kitap alıntıları

  • Bağladığınız zincirin anahtarını ele geçiremiyorsanız zinciri suçlamaktan vazgeçin!
    iskender pala-efsane
  • "bir kızın ruhuna düş gibi süzülüp girmek bir sanattır, çıkmak ise bir başyapıt. yine de ikincisi esas olarak birinciye bağlıdır."

    soren kierkegaard - baştan çıkarıcının günlüğü.
  • "Ey kardeşlerim, uğuldayan serin bir rüzgar gibi geliyor zerdüşt tüm yol yorgunlarına; hapşırtacak sayısız burnu.
    Duvarların arasından da esiyor benim özgür soluğum, zindanlara ve esir tinlere de!
    istemek özgürleştirir: çünkü istemek yaratmaktır: bunu öğretiyorum ben. Ve sadece yaratmak için öğrenmelisiniz!
    Öğrenmeyi de önce benden öğrenmelisiniz, iyi öğrenmeyi! - Kulakları olan işitsin!

    'çok öğrenen, unutur tüm şiddetli arzuları' - bunu fısıldıyor insanlar kendilerine karanlık sokaklarda.
    'Bilgelik yorgun düşürür, değmez, değmez - hiçbir şeye; arzu duymamalısın!' - Bu yeni levhayı asılı buldum pazar yerlerinde bile.
    Kırın, ah kardeşlerim, kırın bu yeni levhayı da! Dünya yorgunları, ölümü vaaz edenler ve eli sopalılar astı onu; çünkü bakın, aynı zamanda bir kölelik vaazıdır bu!"

    Friedrich wilhelm nietzsche - böyle söyledi zerdüşt.
  • Fikrimi çalmaları mühim değil,asıl mühim olan kendi fikirlerinin olmaması.
    Nikola tesla/varolmanın dayanılmaz ağırlığı/74
  • '' okuyorum : ' insanların büyük çoğunluğu yüzme öğrenmeden yüzmek istemez.' Ne anlamlı söz değil mi? Yüzmek istememeleri doğal, çünkü karada yaşamak için yaratılmışlar, suda değil. Ve düşünmek istememeleri de doğal, çünkü yaşamak için yaratılmışlar, düşünmek için değil ! Evet, kim düşünürse, kim düşünmeyi kendisi için temel uğraş yaparsa, bunda ileri bir noktaya ulaşabilir ; ne var ki, karayla suyu değiş tokuş etmiştir böyle biri ve bir gün gelir suda boğulur. ''
    Bozkırkurdu - Hermann Hesse
  • Aşk bütün kötü özellikleri, çirkinlikleri, rezillikleri biçimlendiriyor, erdeme çeviriyor. Boşuna dememişler aşkın gözü kördür diye! Bir aşık, olup biteni değil, görmek istediğini görür... Aşığın kanatları vardır ama gözleri kördür... Yoluna çıkanlara aldırış etmeden aceleyle kafasına estiği yere kanat açar...
    Bir Yaz Gecesi Rüyası, William Shakespeare
  • "öyleyse soruyorum, kendisinden nefret eden adam başkasını sevebilir mi? kendisiyle anlaşamayan kişi başkasıyla anlaşabilir mi? kendisinden bile bıkmış usanmış kişi başkasına keyif verebilir mi? bana göre insan delilikten daha deli değilse bu sorular karşısında sadece susar. beni dışladığınız takdirde hiçbiriniz bir başkasına katlanamazsınız, hatta kendinizden bile tiksinir, kendinizden mideniz bulanır ve kendinize kem gözle bakarsınız. çünkü birçok açıdan anadan çok üvey ana olan doğa, ölümlülerin ruhlarına, özellikle de az biraz bilge olanlara kötülük tohumu ekmiştir; bu yüzden insan elindekine şükretmeyip başkasınınkine gıpta eder. sonuçta yaşamın bütün iyiliği, bütün zarafeti, bütün haysiyeti bozulup yok olur.."

