leyla'nın evi
-
Zülfü Livaneli'nin 2006 yılında okuyucuları ile buluşturduğu; aynı isimle tiyatro sahnelerine tanışınan romanı. -
kitap okuma grubu için seçilen bir zülfü livaneli kitabı. Leyla hanım'ın naifliği ve yaşadıkları sizi alıp bambaşka yerlere götürür.
okuma grubuna katılan veya kitabı daha önce okuyan yazarlar, kitap hakkındaki düşüncelerini bu başlık altında paylaşabilirler.
herkese keyifli okumalar. -
2017 ekim ve aralık aylarında istanbul'da belli yerlerde sahnelenecek, romandan uyarlanan tiyatro oyunu.
-
Lisedeyken okumuduğum çok etkilendiğim kitap. Yıkılan şey sadece imparatorluk,aileler,evler vsler değil sadece aynı zamanda yaşam biçimleri,alışkanlıklar,beklentiler,umutlar. Kitaptan hatırladığım bölük pörçük sahneler var. Aklımdan silinmeyen şöyle bir cümle var ki doğruluğu 2017'de geçerli.
".. Üç türlü imparatorluk çözülüşü vardır: Bunlardan ilki, Roma İmparatorluğu gibi zaman içinde yavaş yavaş yok olur gider. İkincisi İngiliz İmparatorluğu. Bu örnekte planlı bir tasfiye söz konusudur, hangi ülkeye ne zaman ve nasıl bir statü verileceği planlanmıştır. Üçüncüsü ise Osmanlı İmparatorluğu. Bir gece imparatorlukta yatar ertesi gün Cumhuriyet'te uyanırsın..."
-
İnsanlar yaşlanıyordu,bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak,bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu.Bunun püf noktası ise bir insanın ''Nasıl görünüyorum?'' sorusundan ''Nasıl görüyorum?'' aşamasına geçmesiydi.
Benim için kitabın unutulmayacak 2 cümlesi bu. -
zülfü livaneli'nin bir çırpıda bitireceğiniz kitaplarından biri daha. bu kitapta olayları falan bırakın bir kenara, karakterler o kadar iyi işlenmiş ki hepsi sizi ayrı bir yere çekiyor. ben kitabı okuyalı üç yıl oldu; ali yekta bey'i, roxy'nin asiliğini, yusuf'un pamuk gibi oluşunu hala hatırlarım. -
sonradan görmeliğin basitliği ile asaletin farkının işlendiği okunası kitaplardan. leyla gel benim evimde kal dedirtir.
