ilk kez makyaj yapıldığında yaşanan his

  • hiç yapmayan birisinin bilemeyeceği bir histir.
  • Korku...
    Neden mi? Ablam kirpiklerin çok güzel diyip kalem falan sürmüştü. Ben de sanıyorum bizimkinin makyaj temizleme suyu vs. Var sonra biraz durdu o ablam dediki yok bende temizlemek için envanter... Kalktım direkt yıkadım sildim ama ne kadar çıkarsam da nasıl kaliteli bir ürünse yapışıp kalmış. Ertesi gün okula gidince 54353 kişiden gözünde sürme mi var rimel mi var gibi tepkiler almıştım.
    Edit:ablamın erkek kardeşlerinin küçüğü ve en yakışıklısıyim.
  • "Aaa harbiden benzedim ya" nidasıdır.

    Sağlam bir fondöten kaplaması, göz kalemi ile özene bezene çizilmiş biri beyaz, diğeri siyah sürme, yanaklarımda allık bittiği için rol arkadaşımın ruju ile yapılmış elma izleri ve dudağa hafif kırmızı dudak kalemi etkisi... Yüz hatlarına gölgeler ve yeni sinek kaydı traş olmuş başa yeşil hatlı kırmızı bir fes. Kostüm de tamam. İşte size ilk ve 120 küsur kez tekrarlanacak olan oyunun baş kahramanı Keloğlan :)
  • ölmüş de hortlamışım hissi.

    --- spoiler ---
    lisedeyken halk oyunları yarışmasına çıkmıştık. zeybek oynadık.
    yüzümüz ışıkta parlasın diye mi yoksa parlamasın diye mi bilmem, zorla pudra fondöten sürmüşlerdi.
    bir de herkese aynı fondöten sürüldü. uyum muyum zaten yok, hortlak gibi olduk.
    ulan efe adama yapılır mı bu be.
    --- spoiler ---

    sigara içiyor olsam yakardım şimdi bi tane.
    hüzünlü anılar serisi - vol 1
  • İlk sakalım çıktığında çok garipti. Sol yanağımın çeneye bakan tarafında 2 tane tüy. Anlamamıştım ne olduğunu. Neden çıkardı ki bu. Her erkeğin başına geliyor mudur acaba? Yoksa bendr mi bir sorun var? Çok utanıyorum. Aileme bundan Nasıl bahsederim peki? Nasıl anlatabilirim tam anlamıyla bir ergen olduğumu, banyo sayımı arttırmam gerektiğini. Nasıl kurtulacağım ya rab bu şeyden. Falan. Bu tarz düşüncelerdi. Ama Sağolsun berber Cemil abi saçlarımı kestirmeye gittiğimde Oralara da bir el atmıştı. Kralsın Cemil abi.

    (bkz: Sakal erkeğin makyajıdır)
  • Dudağım catladiginda dudak nemlendirici surmustum. Sayılmaz di mi ? Hani bu hissi filan da olmadı zaten...
  • Biraz süslü hatta kokoş sıfatıyla nitelendirebileceğim bir çocukluğum oldu.kıyafetlere,yüzüklere,parlak-pullu-boncuklu ıvır zıvırlara bayılıyordum.hal böyle olunca makyajla tanışmam da olması gerekenden çok erken oldu.(6 yaşımda) gayet hoşuma gittiğini,herhangi bir rahatsızlık hissi duymadığımı hatırlıyorum.bir daha makyaj yapma ama’larla başlayan cümleleri başarıyla savurup bir süre daha devam etmiştim annemin makyaj malzemelerini mahvetmeye.belki de hevesimi almama izin vermeselerdi o yaşlarda,Şu an 100 kat ruj sürdüm videoları çeken bir house olur idim.Sağ alttan beğenmeyi ve abone olmayı unutmayın
  • Rahatsız edici bir histi ne yalan söyleyim. Herkes doğal haliyle güzel ve bakımlı gözükmek ister. Ama gel gelelim ki yüzdeki lekeler, kırışıklıklar, solukluklar, morarıklar... buna izin vermez. Aksine kadını bakımsız gösteriyor. Halbuki hiç de öyle değil ama günümüzde makyajsıza karşı bakış açısı bu şekilde değişiyor.