    deliliğe övgü.
  • "...bir bakıma kendisinin dünya ve tüm bir hayat olduğuna. Kendiniz olduğunuz hayat saf hayattır. Başka bir hayata imrenerek, özlemle bakıyorsanız, hayatınızı, kendinizi kaybetmişsiniz demektir."
  • ''Çoktan ölmüş olan bir insanı aramak için çöllere düşülür mü?'' Cengiz Aytmatov- Gün Olur Asra Bedel
  • daha çok siyasetçilerin kullandığı kelimeler diyebiliriz.
  • şimdi yatakta yatarken eski bir şarkı mırıldanıyor ona.
    "Anlamaz oldu dünya beni" diye eşlik ediyor usulca, "Ben ona bunca zamanımı harcadıktan sonra"
    (bkz: Değersiz Bir Hayat- HANYA YANAGIHARA)
  • Bitiyor;
    Yeni bir hayat
    Yeni arkadaşlar
    Yeni yaşamlar...
    Çok özlüyorum
    Ama ne yaparsam yapayım başladığım yere geri dönüyorum
    Ve hiçbir şey bitmiyor
    Her şey yeniden başlıyor.
    (Bkz: Yalnız Adamın Günlüğü - yıldırım Beyazıd)
  • Acısıyla tamamen yalnız olduğunu bilmesi umutsuzluğunu daha da artırıyordu.Yaşadığı her şeyi anlatabileceği,ona yüksek bir memur,bir sosyete üyesi olarak değil,acı çeken basit bir insan olarak acıyabilecek tek bir insan yoktu.
    Anna Karenina, Lev Nikolayeviç Tolstoy
  • Hava mum kokuyor. Rüzgar, dalga dalga getiriyor alev kokusunu. İstese, fitillerin cızırtısını, dua edenlerin mırıltısını bile duyabileceğim buradan...


    troya'da ölüm vardı
  • Bazen her şey yorar insanı, dinlendirici olanlar bile. Yorucu olduğu için yoranlar; bir de dinlendirmesi gerekirken, sırf bunun için uğraşmayı düşünmek bile yorucu olduğu için yoranlar.

    Huzursuzluğun Kitabı / Fernando Pessoa
  • "Vitamin sözcüğünün kökeni kadim Latincedeki ”Vita”, ”Yaşam” sözcüğüne dayanır. Sözcük anlamındaki gibi bazı vitaminler yaşamsal öneme sahiptir. Besin yolu ile vücuda alınan vitamin ve mineraller ile ruh sağlığımızın arasındaki bağ pek çok bilimsel araştırmanın konusu olmaktadır."

    Kim korkar sosyal fobiden!
  • Seni hayata bağlayan,” dedi bana, “ne var ki? Aşkın seni istediği yok, şan peşinden koşmuyor, kudret ise yanına bile uğramadı. Miras aldığın ev bir harabeydi. Sana bırakılan toprakların ilk ürünlerini çoktan don vurmuş, güneş ise vaatlerini çoktan yakıp kavurmuştu. Bahçendeki kuyular hep kördü. Havuzlarındaki yapraklar sen daha göremeden solup gitmişti. Ayrıkotları ağaçların altını, hiç yürümediğin patikaları, yolları kaplamıştı. Gecenin mutlak hükmündeki benim imparatorluğumda ise teselli bulacaksın, çünkü umudun olmayacak; unutacaksın, çünkü arzulardan uzak duracaksın; huzur bulacaksın, çünkü hayatsız kalacaksın.”
  • Çünkü görebildiğim kadarıyla sizin sakin ve soğukkanlı bir yaradılışınız var, oysa tartışmak için heyecanlı olmak gerekir.
    Babalar ve Oğullar
  • İnsan niçin yaşadığını bilmezse günü gününe yaşamakla kalıyor; günün geçmesini, gecenin gelmesini beklemekten başka zevki olmuyor. Bugün nasıl yaşadım sorusuna cevap vermeden uykuya dalıyor, ertesi gün gene aynı hayat.

    Oblomov/Ivan Goncarov
  • yabancı bir devletin koruyup kollayıcılığını kabul etmek insanlık vasıflarından yoksunluğu, güçsüzlük ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. gerçekten de bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.

    halbuki türk'ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!...

    o halde, ya istiklal ya ölüm!

    d: mustafa kemal atatürk, nutuk (ankara: yöntem yayınları, 2017), 27.
/ 5