köye dönüş hayalleri

  • şahsım için bugün itibari ile sona ermiştir. Şehrin içinde köye dönüş projemde, planlama aşamasına geçilmiştir. Alınacak tarla beğenilmiş, sıra tarlanın edinimi ve sonrasında üzerine yapılacak ev için ihtiyaç duyulacak finansın hazırlanmasına gelinmiştir.
  • Naçizane köy yaşamını bilen ve bir buçuk senedir İstanbul’dan göç edip köyde yaşayan biri olarak söylemek istediğim bir kaç şey var. Hayallerin sınırı yok elbette. Fakat hayal kurarken de plan yaparken de gerçekçi olmanızda fayda var.

    Öncelikle kafanızda bir yer belirlediniz diyelim. Gitmeden önce araştırdınız, arsa, ev baktınız. Çevreyi araştırdınız vesaire. Ama bunlar inanın yeterli değil. İlk olarak arsa, ev, mülk satın almadan bir yer kiralayarak gidip orayı deneyimlemenizi tavsiye ederim.

    Bunun sebebi;
    - Şehirden sonra böyle küçük bir yerde yaşayabilecek miyim?
    - Kırsal bölge zorluklarına ve medeniyetin uzaklığı beni ne derece etkileyecek?
    - Börtü böcek ve yaban hayvanlarına ne kadar tahammül edebilirim?
    - Köy insanının, yöreye göre ve hatta mahalle mahalle bile değişken olan yazısız kurallarına, düzenine, sosyolojik yapısına uyum sağlayabilecek miyim?
    - tarla, bağ bahçe işleri bana göre işler mi? Toprağa ne kadar yatkınım?
    - konforumu da peşimde taşıyarak gittiğim yere, çevreye, doğaya zarar verir miyim?
    Gibi soruların cevabını yaşayarak görmenizdir.

    Köy, kırsal yaşam hayal ettiğiniz kadar toz pembe değil. Bunu ancak uzun süre deneyimlenerek görebilirsiniz. En azından ilk bir sene bir yer kiralayın, araştırın, yerinde öğrenin, adaptasyon sürecinizi bir görün. Olmazsa zorlamanın alemi yok.

    Gittiğiniz yerde her an taze ekmek bulamayabilirsiniz mesela. Kalkıp ekmeğini kendin yapacaksın. Bakkalda krema yoktur. Etrafta kasap yoktur, şehre inmeniz gerekli alışveriş için. Araba şart. Yoksa özellikle Ege ve Akdeniz’de ulaşım turistik bölge olduğu için ateş pahası. Çoğu şeye ulaşmakta zorluk çekebilirsiniz. Alışverişinizi ya da işlerinizi ayda bir halletmek zorunda kalabilirsiniz. İnternet; eh işte bazen çeker bazen çekmez. Fiber internet, doğalgaz falan yok köylerde. Odun kıracak, toplayacak, taşıyacak, kömür yakacaksınız. Bunu unutmayın. Her sabah kalkıp buz gibi havada kuzineyi yakmak bazen keyif kaçırabiliyor. Buna hazır mısınız? Tarla, bahçe işleri de zordur. Bir maydonozun tohumdan ekilip sofralık hale gelmesi beş ayı buluyor nerdeyse. Sabır ister, su ister, otu temizlensin ister, bakım ister. Daha önce hiç kürek, bel, orak falan kullandınız mı? Börtü böcek cabası. Balkonda oturtamazsın, o kurduğun çardak hayali de hiç hayalindeki gibi olmayacak.'*' Yaptığın bahçeye domuz, kümesine tilki dadanacak. Emeklerin bir gecede yerle bir olabilir.

    Küçük yer dedik; genci az , yaşlısı bol genelde. Dedikodu baş düşmanınız. Sürekli canınızı sokacak bir şeyler çıkacaktır. Psikolojiniz buna dayanıklı mı mesela?

    Her yerin kendi yazısız kuralları var dedik; bağ bahçe, sulama, odun işleri gibi şeylerde, özellikle de ev ve tarla sınır komşularınızla pek çok sorun yaşamanız muhtemel. Duvardı, Demir teldi bilmem ne. Kedi, köpek mi besliyorsunuz, eyvah. Köy insanı genelde nefret eder. Kılık kıyafetiniz, saçınız başınız, görünüşünüz onlardan farklıysa zaten yandınız.

    Şehirdeki konforunuzu da yanınıza aldınız mı buralara zarar verebilirsiniz. Çöpler öyle sürekli toplanmaz. Yollar, dere kenarları, ormanlık, çayırlık öyle sakız poşetini, sigara izmaritini atmaya gelmez. Burada sokakları süpüren emekçiler yok. Hoş şehirde de atmamanız gerek ya neyse. O ayrı mevzu. Çıkan çöpleri büyük oranda ayrıştırmak gerek. Sebze meyve kabukları, çürükleri, çay kahve posası, yumurta kabukları... hepsinin yeri var bahçede gübre olarak. Kağıtlar, yanacaklar kuzineye, sobaya. Bu gibi şeylere şehirden daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Çevreye en ufak bir duyarlılığınız yoksa zaten uzak durun. Bir de oralar mahvolmasın.

    Bu yazdığım örnekler çoğaltılabilir. Bunlar asla sizi vazgeçirmek için değil. Sadece işin gerçekleri. Karşılaşabileceğiniz bir kaç şey. Kırsalda yaşamanın olumlu tarafları olumsuzlarından daha fazla elbette saymaya kalksak. Yine de bunları bilin ve deneyimlenmeden hayatınızı kökten değiştirecek, belki parasız kalmanıza sebep olarak bir değişiklik yapmayın derim. Arsa, ev satın almak sonraki iş.

    Sürç-i lisan ettiysem affola.


  • bizimkilerin ara ara konuşup, bir fidan bile dikmediği eylemdir.
  • Islak rüyadan ibarettir.

    İki koyun güdemeyecek, wc dışarıda olsa gece altına yapmayı tercih edecek, excel kullanmaktan başka bir özelliği olmayan insanların boş hezeyanıdır.

    İmza : en azından kendisinin ne olduğunu bilen biri.
  • para kazanabileceğimi bilsem saniye düşünmeden gerçekleştireceğim hayallerdir de; para-ekmek yok. hapsolduk istanbul'a.
  • köy hayatına alışık biriyim. en azından köy gibi bir yerde 11 yıl yaşadığım için artısını eksisini iyi bilirim. bunu açıklamayacağım sayın gurbetkuşi (bkz: #170432) nolu entry'de detaylıca açıklamış, sözüne sağlık.

    çok kalabalık olmayan bir köyde küçücük bir evim olsun, tek olayım bana yeter. böyle denize nazır bir köy evi hiç de fena olmazdı şu karantina günlerinde.. sese, kalabalığa ve her şeyden nemalanan, gıcık insanlara tahammülüm yok artık..
  • Şehir insanlarının gerçekleştirmesi zor olan eylemdir. Gurbetkuşi arkadaşımızın tespitleri gayet yerinde. Bunun yerine 5-20 bin arası nüfusa sahip sahil ilçesi önerebilirim. Hem köy hem şehir yaşantısı sunar . Deneyimledim memnun kaldım .
  • (bkz: null)
  • ben bu duyguyu bilmiyorum yaşamayı da isterdim. çünkü köyüm yok. çok isterdim köyüm olsun gideyim, gezeyim, akrabalarımın ineklerini sağayım ama nerdee? nasıl bir şey anlatsana biraz.
  • gerçekleşmesi çok zor bir hayal