kitap okuma alışkanlığı
5 entry daha
-
Hayatımda en sevdiğim bağımlılık. Bir kitap bitmeden diğerini almak, sevdiğin bir yazar varsa yeni kitabını beklemek ve hatta yazarla birlikte gün saymak. Hele bir de o seri Harry Potter sersisiyse kalbimi çalar. Kitap okuma alışkanlığına istinaden bir de kitap biriktirme bağımlılığı peydah olmuş ve akabinde geniş bir kitaplığa sahip olmama vesile olmuştur. -
Ülkemizde çok düşük seviyelerde olduğuna inandığım ve gelecek nesiller adına beni endişeye sevk eden alışkanlıktır. Üniversite mezunu birçok insan bile kitap okumuyor ve okumayı lüzumsuz görüyor. Hatta okuyana acıyarak bakan acınası tiplere bile rastlıyorum. -
her şey gibi bu da bir aliskanliktir. herhangi bir alışkanlıktan şekil olarak farkı yoktur. -
küçükken, hayal çocuk adında bir kitaba kafayı takmıştım ve başka kitap okumuyordum. gökyüzüne bakıp hayal kurmayı adet edinmiştim kendime. Sonra okulda zorla okumamız istenilen kitaplar, kitaplardan soğuttu beni. Lisede ise sürekli kitap okumaya tekrar başladım ve hala bırakmadım.
ailede kitap okuyan birileri varsa veya evde bir kütüphane varsa mutlaka merak edip başlıyorsunuz. ama bunlar yoksa içinizdeki isteğe göre değişiyor. (bkz: fikrimce) -
Küçüklükten beri bende olmayan alışkanlık. sevmediğim, sevemediğim hadise.
Cin ali vardı benim en son kitap okuduğum zamanlar. Hoş, şimdilerde tel ali olmuş gerçi. Cin ali evde, işte, çarşıda, pazarda… sıkı takipçisiydim bu herifin ben. severdim de aslında baya… ne olduysa cin ali serisi bitince oldu zaten.
Sınıf okumayı biraz daha söküp okuryazarlık seviyesini yükselttiğinde öğretmen para toplayıp sınıfa yeni hikaye kitapları alacağımızı söyleyerek herkesten 1 milyon lira getirmesini istedi. O zamanlar 6 sıfır var parada tabi. tayyip beye muhtar bile olamazsın dedikleri zamanlar. O kadar eski. O zamanlar ankara’nın başganı melih gökç… yok bu olmadı. Neyse…
Parada var bi dünya sıfır olmasına da, bizim cepte para yok. O zamanlar paranın üzerindeki sıfırlardan birlerden haberimiz yok. Babama diyorum öğretmen para istiyor diye, oğlum yok zamanda ne parası istiyormuş diye fırça atıyor. Öğretmene durumumuz pek iyi değil veremeyeceğim diyorum, bütün arkadaşların veriyor onlar enayi sen çok mu akıllısın diye fırça atıyor. Geçmiş zaman çok hatırlayamayacağım. Allem ettik kullem ettik bi şekilde çözdük meseleyi. Toplandı paralar. Sınıfa yesyeni hikaye kitapları alındı. O kadar güzel görünüyorlar ki, dışı pasparlak.
Azad kuşu’ydu kitabın adı hiç unutmam. Onu aldım ben de. O eziklikle utana sıkıla aldım. Üç sayfa beş sayfa derken, ı ıh… olay kitabın kapağındaymış. Sarmadı. İçi saman kağıdı zaten. Ulen dedim ben bunun için mi günlerdir sıkıntı çekiyorum. Bıraktım sınıfın kitaplığına.
İşte o günden beri kitap okumaya da, saman kağıdına da ısınamadım. Şimdi ortamlarda kitap muhabbeti açıp agatha christie okudum mu diye soruyorlar. Yok okumadım deyince de ‘a hiç yakıştıramadım’ bakışı atıyorlar. Abilerim ben değil de kim sevmesin kitap okumayı sorarım size. Bakmayın olum bana öyle ters ters. Beni de alsanıza aranıza :(. Sevmiom lan işte napiim :/.'*' -
Ortaokul yıllarımda Türkçe öğretmenimizin, derste bize kitap okuması ile kazandığım alışkanlık.
İncilay öğretmenim harikaydı. öğretim yılı boyunca, haftanın 2 saatini, bize kitap okuyarak geçirirdi. Onun sayesinde kitap okumak benim için bir hobi olmaktan çok öte bir bağımlılığa dönüştü. Kitap okuyamadığım zamanlarda kendimi rahatsız hissediyorum.
(bkz: bağımlılık)
5 entry daha
