istanbul'u özlemek

  • Bazen bu bünyede çok yoğun hissedilen duygu. Yaklaşık 5 yıl yaşadıktan sonra 5 ay uzak kaldım. Bu 5 ay inanın sınav gibi geçti. İstanbul'u bir insanı özler gibi özledim. Sen İstanbul'sun şarkısını kaç yüz kere dinledim acaba? Her dinlediğimde şarkıyı nasıl kötü oldum. Bazen dayanılmaz hale geldiğinde oyalanacak bir uğraş bulamayıp bunalımı teğet geçtim. Neyse ki artık daha kolay ağlayabiliyorum.
    Eskişehir'de yaşıyorum ve orayı sevmiyorum. Eskişehir'e saçma bir hayranlık duyan insanlar yüzünden eskişehir'i sevemediğimi söyleyemiyorum. Evet kardeşim, aşırı kalabalık İstanbul'u çok seviyorum ve bana köy gibi görünen eskişehir'i sevemiyorum. Oh be!
  • uzun süre istanbul'da yaşamış bir insana tanıdık, diğerlerine anlamsız gelen duygu.
    okul ve iş gereği 2+2+3 yıl istanbul dışında yaşadım ve bu şehri gerçekten özledim.
  • Körü körüne aşık olmakla aynı kefeye koyulabilir. İstanbul güzel şehir fakat içinde yaşayanlar yüzünden yaşam hiç huzurlu değil. Yoksa kim sevmez ki taksim’deki sahafları gezmeyi, galata’nın yamacında türk kahvesi içmeyi, ortaköy’de kumpir, eminönün’de dondurmalı irmik helvası yemeyi, moda sahilinde gezmeyi, kız kulesiyle göz göze gelmeyi...
    Yok canım ağlamıyorum, gözüme bir şey kaçtı sadece.
  • istanbul'da doğup büyümüş insanların laneti.
    başka bir şehirde çok daha rahat yaşamak ihtimali varken İstanbul'dan vazgeçilemiyor.
  • yeterince uzun bir süre ayrı kalmadığım için empati yapamadığım eylem. insan elindekinin kıymetini bilemiyor tabi bu da bir etken ama bence en önemlisi kendisiyle mayamız pek tutmuyor istanbulcuğumla, belki de özleyecek şekilde biz yaşayamadık bilemiyorum. hep bir gerginlik, dört bir yanda mutsuz insanlar, kargaşa, yoğunluk. ne bileyim, özlemem gibi geliyor.
  • Yine aklıma ağlayarak, isyan ederek gidişim geldi.. Ve dönerken içimi burkan hisler belirdi.. İnsan hep istemediği şeylerin müptelası mı olur?
    Kendimi odalara kapattım : "ben o pis, kalabalık, gürültülü, çeşit çeşit insanın olduğu şehre gitmem!" diye az ağlamadım kendi kendime. Baktım olacağı yok evimde, hayat daha beter üstüme geliyor, ben artık boğuluyorum kabullendim İstanbul 'u. Toplandık gittik. İlk iki hafta kaldığım yere her geldiğimde oturup saatlerce ağladım. İçim çıkana kadar, yaşadığım yerden kaçarcasına İstanbul'a gönderen nedenler için hüngür hüngür ağladım. Daha bi' yalnızdım. Gel zaman git zaman ben bu şehri anlamaya başladım. Denizine, boğazına bakıp türkülerime çayımı sigaramı eşlik ettirdim. Sonra sevdim biraz daha, acılarımı aldığı için. Şimdiyse dört aydır ayrıyım, o kadar özledim ki.. Tekrar diyorum : "beni bir daha burdan kurtar ve o iyi insanlarla karşılaştır."
    İstanbul, Mâhpeyker 'im seni çok özlüyorum..... Özellikle vapurunda saçlarımın salınmasını..... (yoğunluğunabilerazıyım)
  • 1 kuzen, 2 arkadaş (hepsi kız) deliler gibi özlüyorlarmış bazen 3'ü toplaşıp ağlama seansı falan yapıyorlar istanbul'u birbirlerine anlatıp.