iz bırakan kitap cümleleri

  • Sen gülünce ben de hemen gülüyorum. Sen ağlayınca ben de hemen bir sigara yakıyorum. Sen pazara çıkınca ben de en azından balkona çıkıyorum. Sen bir şey sorunca biraz düşünüp cevap veriyorum ama çoğu zaman yine yanlış oluyor, kimi zamansa susarak boş bırakıyorum o soruyu. Sen tartışmak isteyince bildiğim her şeyi unutuyorum. Sen unuttun mu deyince zaten bildiğim bir şeyi tekrar hatırlıyorum. Senin varlığın bana yapılmış enteresan bir şaka sanki. Aslında ben hala bu şakaya nasıl karşılık vermem gerektiğini arıyorum.
    emrah serbes
    (bkz: hikayem paramparça)
  • tanrı ancak kendine yetenlere yardım eder,şeytan ise kendine yetmeyenlere ya şeytan kendine yeter mi? geb
  • Kör olunca hayat boyu gördüklerini de unutur muydu acaba insan? Düş bile göremezdi belki o zaman. Eğer kör kişi, belleğinin gözlerini de yitirmişse bu iş o kadar önemli sayılmazdı. Dünya her yerde birdi nasılsa.

    Garip kuşlardı leylekler. Günün birinde, yuvasını düzeltmeye kalkışınca dişi leyleğin kendisine nasıl saldırdığını anlatmıştı Lekh. O da öcünü, kuluçkaya yatan leyleğin yumurtalarının arasına bir kaz yumurtası koymakla almıştı. Yavrular yumurtadan çıkınca erkek ve dişi leylek bu garip yaratığa şaşkınlıkla bakmışlardı. Kısa, çarpık bacaklı, biçimsiz bir şeydi yavrularından biri. Yamyassı bir gagası vardı. Dişisinin kendisini aldattığına inanan baba leylek yavruyu öldürmeye kalkıştı. Dişi leylekse yavruyu kurtarmak gereğine inanmıştı. Erkeğinin elinden kurtarmak için damdan avludaki samanların arasına yuvarlamıştı zavallıyı. Bununla aile kavgası sona ermişe benziyordu. Ama göç çağı gelince, leylekler toplanıp görüştüler. Uzun süren tartışmalardan sonra, dişinin kocasını aldattığı, onunla gelemeyeceği kararlaştı. Ardından da kararın uygulanışına geçildi. Kocasını aldattığına inanılan dişi, gaga ve kanat vuruşlarıyla öldürüldü. Erkeğiyle birlikte yaşadığı damın altında bulundu ölüsü. Yanında çirkin bir yavru iki gözü iki çeşme ağlıyordu.

    Ne yağmurun, ne rüzgârın, ne de ateşin işlenen suçların izlerini silmeyeceğine inanılırdı. Adalet, bir demircinin elindeki güçlü çekiç gibi asılıydı dünyamızın üstünde.

    -jerzy kosinski-boyalı kuş
  • yüz binlerce insan avuç içi kadar bir yere toplanıp üst üste yaşadıkları toprak parçasını çirkinleştirmek için var güçleriyle çalışmış olsalar; üzerlerinde hiçbir şey yetişmesin diye her yanına taş dikmiş, filizlenen her otu kökünden koparmış, havayı taş kömürü, petrol yakarak ellerinden geldiğince kirletmiş, çevredeki tüm ağaçları kesmiş, tüm hayvanları, kuşları uzaklaştırsalar bile gene de ilkbahar ilkbahardı.

