karantina günlükleri

  • bazı sözlük yazarlarından korkuyorum. çok psikopatça entryleri ve mesajları var *-*
  • En verimsiz kitap bitirme günlükleri diyebilirim.
  • Uff günlük boşluktan spotify’da gezinirken bi’ şarkılar keşfettim aklın durur. günde bir saat kızlarla toplanıp özlem giderme seansı da yapsak tadından yenmez bu karantinanın.
  • Pandemi süresince karantina da kalmak zorunda kalan veya kendini gönüllü karantinaya alan kişilerin tecrübelerini paylaşabileceği başlık.
    Yaşanılan süreçte kendi adıma hayatın normal akışı oldukça değişti ve rutinim ciddi manada kesintiye uğradı. Hayatımda hiç bu kadar kötü günler geçirdiğimi hatırlamıyorum.

    Bu berbat günler, İlk önce Şubat sonunda katıldığım bir seminer çalışmasıyla başladı. Seminer küçük gruplar halinde çalışmayı da gerektirdiğinden giderken baya tehlikeliydi. Türkiye’de resmî bir vaka olmamasına rağmen, dünya kötü durumdaydı. Seminerde yurt dışından gelen yerli ve yabancı katılımcıların da olması yeterince endişe vericiydi. Nitekim korktuğum başıma geldi ve 15 gün sonra katılımcıların bazılarında pozitif test sonuçları çıktığını öğrendiğim gün kabus başladı.

    Acaba soruları zihnimi kurcalarken, sürekli internetten semptomları araştırdım. Yaşanılmış tecrübeleri yabancı kaynaklardan okumuştum öncesinde. Hafif ateşim yükselmeye başladığında içimi bir endişe kapladı ve nihayetinde hastaneye gittim. Test yapılmasına gerek duyulmadı ve eve geri geldim. Bir gün sonrasında ise ilçe sağlık müdürlüğünden gelen telefonla şoka girecektim neredeyse. Temaslı olarak işaretlenmiş ve karantinaya alınacaktım.

    Benim için karantina günleri başlamıştı. Ta ki temaslı olduğum kişi bir hafta süre sonunda negatif çıkana dek sürdü bu durum. Karantina kaldırıldı ama ben normal hayata dönemedim hala. Son 15 gündür yine ilk 15 güne benzer duygular içerisindeyim çünkü bu seferde aynı mekanda yarım saatten fazla kaldığım biri pozitif çıktı. Yine ateşim çıkıyor, gözlerim kızarıyor, göğsüm ağrıyor.
  • karantina günleri diye de başlık açıp buraları doldurmak istemedim bu kötü günlerle.
    ama çok acayip geçiyor günler bende. lanet bir uyku düzensizliği, üzerine bir de ramazan eklendi ki üç gün tutuyorsam iki gün de tutmuyorum doğrusu oruç.

    ben de tam bir panik havası hakim yalnız. pc başına geçip, allahım izlenecek ne çok film var diyorum, sonra kitaplığın başına geçip, okunacak ne çok kitap var diyorum. sürekli bir yetişememe hali. hani modum bugün allah için ne yaptının, bugün karantina da ne yaptına evrildi. sürekli bugün bir şey yapmadım. tüh boşa gitti günüm diye dolanıyorum.

    hayır sanki karantinadan önce istanbulu fetih hazırlıkları yapıyordum da.
  • hastanede çalışıyorum. ve karantina zorlu ama bir yandan da elimiz kolumuz bağlı can sıkıcı geçiyor. bir yıl önce bugün diye facebook instagram hatırlatıyor. bir yıl önce bugün egede deniz kenarında salakça aşk meşk olaylarına ağlıyormuşum.

    bugün bambaşka. bir virüs var. geçmiyor. kolay kolay da geçmeyecek üzgünüm. işin içinde olan biri olarak diyorum.

    yalnız yaşıyorum. herkes bir sağlıkçı açısından avantaj olarak görüyor. ama ben hastalıkta sağlıkta dediğim biri olsun isterdim yanımda. bir sağlık sorunu olacaksa da birlikte yaşayalım napalım diye.

    her şey kötü aslında sözlük. iyimser tablo biri çizse de inansam ben de.

    ama hayatımız koronadan önce ve sonra diye ikiye ayrılacak. bu virüs kültürel sosyal her şeyimize etki edecek.

