kitap alıntıları

47 entry daha

  • “Biz her şeyimizi veriyoruz da, neden hiç kimse bize bir şey vermiyor.”
    -İnsan ne ile yaşar ? / Lev Tolstoy
  • içilen su veya kahve aynı, fakat bunları içmek üzere kullanılan fincan veya bardak çeşit çeşittir. ve biz insanlar, içmek istediğimiz su veya kahve aynı olduğu halde, kullanacağımız bardağın şekline, rengine ve daha gösterişli olmasına göre hareket eder ve çoğunlukla bardağa daha fazla önem vermiş duruma düşeriz. yani öze göre veya amaca göre değil, amacı gerçekleştirmek için kullanılan, aracı olan nesneye daha çok önem veririz. aynı şekilde insanın düşüncesinden ve özünden, kişiliğinden çok kıyafetine, süsüne veya süslü sözlerine daha çok önem veriyoruz. benzer hatayı ibadet konusunda da yapıyor ve konsantrasyon ve niyetten çok, ibadet şekline veya giyilecek kıyafete, sıra veya hareketin, oturuşun, duruşun uygun olup olmayışına daha fazla önem veriyoruz.

    prof. dr. gazi özdemir
    din ve beyin
    beynimiz nasıl çalışır, dini nasıl algılar?
  • sevdiğim bir şarkıyı tekrar tekrar dinleyebilir, çok sevdiğim bir pantolon ya da gömleği giyilemez bir hal alana kadar giyebilir, sadece fincanda değil; türk kahvesini kocaman bir kupada da içebilir, sahiplenmenin cılkını çıkarabilir, her hangi birini kendim dahil her şeyin önüne koyabilirim.

    biliyorum sonunda kaybedebilirim! ama ne yapalım ben böyleyim.

    zaten benim matematiğim okulda da iyi değildi. o gün sayılara, bugünse insanlara yanlış değer verdim.
    oturdum sıfır (!)

    tuzu uzatır mısın hayat-cihad kök
  • "ben en acıklı anlarımda bile güldürücü sözler bulabilen bir insanım, kendime acımam yoktur..".

    tutunamayanlar.
  • ''insanların birbirinin huzurunu bozmasından rahatsız olurum ben, en çok da genç insanların hayatlarının en güzel çağında, bütün sevinçlere alabildiğine çok kucak açabilecekleri zamanda bir kaç güzel günü surat asarak birbirlerine zehir etmeleri ve ancak çok sonradan kaybettikleri şeyin telafisinin olanaksız olduğunu görmeleri canımı sıkar."

    (bkz: goethe-genç werter'in acıları)
  • çok olmadığımız kesin
    çok olan tarafta değiliz
    çok olan tarafta olmayacağız...
    İTİRAZIN İKİ ŞARTI - Nevzat Çelik
  • Hayatımın geri kalanında neler olduğunu bilmiyorsunuz. Evde. Hatta okulda bile. Kendi hayatlarınız dışında kimseninkinde neler olup bittiğini bilmiyorsunuz. Ve birinin hayatının bir kısmıyla uğraştığınızda, sadece o kısmıyla uğraşmış olmuyorsunuz. Ne yazık ki o kadar katı ve seçici olamazsınız. Birinin hayatının bir bölümüyle uğraştığınızda aslında bütün hayatlarıyla oynuyorsunuz.
    Her şey,her şeyi etkiliyor.

    (bkz: Ölmek İçin On Üç Sebep)
  • Dünyayı böyle bir adaletsizlik içinde görmenin verdiği acı ne kadar şiddetli ise, kendi kalbindeki dürüstlükten duyduğu iç sevinç de o nispette büyüktü.
    Michael Kohlhaas- Heinrich Von Kleist
  • "geç kapitalizmin evrelerinden bahsetti hatip, insanlığın kıyamet gününe yaklaştığını anlattı. hep beraber uçurumdan aşağı bakıyoruz. bu bozuk düzenin düşüşüne tanıklık edeceğiz. sistemi sorgulamasınlar diye uyuşturuluyordu gençler. uyuşturucu trafiğinin tamamı karanlık odakların elindeydi. bütün ideolojiler -sosyalizm, nihilizm, feminizm, anarşizm, çevrecilik- gençleri sersemletmek ve edilgenleştirmek için uydurulmuş nafile icatlardı. sahte "izm"ler kitlelerin uyku ilaçlarıydı."

    (bkz: elif şafak-iskender)
  • bugün annem ölmüş, belki de dün. Tam hatırlamıyorum.

    albert camus - yabancı
  • The man in black fled across the desert, and the gunslinger followed.

    "Siyahlı adam çölde kaçıyordu, silahşör ise peşindeydi."

    (bkz: kara kule)
    (bkz: stephen king)
  • "hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum."
  • sonra o adamları düşündüm..acaba bana benziyorlarmıydı..mesela aynı tadı aldınmı bir başkasının dudağı kasıklarına inerken..yine o kadar soğukkanlı mıydın bir başkasının koynuna düşerken saçların..ve seni düşündüm ağzına kadar boşlukta dolu dolu bir açlık..uyandım ve seni düşündüm..uyanık olup olmadığını..mutlu olup olmadığını merak ettim..belki de onunlaydın yada belki de benim kadar boşluktaydın..seni düşündüm başka kucaklarda,başka bir adamın omzundayken kolların..belkide beni hatırlar ve pişman olursun..ya da belki de aşık oldun ve hayatıma devam edecek tek kişi bendim.. uyandım ve aramanı diledim..havadan sudan bile olsa sesini istedim..meğer konuşmayı kesene kadar bir sesi bu denli özleyeceğini bilemiyormuş insan..ama beni hiç aramadın ve b uyumak için bile yorgundum..tam da bu yüzden uyandım ve sadece seni merak ettim..rahat uyu.
  • Artık androidde harika bir uygulaması var.

    Günlük Alıntılar
  • bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. sanki içimde derin bir hiçlik var.

    huzursuzluk, zülfü livaneli
  • "bize aslında kim olduğumuzu gösteren şey, yeteneklerimizden çok seçimlerimizdir"
    - Albus dumbledore
  • "En kusursuz cinayet, yaşama sevincini öldürmektir."
  • ° kitlelerin dinsizliği belki de halkın en tehlikeli hastalığıdır. Tanrıya inanmayan bir gönlün yoksulluğu, ruhen hiçliği seçmesidir.
    ° istediğiniz kadar kusursuz anayasalar yapın, seçim hususunda halka istediğiniz kadar haklar tanıyın; eğer çocuklarınız, olması gerektiği gibi eğitilmezse, hayata bir hiç olarak girerse, parlementolar ve bütün hukuk düzeni yerli yerinde olsa da sosyal hayat yine sorunlarla dolacaktır

    (bkz: grigory petrov) - (bkz: beyaz zambaklar ülkesinde)
  • Carl Gustav Jung, İnsan ‘’sürülerini’’ kalabalıklaştıkça akılsızlaştığını, hayvan sürülerinin ise tersine, kalabalıklaştıkça akıllandığını söyler.

    kimsenin bilemeyeceği şeyler - sinan canan
  • Sayılmakla oguz beyleri tükense olmaz, hep yetiştiler.

    (bkz: dedem korkut hikayeleri)
47 entry daha
/ 3