kafamda bir tuhaflık

  • orhan pamuk ’un 2014 yayımlı romanıdır.
    orhan pamuk bu kitabında 1969 - 2012 yılları arasında başkarakter mevlut’un aşkını, mesleklerini, aile problemlerini istanbul’un bu tarihler arasında nasıl keşmekeşe sürüklendiğini anlatmak için kullanır.
    yeni nesile nasıl bu noktaya gelindiğini öğretir, eski jenerasyona da hatırlatır.
    soğuk kış gecelerinde sokaktan geçen bozacının neler hissettiğini ve pilav arabası zabıtalar tarafından götürülen o adamın çaresizliğini artık anlayabilir, aynı köyden göçen iki adamın çizdikleri farklı yollar neticesinde nasıl bir hayat yaşadıklarını görebilirsiniz.
    kitap anlatmada berbat olduğum için en iyisi sözü yazara bırakıp bir pasaj alıntılayayım.
    “köpekler bizden olmayanı sezer, anlar. onlarda bu haslet allah vergisidir. bu yüzden avrupalıları taklit etmek isteyenler köpeklerden korkar. osmanlı’nın belkemiği yeniçerileri katlederek batılılara bizi ezdiren II. mahmut istanbul’un köpeklerini de katletmiş, öldüremediklerini hayırsızada’ya sürgün etmişti. istanbullular aralarında dilekçe imzalayıp köpeklerini sokaklara geri istediler. mütakere yıllarında istanbul işgal altındayken, ingilizler fransızlar rahat etsin diye köpekler gene katledildi. istanbul’un güzel halkı köpeklerini gene geri istedi. bütün bu tecrübeyle artık köpekler kim kendilerine dost, kim düşman, derinden sezerler.”