    tolstoy'un diriliş romanının ilk cümlesi.
  • "İnsanlar o boktan anılarından, çektikleri sıkıntılardan bir türlü vazgeçmek istemezler ve ne yaparsanız yapın bunun dışına çıkmalarını sağlayamazsınız. Ruhlarını böyle oyalarlar. Bugün yaşadıkları haksızlıklardan intikam almak için geleceği bokla sıvamaya uğraşırlar kendi içlerinin derinliklerinde. Hem adil hem de ödlektirler aslında. doğaları budur."
    L.f.c.
  • "korkmamalıyım; korku akıl katilidir! korku, toptan yok oluşu getiren küçük ölümdür. korkumla yüzleşeceğim... üzerimden ve içimden geçmesine izin vereceğim... ve geçip gittiği zaman, geçtiği yolu görmek için iç gözümü ona çevireceğim. korkunun gittiği yerde hiçbir şey olmayacak. yalnızca ben kalacağım!" Bir Bene Gesserit duası
    (bkz: Dune)
  • " bütün duygular mutlaklarını salgı bezlerinin sefilliğinden alırlar. Asalet varoluşun yadsımasındadır, harap olmuş manzaralara tepeden bakan bir tebessümdedir. "

    C.M cioren - çürümenin kitabı
  • bütün umudunu kaybetmek özgürlüktür. fight club
  • "Bütün hayatımızı yersiz çekingenliklerle mi geçireceğiz Olric? Cesareti yalnız kafamızda mı yaşayacağız?"
    -oğuz atay / tutunamayanlar
  • "..bağımsızlığımızı korumak uğrunda kurulmuş ve örgütlenmiş olan ulusal güçlere, hiçbir şekilde müdahale ve saldırıda bulunulamaz." TBMM Başkanı Gazi mustafa kemal atatürk
    (bkz: nutuk)
  • Ölümden sonra cennet vaat eden dinin tersine, reklam hemen bir sonraki köşe başındaki cenneti vaat ediyordu: yeni bir araba, şehir dışında bir ev ya da emek tasarrufu sağlayan bir alet almakla. Tüketici malları insanların yeni afyonu haline gelmişti.

    isyan pazarlanıyor / Joseph Heath , Andrew Potter
  • Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin
  • " tante rosa at cambazı olamadi" Sevgi soysal
  • "Ne para ne kadın, bence ahlakın baş düşmanı iktidardır. Ahlaktan yoksun bir iktidar makamı ya hırsız yapar insanı ya da soysuz"

    Elveda Güzel Vatanım - Ahmet Ümit
  • " Bir baba olarak söyle evladına; Aşk var mıdır yok mudur, boş mudur dolu mudur, ne kokar, ne boktur?"
    Gülmesi biraz dinince "Tanrı gibi düşün" dedi babam, ki böyle bir yanıtı hiç beklemiyordum. "İnanıyorsan var olup olmaması pek önemli değildir. Ayrıca en büyük inkarcının da en inançlının da içinde bir nebze kuşku vardır. Ve elbette ki, aşk da Tanrı da ölümsüzdür."
    İşte ben baba diye buna derim. Hafif bir baş hareketiyle yanıtını takdir ettiğimi belirttim. Ne? Herhalde Ömercik gibi yerimden fırlayıp, hıçkırık kıyamet boynuna sarılacağımı falan düşünmediniz?
    ALPER KAMU - CEHENNEM ÇİÇEĞİ / ALPER CANIGÜZ
  • "Onu sevmenin yıkım olduğunu biliyordum ama bunu bilmek ona olan sevgimi azaltmıyordu. Onun kusursuz olduğunu bilsem ancak bu kadar ona bağlanırdım."
    Charles Dickens ~ Büyük Umutlar
  • "Hayat Ancak Bir Kere Oynanan Bir Kumardır, Ben Onu Kaybettim."
    (bkz: sabahattin ali)

    adettendir.
  • Tarihi yok sayan, onu tekrar etmeye mahkumdur. | iyideki kötü
  • kelimeler, albayım, bazı anlamlara gelmiyor. (bkz: oğuz atay-tehlikeli oyunlar)
  • aşk hayatı cinayet ölümü sıradanlıktan kurtarır.(bkz: beyoğlu'nun en güzel abisi)
/ 3