küçükken yapılan aptalca şeyler
-
(bkz: çamaşır makinesinin karşısına oturup saatlerce dönüşünü izlemek) -
internet cafelerde masaüstündeki oyun kısayollarını bir diskete kaydedip eve gidene kadar ne kadar çok oyunum var diye sevinip hüsrana uğramak -
arkadaşla çikolata yerken kendininkini yavaş yavaş yiyip, onunki önce bitince onu kıskandırmak. evet, böyle bir pislik yaptım. -
Majorette demir arabalarım vardı, hep 2 tane alırdı babam.
Bende iyiler ve kötüler diye ayırırdım.
Kapılarını açık bıraktığımdada hepsi ama hepsi istisnasız uçabilirdi, bunları büyükler neden akıl edemiyordu?
Bi akrabamız başka bir marka (şimdi markayı kötüleyipte efendim günaha girmeyelim) araba almıştı.
İyiler ya da kötülere eklenmiyordu, denge bozulmuştu.
Sabaha kadar sessiz sessiz ağladım.
Sabah çizgi film kuşağında çözümü bulmuştum, yarışmalarda hakem olacaktı. Zaten diyerlerinden birazda büyüktü.
2. Şok bi sonraki bayram geldi, akrabamız bi tanede ufak başka bi marka aldı.
Yine sabaha kadar ağladım tabii.
Sabah çizgi film kuşağında yine olayı çözmüştüm : hakem yardımcısı.
Tüm arabalarım gitti, kasetlerimin en tepesinde her sabah hakem yardımcısı hala bana selam veriyo. (bkz: swh) -
Avon el kremiyle çeyizlik kadife kırmızı yorganı kaplamak. Psikopattım evet. -
kapıya tırmanmak. -
sigaraya başlamak net. neyse ki bilinç gelince biraktim. -
Diş macunu yemek. -
kafama havlu geçirip duvara veya kapıya kafa atmak. -
parayı yırtınca çoğalacağını sanmak -
Madeni parayı kağıt pardan değerli sanmak. -
Çoğu aptalcadır fakat çocuk olmanın tadı o. Büyüyünce zaten yeteri kadar akıllı olmak için çalışacaksın, bırak biraz aptalı oyna. -
keçi boklarını çikolata drajesi sanıp keçinin peşi sıra yiyerek gitmek. lan çikolata sıçan keçilerin olduğu fantastik bir dünyam varmış. -
Yaparken çok mantıklı gelen şeylerdir. Mesela baban kucağına alıp yatağına götürsün diye koltukta uyuyakalmış numarası yapmak gibi. -
bakkaldan alınan ekmeği 30-40 metre yolda 5 defa yere düşürüp sonuncusunda gülme krizine girmişken, balkona çıkmış olan anne tarafından izlendiğini farkedip far görmüş kedi gibi yolun ortasında donup kalmak. -
yıkık evlerin üstlerine çıkarak oradan atlamak. bir keresinde kafamı yarmıştım o da bana ders oldu -
Oynadığımız oyunda toprak kazar ve içinden çıkan enteresan eşyaların kızılderililer tarafından oraya konulduğunu düşünürdük. Neden kızılderili neden başka birileri değil bilmiyorum. -
ölü taklidi yapmak.
Saklanıp birini korkutmak.
Korkulu sohbetler yapmak.
