karantina günlükleri

17 entry daha

  • ne zamandır evdeyim bilmiyorum. sıkmaya başladığı bir gerçek ama bugünlerin geçici olduğunu ve bizim gibi evde oturma lüksü bulunmayan insanların olduğunu biliyoruz.

    bugünleri verimli geçirmenin en güzel yolu herkesin kendine göre bir plan yapması olabilir. bu planın içinde mutlaka egzersiz bulunmalı, vücut hamlarsa eğer en kolay işi bile yapmaya eriniyorsunuz.

    ben kendi programımdan kısaca bahsedeyim;

    8-9 gibi kalkıyorum. şöyle bi ortalığı toplamaca, anne babayla kahvaltı, bir bölüm dizi izleme, gün aşırı temizliğe girişme, biraz ders çalışma, yemek hazırlama, kitap okuma, tekrar dizi izleme ve telefonda vakit öldürme'*' akabinde yatış. pek iç açıcı değil biliyorum ama elimden bu kadarı geliyor.

    edit: en önemli şeyi, egzersizi eklemeyi unutmuşum. saati genellikle pek belli olmadığı için düzen sırasında yazmaya gönlüm el vermedi herhalde.
  • En verimsiz kitap bitirme günlükleri diyebilirim.
  • Bugün karantinamın 8. Günü olabilir. sabah yine geç kalktım, dizi de izlemiyorum artık. Biraz kitap okuyup ders çalışacağım. Sıkılmaya devam. Umarım depresyona falan girmem.
  • Tünaydın sözlük. İki saat kadar önce uyandım. Artık hava aydınlanmadan uyuyamıyorum. Son üç günde toplam bin adım dahi atmadım. Oysa son iki yılda toplam adım sayım 5 milyondan fazlaydı ve bu günlük ortalama olarak 7 bin adıma tekabül ediyordu. Anlayacağınız dardayım. Dünden beri sözlükte vakit geçiriyorum. Öncesinde bir meşguliyetim yoktu. Kulak üstü kulaklığımın padleri kulaklarımı ağrıtana dek müzik dinliyorum. Üstelik sabaha karşı 5'te pulse of the maggots çalarken gündüzleri slow it down gibi sakin enstrümantal müzikler dinliyorum. İmdat!
  • online derslerden, whattsapp soru çözümlerinden ve ergenus hezeyanlarından bunaldığımız günlerdir efenim..
    sevdiceğim habire kilo alıyor, bense bu karantinadan daha sağlıklı, daha fit çıkacağım diye söz verdim kendime. youtube emmiden zumba videoları eşliğinde kopuyorum :)
    kocama da dün ayar verdim: "ye sen ye! dışarı çıktığımızda, yolda yürürken babam sansınlar seni de kahrından kendini içkiye vur .. töbe töbeee.. " diye. neyse; etkisi oldu da gece habire bisküvi, çikolata gömmeyi bıraktı. zoruna da gitmiş tosbaamın "eee milena, sen neye hazırlık yapıyorsun böyle sporlar filan???" diye pövkürdü. kıskançlık krizini böyle kılıflıyor işte.. yetmedi sabote etmeye çalışıyor beni, sevdiğimi bildiği için getirip önüme cips koydu! yemedim tabi ki! hey yavrum heyyyy.. sen milena 'nı hiç mi tanımadın ? pışşşşşıkkkkk... yer miyim oğlum ben? cipsi de yemem çevirdiğin numaraları da :)
  • Evet arkadaşlar 29. Günde yöresel yemeğimiz olan 'patlıcan (patates şekli de vardır) düzmesi' ni de öğrendim az çok müdahale ede ede. Bu gidişle ömrünün 73 yılını ev hanımlığına ve yemeklere adamış, buram buram tarih kokan babaannemden tüm yemekleri öğrenip karantinadan çıkacağım. Ha bu arada, yemeği de koydum ocağa son dokunuşu yapıp :)
  • ''boş bir markette birkaç tane gofret buldum. biraz da suya ihtiyacım var. bu yıl güneye doğru yürüyeceğim. orada hala birilerinin olduğuna eminim.''
  • Hızla kilo alıyorum.
    Uzun süredir evde çalışıyorum. Evde çalışmak iğrenç birşey. Bugün özel izinle şirkete gittim. İnsan masasını özler mi? Cekmecelerimi karıştırdım. Kimseye dokundurmadigim hatta kullanmaya kiyamadigim kalemlerimden birkaçını aldım yanıma. Kullanacağım artık...
  • Çaresiz bir şekilde Esra Erol izliyorum.. :(
  • hastanede çalışıyorum. ve karantina zorlu ama bir yandan da elimiz kolumuz bağlı can sıkıcı geçiyor. bir yıl önce bugün diye facebook instagram hatırlatıyor. bir yıl önce bugün egede deniz kenarında salakça aşk meşk olaylarına ağlıyormuşum.

    bugün bambaşka. bir virüs var. geçmiyor. kolay kolay da geçmeyecek üzgünüm. işin içinde olan biri olarak diyorum.

    yalnız yaşıyorum. herkes bir sağlıkçı açısından avantaj olarak görüyor. ama ben hastalıkta sağlıkta dediğim biri olsun isterdim yanımda. bir sağlık sorunu olacaksa da birlikte yaşayalım napalım diye.

    her şey kötü aslında sözlük. iyimser tablo biri çizse de inansam ben de.

    ama hayatımız koronadan önce ve sonra diye ikiye ayrılacak. bu virüs kültürel sosyal her şeyimize etki edecek.

    ne saçmadır bayramlarda büyüklerin ellerini öpmeye sinir olurdum. şu an virüs olmasa da öpsem sarılsam herkese diyorum.
  • karantina günleri diye de başlık açıp buraları doldurmak istemedim bu kötü günlerle.
    ama çok acayip geçiyor günler bende. lanet bir uyku düzensizliği, üzerine bir de ramazan eklendi ki üç gün tutuyorsam iki gün de tutmuyorum doğrusu oruç.

    ben de tam bir panik havası hakim yalnız. pc başına geçip, allahım izlenecek ne çok film var diyorum, sonra kitaplığın başına geçip, okunacak ne çok kitap var diyorum. sürekli bir yetişememe hali. hani modum bugün allah için ne yaptının, bugün karantina da ne yaptına evrildi. sürekli bugün bir şey yapmadım. tüh boşa gitti günüm diye dolanıyorum.

    hayır sanki karantinadan önce istanbulu fetih hazırlıkları yapıyordum da.
17 entry daha