metrobüste giderken diğer yolcularla akraba olmak
-
(bkz: fortlanmak) -
10 kisi binip 20 kisi inmekten bahsediyor bu baslik -
sadece metrobüse özgü olmayan husus.
gebze-harem, kadıköy-pendik minibüs hatlarında da yaşanıyor bu öyküler. ama tabii bir metrobüs elitliği yok haliyle. -
Tam bir sıkıntı, kadın olsam binmeden önce 2 kere düşünürüm.. -
Zincirlikuyu da falan biniyorsanız eyvah eyvah, birde bunun boş koltuk kapma savaşı veren teyzeleri vardır. Benim gibi cüsseyi çantaları ile devirmişlerdir. -
İş çıkış saatlerinde metrobüs kullananlardansanız maruz kalabileceğiniz durumdur. Arkanı kollasan önden, önü kollasan arkadan emin olamazsın. Eğer şanslıysan oturursun ama onunda kendine göre tehlikeleri var. Yani demem o ki her an tehlike içinde bir yolculuk geçirmenin stresini yaşatır. -
istanbul'un bitmek tükenmek bilmeyen sorunlarının önde gelenlerinden.
kendimi önemsemiyorum da arada kalan kadınlar ve çocuklar için üzülmekten öte elimden bir şey gelmiyor, ya hu bunu çekmemeli hiçbir insan, şu şehre zorunlu dış göç getirilse de insan ve araba sayısı azaltılsa fena olmaz. -
Amiyane bir tâbirin cümle olmuş hali. -
sıkış tepiş metrobüs seyahatleri insanın ömründen çalıyor. tamam güçlü olan kazansın, evrime katkımız olsun, insan ırkı hayatta kalma becerilerini geliştirsin, bu becerileri genetiğimize kodlayalım tamam da, anasını satayım onun bunun orası burası tarafından saldırıya uğrayıp, inene kadar aileyi genişletmeden yapsak ya şunu.
bugün kadının biri dedi. kimseyle akraba olma gibi bir niyetim yok, binemem buna dedi. helal. helal çünkü benim de niyetim yoktu ve bindiğimde zenci popomu elalemin poposuna karşı zor savundum.
hayat ne garip ya. neyse işte. akrabaya eşe dosta sahip çıkın.