    ne saçmadır bayramlarda büyüklerin ellerini öpmeye sinir olurdum. şu an virüs olmasa da öpsem sarılsam herkese diyorum.
  • kilo vermeye hızla devam ediyorum, cildim bebeksi pürüzsüzlüğe ulaştı, göz altı morluklarım bitti çok güzel hissediyorum özgüvenim geri geldi vs ...
  • Yüzüm kilo almış ama keşke vücudum alsaydı. Allah'ım teşekkür ederim, teşekkür ederimmm kilo alabiliyorum sonundaaa
  • Hızla kilo alıyorum.
    Uzun süredir evde çalışıyorum. Evde çalışmak iğrenç birşey. Bugün özel izinle şirkete gittim. İnsan masasını özler mi? Cekmecelerimi karıştırdım. Kimseye dokundurmadigim hatta kullanmaya kiyamadigim kalemlerimden birkaçını aldım yanıma. Kullanacağım artık...
  • Sürekli bir şeyler yemek istiyorum ve ne acı ki yiyorum :( bunlar duygusal açlıktan mıdır yoksa ben mideyi biraz büyütmüş olabilir miyim?
  • Çaresiz bir şekilde Esra Erol izliyorum.. :(
  • bugün karantina günlüklerine dünya günlüklerinden doldum
  • çalışmaya devam edenler için herhangi bir günden tek farklı maske zorunluluğu ve dezenfektan/sabun ilişkisinde seviye atlamaktır.
  • Yine uyanamadım... Sabah 8.30'da sakai üzerinden yapılacak derse katılacaktım. Saat 6 olduktan sonra uyumamaya karar vermiştim ama "uyanırsın ya biraz gözlerini dinlendir'*'" diyerek iki saat uyumaya karar verdim :)
    En azından önümüz haftasonu, rahat rahat boz ayı gibi yatabilirim. Her neyse konu karantina sürecindeki hayatım. Birazdan kahvaltı'*' yapacağım sonra da down-tempo müzikler seçip biraz temizlik yapacağım. bunun gibi
    Bugün önceki günler kadar aktif olamayacağım. Beni özleyeceğinizi biliyorum, merak etmeyin geri döneceğim'*'
  • Tünaydın sözlük. İki saat kadar önce uyandım. Artık hava aydınlanmadan uyuyamıyorum. Son üç günde toplam bin adım dahi atmadım. Oysa son iki yılda toplam adım sayım 5 milyondan fazlaydı ve bu günlük ortalama olarak 7 bin adıma tekabül ediyordu. Anlayacağınız dardayım. Dünden beri sözlükte vakit geçiriyorum. Öncesinde bir meşguliyetim yoktu. Kulak üstü kulaklığımın padleri kulaklarımı ağrıtana dek müzik dinliyorum. Üstelik sabaha karşı 5'te pulse of the maggots çalarken gündüzleri slow it down gibi sakin enstrümantal müzikler dinliyorum. İmdat!
  • Evet arkadaşlar 29. Günde yöresel yemeğimiz olan 'patlıcan (patates şekli de vardır) düzmesi' ni de öğrendim az çok müdahale ede ede. Bu gidişle ömrünün 73 yılını ev hanımlığına ve yemeklere adamış, buram buram tarih kokan babaannemden tüm yemekleri öğrenip karantinadan çıkacağım. Ha bu arada, yemeği de koydum ocağa son dokunuşu yapıp :)
  • Bu karantina hayatımı alt üst etti resmen. Akşam yatamadığım gibi sabahta kalkamıyorum maalesef. 3 gibi uyanıyorum, sade bir kahve ve sigara ile başlıyorum güne. Bir şeyler atıştırdıktan sonra duşa giriyorum. Bir film izliyorum ve ders çalışmaya başlıyorum. Akşam yemeğimi yiyorum youtube, instagram, Twitter, blog sözlük, netflix döngüsü derken sabah oluyor zaten.
  • ne zamandır evdeyim bilmiyorum. sıkmaya başladığı bir gerçek ama bugünlerin geçici olduğunu ve bizim gibi evde oturma lüksü bulunmayan insanların olduğunu biliyoruz.

    bugünleri verimli geçirmenin en güzel yolu herkesin kendine göre bir plan yapması olabilir. bu planın içinde mutlaka egzersiz bulunmalı, vücut hamlarsa eğer en kolay işi bile yapmaya eriniyorsunuz.

    ben kendi programımdan kısaca bahsedeyim;

    8-9 gibi kalkıyorum. şöyle bi ortalığı toplamaca, anne babayla kahvaltı, bir bölüm dizi izleme, gün aşırı temizliğe girişme, biraz ders çalışma, yemek hazırlama, kitap okuma, tekrar dizi izleme ve telefonda vakit öldürme'*' akabinde yatış. pek iç açıcı değil biliyorum ama elimden bu kadarı geliyor.

    edit: en önemli şeyi, egzersizi eklemeyi unutmuşum. saati genellikle pek belli olmadığı için düzen sırasında yazmaya gönlüm el vermedi herhalde.
  • online derslerden, whattsapp soru çözümlerinden ve ergenus hezeyanlarından bunaldığımız günlerdir efenim..
    sevdiceğim habire kilo alıyor, bense bu karantinadan daha sağlıklı, daha fit çıkacağım diye söz verdim kendime. youtube emmiden zumba videoları eşliğinde kopuyorum :)
    kocama da dün ayar verdim: "ye sen ye! dışarı çıktığımızda, yolda yürürken babam sansınlar seni de kahrından kendini içkiye vur .. töbe töbeee.. " diye. neyse; etkisi oldu da gece habire bisküvi, çikolata gömmeyi bıraktı. zoruna da gitmiş tosbaamın "eee milena, sen neye hazırlık yapıyorsun böyle sporlar filan???" diye pövkürdü. kıskançlık krizini böyle kılıflıyor işte.. yetmedi sabote etmeye çalışıyor beni, sevdiğimi bildiği için getirip önüme cips koydu! yemedim tabi ki! hey yavrum heyyyy.. sen milena 'nı hiç mi tanımadın ? pışşşşşıkkkkk... yer miyim oğlum ben? cipsi de yemem çevirdiğin numaraları da :)
  • ''boş bir markette birkaç tane gofret buldum. biraz da suya ihtiyacım var. bu yıl güneye doğru yürüyeceğim. orada hala birilerinin olduğuna eminim.''
/ 2