mia aioniotita kai mia mera
1 entry daha
-
yunan sinemasının ve aynı zamanda dünya sinemasının en değerli yönetmenlerinden olan Theodoros Angelopulos'un harika filmi..
filmin hüznü ve naifliği ilk dakikada başlar son dakikaya kadar devam eder..
Eleni Karaindrou'nun film için bestelediği müzikler tek kelimeyle muhteşemdir. Jenerik müziği ise kelimelerle anlatılamayacak kadar güzeldir..
belli aralıklarla tekrar izlenebilir, her izlendiğinde ayrı bir tat verir ve her izlediğinizde hayata dâir farklı şeyler öğrenirsiniz..
harikulâde finaliyle benzersiz bir başyapıt..
yaşama veda etmeden önce izlenmesi gereken filmler arasında ilk sıralarda olması gerektiğine inanıyorum..
şu andan itibâren yazacaklarım film hakkında detaylar içermektedir. benim gibi filmi izlemeden film hakkında ayrıntıları öğrenmekten hoşlanmıyorsanız detayları okumamanızı öneririm..
--- spoiler ---
Alexandre'in özlem duyduğu günlerin hayalini kurması çok etkileyiciydi..
Alexandre evinde ne zaman müzik çalsa karşı binadaki yabancının da ona aynı müzikle cevap vermesi en etkileyici sahnelerdendi. o yabancıyı merak etmesi, merak etse de kim olduğunu öğrenmek istememesi, onun hakkında hayaller kurması pek hoştur..
eksikliğini hissettiği değerlere karşı serzenişleri, hayata dair yapmak istediklerini yapamaması, hep bir şeylerin yarım kalmasını sorgulaması düşündürücüdür..
Alexandre'nin gitmeden önce anna'nın kendisine yazdığı mektupları kızına getirmesi, kızı bu mektubu okurken Alexandre'nin hayallere dalması en hüzünlü sahnelerdendir..
ülkesinden uzakta yaşayan şairin ülkesine gelince bilmediği kelimeleri satın alması da etkileyici sahnelerdendi..
en hüzünlü sahnelerden biri kuşkusuz küçük çocuğun Alexandre'a ''gülümsüyorsun, ama üzgün olduğunu biliyorum.'' dediği sahneydi..
filmin sonuna doğru arabada çocuğun Alexandre'a söylediği ''argadini'' kelimesi ve ardından anlamının ''çok geç'' olduğunu söylediği sahneyi unutmak mümkün mü?
--- spoiler ---
1 entry daha
