izlendikten sonra hayal kırıklığı yaratan filmler

  • Münih (2005) filmi bir hayal kırıklığı idi benim için. Arkadaşlarla anlık gelişen bir fikirle bilet alıp girmiştik. Konusuna bile bakmadık. Steven Spielberg ismini gördük, tamamdır deyip daldık salona. Lakin filmin konusu siyasi bir mesele. 1972 Münih olimpiyatlarında yaşanmış bir olay anlatılıyor. Film çok durağan. Aksiyon hiç yok. Ayrıca çok da uzun. Üç saat kadar vardı sanırım. E bir de yahudileri mazlum ve masum gösterme çabası da filmi hepten çekilmez yapıyor benim gözümde. Sıkıntıdan patlayarak izledik. Sırf takıntılı biri olduğumdan filmden de çıkamadım. Sanatsal bir işkence olmuştu yani.
    Not: Spielberg yönetmen olarak favorilerimdendir hala.
  • leblebi tozu (2016), çorum'u ve çorum insanlarını anlatacağı için kesinlikle çok büyük bi' başarı göstereceğini ümit ettiğim ancak gişelerde sürünmüş olan film.

    (bkz: ağzında leblebi tozu varken konuşmaya çalışmak)
  • Dağ 2. Herkes öyle bahsetti ki film çıkışı istiklal marşını bağırarak koşucam zannettim ama olmadı.
  • (bkz: coherence)

    girişi gelişmesi herşeyiyle mükemmel beynimi alt üst eden bu filmin sonu o kadar havada kaldı ki anlamak icin birden fazla izledim