küçükken yapılan aptalca şeyler
-
ölü taklidi yapmak.
Saklanıp birini korkutmak.
Korkulu sohbetler yapmak.
-
Oynadığımız oyunda toprak kazar ve içinden çıkan enteresan eşyaların kızılderililer tarafından oraya konulduğunu düşünürdük. Neden kızılderili neden başka birileri değil bilmiyorum. -
yıkık evlerin üstlerine çıkarak oradan atlamak. bir keresinde kafamı yarmıştım o da bana ders oldu -
bakkaldan alınan ekmeği 30-40 metre yolda 5 defa yere düşürüp sonuncusunda gülme krizine girmişken, balkona çıkmış olan anne tarafından izlendiğini farkedip far görmüş kedi gibi yolun ortasında donup kalmak. -
Yaparken çok mantıklı gelen şeylerdir. Mesela baban kucağına alıp yatağına götürsün diye koltukta uyuyakalmış numarası yapmak gibi. -
keçi boklarını çikolata drajesi sanıp keçinin peşi sıra yiyerek gitmek. lan çikolata sıçan keçilerin olduğu fantastik bir dünyam varmış. -
Çoğu aptalcadır fakat çocuk olmanın tadı o. Büyüyünce zaten yeteri kadar akıllı olmak için çalışacaksın, bırak biraz aptalı oyna. -
Madeni parayı kağıt pardan değerli sanmak. -
parayı yırtınca çoğalacağını sanmak -
kafama havlu geçirip duvara veya kapıya kafa atmak. -
Diş macunu yemek. -
sigaraya başlamak net. neyse ki bilinç gelince biraktim. -
kapıya tırmanmak. -
Avon el kremiyle çeyizlik kadife kırmızı yorganı kaplamak. Psikopattım evet. -
Majorette demir arabalarım vardı, hep 2 tane alırdı babam.
Bende iyiler ve kötüler diye ayırırdım.
Kapılarını açık bıraktığımdada hepsi ama hepsi istisnasız uçabilirdi, bunları büyükler neden akıl edemiyordu?
Bi akrabamız başka bir marka (şimdi markayı kötüleyipte efendim günaha girmeyelim) araba almıştı.
İyiler ya da kötülere eklenmiyordu, denge bozulmuştu.
Sabaha kadar sessiz sessiz ağladım.
Sabah çizgi film kuşağında çözümü bulmuştum, yarışmalarda hakem olacaktı. Zaten diyerlerinden birazda büyüktü.
2. Şok bi sonraki bayram geldi, akrabamız bi tanede ufak başka bi marka aldı.
Yine sabaha kadar ağladım tabii.
Sabah çizgi film kuşağında yine olayı çözmüştüm : hakem yardımcısı.
Tüm arabalarım gitti, kasetlerimin en tepesinde her sabah hakem yardımcısı hala bana selam veriyo. (bkz: swh) -
arkadaşla çikolata yerken kendininkini yavaş yavaş yiyip, onunki önce bitince onu kıskandırmak. evet, böyle bir pislik yaptım. -
internet cafelerde masaüstündeki oyun kısayollarını bir diskete kaydedip eve gidene kadar ne kadar çok oyunum var diye sevinip hüsrana uğramak -
(bkz: çamaşır makinesinin karşısına oturup saatlerce dönüşünü izlemek)