kalıplaşmış yalanlar
-
yapacak bir şey yok. -
1-anlıyorum.
2-aynı şeyi düşünmüştüm.
3-sorun değil.
4-seni hiç özlemedim. -
Yok birşey! -
Söyleyenin de sarf edilenin de yalan olduğunu bildiği bu kalıplar doğruluğun heybesinden düşmüştür ve onları tutan olmamıştır. ağızdan da fırt diye dökülüverir zaten. Üzerine kafa yorulmaz, boşluk doldurmak için kullanılır.
(bkz: evet çıktım yoldayım)
(bkz: sabah çalışırım )
-
haberleşiriz. -
(bkz: seni gördüm daha iyi oldum) -
hiç göstermiyosun -
Hemen çıkıyorum. -
"aa oyle mi, ben hic etrafima bakmam yururken, gormemisimdir o yuzden seni, gorsem selam verirdim" -
5 dkya hazırım -
valla bilmiyodum. -
biri kalbimin anasını ağlatır (her zaman ki gibi..)
o sırada ben: "sorun yok ya, kırılmadım. iyiyim, gerçekten." -
BENDE DE YOK -
elektrikler kesikti. -
"Ben de şimdi seni arıyacaktım. Kalp kalbe karşıymış görüyo musun..."
ulen vicdansız üç aydır niye aramıyon peki? şimdi mi kalbin atmaya başladı?
-
(bkz: dün gece midemi bozmuşumda ondan işe gelemedim müdür bey) -
(bkz: hep aklımdasın) -
(bkz: Ben sarıda geçtim memur bey) -
Çocuğunuz zeki, ama çalışmıyor -
"Çıktım kanka, evet.Geliyorum geliyorum. "
O zamanlar ev telefonu yaygın olarak kullanılıyor tabi.Ben arkadaşı aradım :"hadi oğlum, nerdesin?" diye sordum.
Arkadaş yukarıda yazdığım cümleyi söyledi bana. Ulan bari 10 dkya ordayım deseydin, ev telefonu ile konuşup çıktım demek ne demek?
