kayısı

  • Kayısı tam olgunlaşmamışken yenildiğinde güzeldir. Ayrıca beklediğinde tüm lezzetini kaybeder. Yani, malatya'dan çıkıp istanbul'a ulaşan kayısı lezzetin çok büyük ödünler vermiştir. Ayrıca her kayısı bir değildir. Türlerine göre tadı değişir.

    İki tür kurutma şekli vardır. İlkinde doğrudan güneşe serilir. Oldukça güzel tadı olur, ayrıca çekirdeği de on numaradır. Yalnız, oda sıcaklığında fazla bekletildiğinde kurt düşer. Sarı olan ise evlerden ırak. Bu çeşit kurutmada kayısılar islime atılır (kükürt+ispirto). İslim ciğer düşmanı resmen. Ciğerlerinizden katran akıyor sanırsınız. Hiçbir şekilde yemem ben bunu. Malatyalı olup da bunu yiyenim aklına hayret ederim. Hiç kimse islime atılan kayısının sağlıklı olduğuna ikna edemez beni. Çekirdeğinin tadı bile değişik oluyor.
  • hayatımın bir bölümü malatya'da geçtiğinden bende ayrı yeri vardır.
    çağlası bir yana, dünya bir yana
    hatırladığım "hasan bey" ve hüdayi" diye çeşitleri vardı
  • Meyvelerin çoğunda bulunan vitaminin yani sıra tam bir mineral madde deposudur, özellikle magnezyumca çok zengindir. Ayrıca besinsel lif adı verilen diyet lif bakımından da içeriği yüksektir, dolayısıyla reflu, kabızlık problemi olanlara önerilir.
    Piyasada satılan kuru kayisilardan "gün kurusu " adı verilenler doğal yolla güneşin altında ya da tünel kurutucularda kurutulduklari için, kayısının rengi oksidasyondan dolayı esmerlesmestir. Diğer sarı renkteki kuru kayisilar ise kükürt dioksitle yapay yolla kurutulur ve içerisinde az miktarda da olsa kalinti kükürt bulunur.
  • Kuru olanı hariç çok güzel bir meyvedir. Şekerlidir, iyidir, hoştur.