kelimelerin anlamını yitirdiği anlar
8 entry daha
-
Sevdiğiniz kişinin tabutunun mezara koyulduğu andır. -
Aslında şöyle eğri oturup, doğru konuşunca kelimelerin anlamlarını çooooktan yitirdiğini ve bunun sadece bir an sınırlaması içinde olmadığını görüyoruz.
Gerçi laf olsun diye konuşma alışkanlığının günden güne, çığ gibi büyüdüğü günümüzde buna pekte şaşırmamak lazım.
He, hal böyle iken ben ne mi yapıyorum?
"Dilimi, kalbime indirdim sustum.
Söylenecek çok şey vardı, içime kustum." Diyor.
Doing fine, fucking (e)it.
-
Şüphesiz ki hıçkırığa boğulduğunuz andır.Kelimeler o kadar anlamsız kalır ki hıçkırıklara kalırsınız. -
-sence sen, ne zaman mutlu olacaksın?
-...
tanım: önce yutkunduğunuz anlardır. Sonra sohbeti, uzaklara dalışlar açar. -
Bir bakışına, ömrünü feda edebileceğin gözlerle vedalaşmak... -
Sevdiğiniz onlar için ömrünüzü verebileceğiz insanların ölümünü görmek bunun üzerine kendi çocuklarının cenazeye geç kalması burada bitmiştim -
anlatamayacak kadar yorgun, anlaşılmayacağından emin olunan ân. -
Karşınızdakinin sizi anlamadığı anlardır. Bununla da kalmayıp size karşı saldırıya geçerler. (bkz: allah islah etsin) der susarsınız. -
(bkz: ailesini kaybetmiş bir insana verilen teselli) -
Her mesajında nefesinin kesilir gibi olması, milyonlarca şey söyleyebilecekken uygun tek bir kelime bile bulamamak -
kelimeler ilginçtir hem düşünceleri ve duyguları ifade etmek için kullanılır hem de bu konuda eksiklik yaratır. Her dilde kullanıldığı gibi bazı duygu ve düşünce hallerinde kullandığımız;kelimeler kifayetsiz kalır, kendimi anlatacak kelime bulamıyorum gibi bir çok söylemle karşılaşabiliyoruz. Kelimelerin anlamını yitirdiği ve yetersiz olduğu pek çok an yaşayabiliyor insan, işte o anlarda sadece hissedebiliyor. bunlar -gene kelimelerle anlatıyor olmam ironik bir durum bence- hüzün de olabilir, nefret de, mutluluk da, zevk de. Kısacası tüm duygular kelimelerin anlamlarını yitirmesine sebep olabilir.....
8 entry daha
