insanı duygusuzlaştıran şeyler
-
İnsanın yetiştirilmesi, ailesi ve içinde yetiştiği toplum ile alakalı bir durumdur. -
Birine değer veririm/severim ve o kişi ısrarla nefret ettiğim şeyleri yaparsa sevgi namına gram duygu kalmaz, hissizleşirim. Kendinizi düşürmeyin ki hissiz olmayalım. -
İnsanlardır. -
Etrafındaki herkese ufacık bir problemde, iki eli kanda olsa dahi koşarak gitmek.
Senin hayatının en karanlık döneminde basit bir telefonla 'iyi misin?' Sorusuyla geçiştirilmen.
Binlerce kez yerden tek başına kalkman.
Etrafın çok kalabalık zannederken sen aramadığın sürece kimsenin seni aramaması( sıkıntılar hariç)
Şimdi ben bunları yaşamış birisi ya da birileri olabilirim. Bu tarz iletişimleri maalesef deneyimlemiş bir insan nasıl duygulu olacak dostlar?
Ben kalkıp artık taş kalpliyim desem bile kerizlik bizim alnımızda bir kara leke olmuş ne yazıkki. Bugün biri karşıma geçip ben varım artık bana yaslan dese suratına gülebilirim sadece.. kendimde bunu ihtiyaç olarakta görmüyorum.
Tek başıma var olduğumda daha güçlüyüm!
Beni duygusuzlaştıran şey güçte verdi. Muadili bir cümleyle bitirmem gerekirse;
Yıkılmadım ama ayakta da değilim :) -
Öğrenmektir, Alışmaktır. Her şey olamayacağını öğrenmek ve zulmüne alışmaktır dünyanın. Susmaktır önce, sonra kaybolmak. Sessiz, kimsesiz ve duygusuz. Yok olmaktır yani. Hiç var olmamış gibi... -
ihanet -
ibadet etmemek -
Aldatılmak
Sevilen birini kaybetmek
Haksızlığa uğramak -
alışmak.
tek düzen halinde yaşamak
büyümek.
büyüdükçe alışıyoruz bu yaşama , her şeyin aynı kalmasına , insanların değişmezliğine, değersizleşmesine. tek derdimiz günü kurtarmak çünkü ne isteğimiz ne de hevesimiz kaldı bu hayata bu insanlara dair.
mesela neden birisine mesaj atamıyoruz istediğimiz zaman ? onun bize cevap vermeyeceğini bildiğimiz için mi, bizden sıkılacağı için mi? güvenli bölgemizden çıkmamaya o kadar odaklandık ki güvenli kolların bizi sarmasına ne kadar engel varsa yolumuza yığdık. peki bunu neden yaptık?
benim birisiyle paylaşacak duygum kalmadı, ya sizin? -
hard sex. -
(bkz: zaman) -
her şeyi sineye çekip daha iyi günlere ulaşabilmek için çabalarken karşı tarafın sana hala nankörlük yapmakla uğraşması, yüzüne gülüp arkandan konuşması. -
(bkz: güç zehirlenmesi) -
Sevgisizlik. -
Kendilerini bir şey zaneden ama aslında bir baltaya sap olamamış insanların olması... çok yazık. -
İnsanlarla yaşadığın tecrübeler . Ne kadar ince düşünen ve duygusal bir insan olsan bile zamanla iyi bir insan olmaya çalışmanın pek bir değerinin olmadığını fark ediyorsun daha doğrusu bunu sana öğretiyorlar.
Karşımdaki kişiyi kırmayayım , acaba yanlış bir davranış sergiledim mi diye kırk takla atan biri zamanla kimsenin kimseyi umursamadığını , herkesin sadece kendini düşündüğünü fark ediyor . -
Her şeyi yaparsın ve “Sen ne yaptın ki?” Karşılığını alırsın. İşte o zaman ben kendimi neden bu kadar yordum ki dersin. Bunun bir şeyleri karşılıklı veya karşılıksız yapma ile ilgisi bile yoktur. -
Başkaları tarafından kırılıp incitilmesi sonucu bunları bağırmak, ağlamak, birisine anlatmak yahut isyan etmek gibi eylemlerle dışa vurmak yerine içine atmasıdır. Üzüldüğünde birisine anlatamaması veya etrafında güvendiği birinin olmaması sonucu kendine saklar, mutlu olacağı bir olay olur ama o zaman yanında paylaşacağı kimsesi yoktur; yüzünde bir tebessüm olur. Çok sinirlendiği bir olay olur ama tepki alırım korkusuyla sessizce bakmakla yetinir. Yaşayamadığı ve dışa vuramadığı olaylar yalnızlık hissiyatıyla sentezlenir ve bir bir süre sonra duygusuzluk adı verilen durumu oluşturur. Bir gün aynaya baktığında ya da içten bir şekilde gülmek isteyip hatırlayamadığı kadar uzun bir süre gülmeyip unuttuğunu farkedince anlar bunu. -
(bkz: sporun ustune tatli yemek)
Kan ter icinde spor yap yap, ustune yaktığın kalorileri geri al misliyle. Iste bu noktada insan bazi duygularını yutuyor tatlinin dibini siyirir gibi ansjsssjs -
(bkz: dünya)
