kapitalizm vs komünizm
7 entry daha
-
öncelikle, taraflarin ufak bir degerlendirmesi:
kapitalizm: insanlari üretmeye tesvik eden bir sistem. üretince kazaniyorsun. buraya kadar dogru. bunun olmasi gerekiyor zaten adil bir sistem icin. problem burdan sonra basliyor. sermaye edindin, üretime yatirdin, yüzde bilmemkac kar ettin, bi daha yatirdin, bi daha yüzde bilmemkac kar ettin, yeterince kar ettikten sonra artik ortada sana o kari saglayacak bir dünya kalmiyor. su anda kapitalizmin asagi yukari o noktasindayiz.
komünizm: sistem tepeden asagiya sikintili. bir kere üretmek icin bir tesvik yok ortada. senin üreterek cikabilecegin her mertebeye ve hatta daha yukarisina yalakalik yaparak cikilabiliyor cünkü. hatta üretebildigin zaman senin daha yukarina yalakalik yaparak cikmis kisiler seni kendilerine tehdit olarak görüp yok etmeye calisiyorlar. dolayisiyla bu daha kötü.
kazanan: yok. ikisi de birbirinden beter. -
ideolojik başlık gördüğüm zaman dayanamıyorum hemen atlıyorum. küreselciler, liberaller, orwellciler içerisi şampiyonlar ligi gibi. '*' tek tek bir şeyler yazasım vardı aslında da sonra millete sataşıyorsun diye azar işitiyoruz. kendi çapımda açıklayayım o zaman.
öncelikle kapitalizm deyince öyle hemen tu kaka diye atlamayın gençler. bu olaya hayranım aslında ben. bunu nasıl kabul ettirdilerse millete. 19.yüzyılda ingiliz emperyalizmine 20.yüzyılda amerikan emperyalizmine kapitalizm denmiş, bu da böyle gidiyor.
ingilizler hindistan'ı mı işgal etti, kapitalizm. amerikalılar vietnam'a, ırak'a afganistan'a mı girdi, kapitalizm. öyle havada asılı bir kavram işte. kimsenin dokunamadığı soyut bir kavram. sanki bilinmeyen bir güç geliyor da bu insanları öz vatanlarında katlediyormuş gibi.
kapitalizmin tarihi insanlıkla eşdeğerdir. güçlü güçsüzü ezer. doğal seçilim dediğimiz olgu bu işte. bunun sanayi devrimiyle özdeşleşmesi ve küresel tekelleşme olayı kapitalizmle hep karıştırılıyor. bir de garibim adam smith'in üzerine yıkılıyor bu iş. halbuki adam ulusların zenginliğinde sayfalarca anlatıyor gelir adaletsizliğini.
gelelim komünizme. benim gözümde marx allah affetsin öyle zeki bir adam falan değildir. bu konuda tartışmam, zeki diyene de saygı duyarım. marx'ın en büyük avantajı fikirlerinden etkilenen kitlenin çoğunluğunun okuma yazma bilmemesiydi galiba. '*'
das kapital zor anlaşılan derin bir kitap da değildir. kafası çalışan bir liseliye düzgün bir çevirisini ver, bir iki haftada haşat eder. dediğim gibi marx'ın avantajı fikirlerinin sadece taslağı var ortada. adam 40-50 yaşına gelmiş, kapağını açıp okumamış. komünistim diye geziyor. böyle kitleye can kurban.
adam baya baya bir ütopya yazmış. yani ulaşılsın diye değil o kitap. bir kere komünizmi öyle tek bir ülkede falan uygulayamazsınız. tüm dünyada uygulanması gereken bir sistem. tüm dünyada uygulayabiliyorsan faşizmi de uygulasan çatır çatır işler yani. antitezin yok çünkü.
neyse uzatmayayım. ek olarak bu versus baştan hatalı. ikisi de materyalist dünya görüşüne sahip bunların. bunların karşısına bir budizm, konfüçyanizm ya da sufi islam falan koysan belki mantıklı olabilir. yoksa tüketime taptıktan sonra tükettiğin malı devlet verse ne özel sektör verse ne. tanrı aynı tanrı. değişen bir şey yok.
-
Teoride komünizmin üstün olduğu ama pratiğe döküldüğünde; birinde şirketler insanları sömürürken, diğerinde devletin insanları sömürdüğü gerçeğiyle yüzleştiğimiz karşılaştırma. '*' -
En güzel cevabı George Orwell abimiz hayvan çiftliği kitabını yazarak vermiştir.
Edit: sadece bu versus için değil bu tarz bütün versuslar için geçerli bir kitaptır. -
Düşman kardeşlerdir. -
(bkz: iki ucu kirli değnek) ;) olarak tanımladığım versus.
edit: komünizm tarafı daha kirli gibi. -
kapitalizm insanları eşit olmayan bir şekilde siker, komünizm ise eşit bir şekilde siker. tek fark bu. giren yine bize giriyor.
7 entry daha
