulmuş gibi bide farkında da değil bunlar
    Sanki böyle birşey yokmuş gibi şöyle konuşuyorlar
    Abd bizleri tüketim toplumu olmaya itiyor
    değilmiş gibi konuşuyor bunu konuşurken giydiği ayakkabının aynı model fakat farklı bir rengini alıyor
    Yani gereksiz yere harcama yapması ihtiyacından fazlasını tüketmesi
  • Sosyal medya gerçekten ciddi bir sıkıntı,bu mecraları kendilerine takıntı haline getiren insanları gördükçe üzülüyorum.
  • belki de (bkz: zamansızlık) ya da (bkz: boşa geçen zaman)’dır.

    düşününce, hiç bir şeye tam olarak yetişemiyor gibiyiz. her şeyden az az ama asla tamamen değil. peki neden? neden zaman bize yetmiyor?

    sorulması gereken bu aslında. (bkz: mutluyken zaman hızlı geçer) peki o mutluluğu ne kadar hissederek, tadını çıkararak yaşadık? zaman bu, akıp gidiyor... bu hengamenin, koşuşturmanın içinde kendimize ve sevdiklerimize zaman ayırmalıyız dostlar.
  • dusuncesizlik!
  • Modern olmayan kesim tarafından anlasilamamak,
/ 3