kendi evinde yabancı gibi hissetmek

  • birlikte yaşadığı insanlarla artık birlikte yaşayamadığını hissetmeye başlamış ve kendini oraya ait hissedemez olmuştur. sözde kendi evidir ama aradığını bulamaz, kafasına göre davranamaz hale gelmiştir. bir an önce gitmesi gerektiği hissine kapılır. ama el mahkum beklemektedir. evden uzaklaşır.
  • O evden ayrılana dek tanıdık bir köşe oluşturur ve iyi hissetmeye çalışırsın.
  • Ev misafirlerle dolu olduğunda hissettiğimdir. Ben o evin garsonu, bir nevi hizmetçisiyimdir, o oturdukları yatak da benim değildir zaten onlar da misafirliğe değil bedavaya karın doyurup çay içmeye gelmişlerdir. Tabi bu sadece sevmediklerime böyle, ya da az sevdiklerime ...
  • (bkz: kendi evimde deplasmandayım)
  • Evde aradığımı bulamayınca sık sık hissettiğim durumdur.
  • özellikle şehir dışı seyahatlerden dönünce hissettiğim duygudur. ev yabancı gelir, eşyalar yabancı gelir, en önemlisi de yakınım dediğin insanlar yabancı gelir. ama olsun hiçbiride albert camus un yaşadığı yabancılık kadar değil.
  • Yurttan eve dönünce çoğu benim gibi öğrencinin yaşadığı his
  • Abinin sevgilisiyle tanıştıktan birkaç gün sonra evinin kendi mutfağında kız isteme kahvesinin yapıldığı andır. değişiktir. Kız tarafından mı erkek tarafından mı olunduğu sakinleşilip düşünülür.
  • Normalde kalabalık yaşarken yalnız yaşamaya başlamış olan ya da tam tersi yalnız yaşarken kalabalıklaşan evde kendini yalnız hissetme, yabancılaşma durumudur.

    Özet: alışkanlığından ötürü rahat edememe.
  • 5 yıldır hissettiğim durum.
    Ve gözler yavaşça nicke kayar..