kharkiv

  • ukrayna'nın doğusunda bulunan, ülkenin en büyük 2. şehri olarak tamamen rus etkisi altındaki şehir. şaşırtıcı şekilde merkezi hükümetin tarafında bulunan tek büyük doğu ukrayna kentidir. insanları asık suratlı ve yabani, nezaket ve saygıdan uzak, yabancı etkisine son derece kapalıdır. özellikle türkiye'de 90'ların ortalarından itibaren görülen turistlere ilgiye burada gözlenmemek şöyle dursun, negatif etki bile yaratabilmektedir. 20 yılı aşkın bir süre geçmesine karşın hala komünist dönemden kalma okullar, devlet binaları vb. bilumum kamusal alanlar restore edilmeksizin kullanılmaktadır. şehrin canlılığının görüldüğü yegane yer, yaklaşık 5 km'lik alanda devam eden sumska caddesidir. paranızın değerini gördüğü yegane yerdir kharkiv şehri. sadece 60 uah(~7 lira) ile karnınızı tıkabasa doyurabilir, bilumum beyaz yaka çalışanların gittiği cafe'lerde bile burada starbucks'a bayıldığınız paranın yarısına ziyafet çekebilirsiniz. aynı şekilde otelleri korkunç denecek ölçüde ucuz ve temizdir, fakat komünist dönemden sıyrılamamasından mütevellit, verilen hizmet son derece profesyonellikten uzak ve 10 yaşındaki bir çocuğun bile daha düzgün yönetebileceği kadar beceriksizcedir. kaldığım otellerden birinde masaj yaptırdığım kadın, daha önce ameliyat geçirdiğim yere baskı yapınca istemsiz olarak kasılmam sonucu hışımla masajı bırakıp arkadaşına bağırıp çağırması, arkadaşının ise yarım yamalak ingilizcesiyle bana kendisiyle seksüel temasta mı bulunmak istediğim gibi mide bulandırıcı bir soruyla karşıma gelmesi, durumu bildirdiğim otel resepsiyonunun spa rezervasyonlarıyla ilgilenen kısmının böylesine ciddi bir duruma karşı umarsız ve ilgisiz tutumu lanet ettirmiştir. yine başka bir otelde ise almadığım içkinin parasını benden almaya çalışmaları, uçağı kaçıracağım için mecburen ödemek zorunda bırakıldığım( benden zorla aldıkları para da 17 lira filan), 24h sonra ise yüzsüzce tarafıma "ehehe yanlışlıkla size 170 grivna gömdük, otelimizdeki bir diğer kalışınızda size 170 grivna indirim yaptık kusura bakmayın xp" minvalinde komik ve absürt bir mail yollanmış, karşılıklarını ise 2.3 puan ve rezaletin anlatılması olarak almışlardır(diğer durum ise yazılamayacak kadar utanç verici ve yüz kızartıcıydı) . şehir hakkında fark ettiğim başka bir durum ise resmi ekiplerin her an teyakkuzda oluşuydu. metroda bilet almaya çalışırken polis görünümlü birkaç çam yarmasının yolumu kesip metronun içerisindeki ahıra benzeyen merkezlerinde bütün valizimi ve çantamı açtırmaya çalışmaları, paralarımı görmek bahanesiyle ceplerine atmaya çalışırken kendilerine bağırıp hakkında yolsuzluktan şikayet edeceğimi 3 kere tekrar ettikten sonra mecburen (bkz: burak erdoğan ingilizcesi) ile tane tane anlattıktan sonra "ehehehe pardon bu parayı incelemek istemiştim sadece" yalanından sonra gözüne soka soka teker teker saymam(oradaki 4 memurun toplam aylık maaşlarını geçecek kadar param vardı) ve gideceğim yere polis otosuyla bırakmalarından mütevellit yaptıkları terbiyesizliği affetmem, dertlerini dinlemem ve sarılarak vedalaşmamız ise ilginç bir enstantane olmuş idi. gece hayatı konusundaki görüşlerimi ise formatın bozulmaması adına daha sonraki girilerimde kullanmak üzere rafa kaldırıyorum.