kendini anlat
-
bir vakanın timsaliyim, enkazlar altında kalmış bir şehrin mutlak gücü,
durasız bir şekilde iyilik yapmak isteyen ve büyük imkansızlıklar ile karşılaşan bir, yabancı'yım(fr.étranger),
konuşmanın keyif vermediği sebebi ile konuş(a)mayanım -anlatamamak/ zarar vermek,
dil işçisi olmak gibi bir gâye ile yanıp tutuşanım,
demirkubuz'un yazgı'sını izler musa olurum, altıoklar'ın ağır roman'ını izler orhan olurum -öteki'yi besleyen ben ile kavga edenim,
kimim bilmem ama kendimi böyle anlatanım.
edit:(bkz: sen kimsin) -
mutluluk saçarım etrafıma, güldürmek benim işimdir.
eğleneceğim zaman delice,kimseyi umursamadan eğlenirim.
üzüldüğüm zaman belli etmem'*' kendim yaşar kendim bitiririm.
şarkı dinlemeyi çok severim şarkı listem çok karmaşık bu yüzden
gezmeyi çok severim'*''*'
sevdiğim insanlarla ayağıma ağrılar girse bile gezmekten vazgeçmem
ve ben hayatıma giren herkesi önemser ve herkesi mutlu etmeye çalışırım.'*' '*'
-
Hayırdır görücüye mi çıktık yoksa işe mi giriyoruz -
canım kendim . anlatamam sığmaz buralara -
Kaybettiklerinden, acılarından beslenmiş-güçlenmiş, güçlenmekte olan, yılmayan, enerjisiyle çiçekler açtıran zamanın kırgın kadını.
Not: geleceğime yatırım için çok büyük bir adım atmaktayım, şu toplantıya girip çıkayım daha detaylı anlatırım başka bir entryde. Bana şans dileyiiiinnn :)) -
Gülmeye bayılırım,özellikle güldürdüğüm kişiyle gülmek dünyanın en iyi terapilerinden bile belki daha iyi gelir.
Üzüldüğüm zaman dibine kadar üzülürüm. Çünkü eksik yada yarım bırakılan her şey bir gün tekrar uyanır diye düşünüyorum. Hiç ummadığım bi yerde tekrar karşıma çıkmasın diye iyice üzülürüm.
Şarkı söylemeyi severim ama içimden. Kendi sesimi duyunca hoşuma gitmez.
Kötü bir durum olunca susarım. Benden ve etrafımdan gidene kadar o şey susarım. Ve sustuklarımı yazarım.
Şiir dinlemeye bayılırım, eğer birine çok güzel bir hediye vermek nasıl olur deseler, ona şiir yazın derdim herhalde.
Nezaketin hayranıyım. Anlayışın, saygı duymanın ve sevginin.
Hayatımda sevgi konusunda hep başarısız oldum. Ben mi bu konuda eksiğim yada başkalarımı fazla karar veremedim.
Yıldızları izlerken zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamam. Onlarla konuşmak pamuktan bir yatağa yatmak kadar rahatlatıcı.
Çiçekleri çok severim, bir de çiçek yetiştiren insanları. -
ÇOK KARIŞIĞIM BAŞLARSAM NASIL ANLATACAĞIMI BİLMİYORUM EN İYİSİ SUSAYIM BEN.. -
Sıradan, basit, herkes gibi bir insan işte. Kimseden bi farkı yok, tekdüze bir hayatı var, bi roman karakteri gibi. -
ben, bu allahın kozmik atmığı gri ve serin gününde bulanık, boz, soğuk bir ceset isem bir bilincin cidarlarına işeyip yazılamalar karaladığı ve bu, karşılaştığı her imtihandan bir bir çakmış ve artık el-hak gençliği tükenik varlığımla bir netice isem böylece; benim olmayabilir mi hiç bir sebebim? olmayabilemez, efendim. elbette var ki o bir sebebin bir neticesiyim ben, belki birçok neticesinden bir tanesiyim yalnızca ve fakat sahipsiz değilim. sahipsiz değilim. nasıl ki analarının karınlardan kazınmış bebekler sahipsiz değildir, çözülmemiş cinayetler sahipsiz değildir, alıcılarına ulaşmamış mektuplar sahipsiz değildir, geç kalınıp binilememiş tren koltukları sahipsiz değildir, içilip tutulmamış antlar sahipsiz değildir, girişilip başarılamamış devrimler sahipsiz değildir, kurulup yaşanamamış düşler sahipsiz değildir, çıkılıp dönülememiş evler sahipsiz değildir; ben sahipsiz değilim efendim, ben de öyle sahipsiz değilim. böylece tekinsiz, kaypak, küstah, küfürbaz, metanetsiz, kifayetsiz bir neticesiyim ben güvenilmez, felaket, tahrip edici, erdemsiz bir sebebin.
oynamayı bilmiyor değilim. seni temin ederim ki değilim. elimden gelmez değil oynamak, yalnızca oyun sıkıcı. bin saatlerce ağladım ben ve fakat yüzgünlerdir ağlamadım. varillerce kanadım ve her şeyi damla damla anladım; kızıl, kıvamlı, pas kokan tuzlu damlalarca anladım her şeyi ve böylece pıhtılaştım. deniz dibinden çekilip çıkarılmış bin iki yüz elli dört yaşında bilge bir demir çapa gibi pas kokuyorum. bilmiyor değilim oynamayı, gel gör ki oyun fena halde can sıkıcı. oynamayacağım. seni temin ederim ki oynamayacağım ben. -
2 yıldır görsel ve işitsel halüsinasyon gören, depresif, keş, intihara meyilli bir derealizasyon hastasıyım. -
kırgınım insanlara;
birlikte ama yalnız iki yabancı olanlara,
özleyip de barışamayanlara.
mor rengini çok severim ama siyahın asiliğinden vazgeçemem.
okurum. kitapları, hayatı, insanları okurum.
yaptığım çıkarımları gökyüzüne yazmaya çalışırım. çünkü hiç ders almamışım gibi, güvenmeye devam ederim.
içimdeki umuttur belki beni buna iten. gözlerimin parıldamasını ve gülmemi sağlayan.
yeşil gözlere her zaman yenik düşerim, o güzel tonda kendime de bir yer ararım.
severim, çok severim. güvenirim, üzülürüm, bazen üzerim. kabul ediyorum, içimde uyuyan ve nadiren uyanan gaddar bir kadın var.
denize baktıkça huzur bulurum; dalgaların sesi ruhumu dinlendirir.
ne kadar çok üzülürsem o kadar çok yazarım. bir derdim varsa herkesten, her şeyden uzaklaşmak isterim, keza bunu sıklıkla da yaparım.
dedim ya,
kırgınım insanlara...
