lüzumsuz adam
-
bir sait faik abasıyanık kitabı
"meyhanede çıkınca yanıma , bırakılmak istenen metresler talihsizliğiyle sokağım sokulur. zavallı sokağım !"
-
tam hangi kitabı alayım diye dışarı çıkacağım vakit, telefonun sarjı dolarken sözlükte bikaç entry gireyim dedim ve gelen tek bildirimimin kitap okuma etkinliği olmasından mütevellit karşıma çıkan ve muhtemelen alacağım kitap.
-aldım- -
Elimde bilgi yayınevinin şubat 1982 baskısının bulunduğu harikulade kitap.
Beri yandan Yakın dönem baskılara da başarısız diyemem. Tatsız.
Öyle güzel öyküler, öyle güzel öyküler var ki:
‘Kalın dudakları bir taze incir rengiyle siyah, ballı...’
(bkz: Mürüvvet)
‘O, bu dünyaya hayretle bakmaya doğmuştur. Hiçbir şey anlamadan şaşırmaya doğmuştur. Başını alıp yollarda dolaşmaya, insanlar neler yapıyor diye görmeye, görmemeye gelmiştir.”
(bkz: İp meselesi)
‘Sevgilimin etrafını kalabalık gördüğüm zamanki gibi bir yalnızlığa kapılıyorum.’
(bkz: Bacakları olsaydı)
‘Cigara içişi kazanılmış, hak edilmiş bir cigara içişti.’
(bkz: Papaz efendi)
Edit: birtakım eklemeler -
bir kaç sayfalık öykülerden oluşan okunası kitaplardan. Bir çok öyküde konu yok. Bazen bir kişiyi bazen bir yeri ya da yöreyi anlatıyor. çoğu yerde konuşma dilini hatta şiveli anlatımı tercih ediyor. Olaysız anlatılarında okuduğunuz sıradanlığa hayran kalıyorsunuz. okumalısınız. -
Kitap okuma grubu kapsamında okunan lakin nedense okuyanların yorumlarını göremediğimiz öykü kitabı. Kendi kitap kulübüm ile geçen yaz okumuştum bu kitabı. Öykü seven bir insan olmadığım için ne yazık ki Lüzumsuz Adam kitabını çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Kitaba ismini veren öykü ve şu an adını hatırlayamadığım papazlı bir öykü hoşuma gitmiş, gerisini sevmemiştim. Belki de kitabı yanlış dönemde okudum, bilemiyorum. Yıllar sonra içeriğini unuttuğumda belki yine yeniden okur, bu defa severim.