    Sonra yok anam ben makyajsız hatun severim yok babam doğal olanlar güzel yok canım bakımlı ol yeter falan palavra.

    Bankada, AVM de falan işlerimi halletmeye çıktığımda, makyajlıya ve makyajsıza nasıl tavır sergilendiğini görüyorum. Bizzat yaşıyorum. Görüyoruz.

    Makyajsızı bakımsız sanıyorsunuz. Sanmayın.
  • Genelde gidip çıkarma istediği oluşur çünkü alışılmadıktır ve yüze alır gelir.
    Yapa yapa alışılıyor ve yabancılık gidiyor.
  • (bkz: Çok güzelim be)
  • sanırım ilkokula gidiyordum belki daha küçüktüm. asıl tuhaf olan bu değil arkadaşlar.babamın yurt dışından bana hediye olarak getirdiği gerçek makyaj seti ile başladı her şey...

    makyaj ürünleri tamamen doğal olmasından ötürü sanıyorum annem onaylamış olmalı ki ben bir anda kendimi aynanın karşısında rengarenk boyalarla boyarken buldum. ama asla o şekilde evden dışarı adımımı atmadım. hatırladığım kadarıyla makyaj yapmanın benim için bir tablo boyamaktan farkı yoktu. boyaları, renkleri ve resimleri her zaman sevdim.

    tabi bu makyaj setini gören arkadaşlarım kurcalamadan edemedi ve bende bunun önüne geçmek için olmalı ki kuaförcülük oyunu uydurdum. tabi ki kuaförde ben oldum. küçük yeşil bir çocuk koltuğum vardı ve arkadaşlarımı sırası ile oraya oturtup boyuyor ve evden çıkarken silmeleri konusunda anlaşma yapıyordum. açıkçası unutamadığım anılarımdan biridir. bana bu mutluluğu yaşatan aileme şükranlarımı sunuyorum. çünkü lise yıllarında herkes makyaj yaparken benim asla ilgimi çeken bir konu olmamıştı. zaten küçük yaşta tüm hevesimi almış ve çoktan o defteri dürmüş idim.

    üniversite yıllarında ise yaşımın çok küçük görünmesinden ötürü yavaş yavaş makyaja yöneldim tabi ama hiçbir zaman abartı makyajı sevemedim. hatta hala yaptığım bir şeydir; o kadar ruj sürerim tam evden çıkmama ramak kala peçeteyle azaltırım. sevgiler. :)
  • Her makyaj yapisimda hissettigim hislerdir. Normalde makyaj yapmaktan hic ama hic hoslanmayan biriyim. Dusunsenize guluyorsunuz ve agzinizin yaninda olusan cizgilere fondoten doluyor, kirpiginizdeki rimel gozluk caminizia bulasiyor, ulan yuzumu kasiyamayacak gozumu ovalayamayacaksam guzel gorunsem ne olur ki. Ha zaten makyajı kaldirabilen bir cildim de yok bunu da itiraf ettim su an. En son mezuniyet balomda 7 saatten daha az makyajlı durdum ama o bana 3 gun alnimda ve cenemde birer sivilceye mal oldu. Sunu da soyleyeyim, yuzlerine kat kat makyaj yapan kizlarin videolarıni gormek midemi bulandirmiyor degil. Öö. Makyajli degil bakimli olun kizlar. Hadi optum
  • Hayatımın ilk ve tek makyajını 16 yaşında ablamın nikah töreninde yapmıştım.. Onu da hüngür hüngür ağlamak suretiyle salvador dali'nin sürrealist tablolarina benzetmiştim..
  • Kendine yabancı hissetmek, bir taraftan hayranlık bir taraftan müthiş bir şaşkınlıkla aynaya bakma isteği ve sonrasında sürekli gergin hissetme (acaba şu an nasıl görünüyorum) ve nihayetinde hepsini unutup gözlerini ovalamakla (bende refleks) biten garip hisler zinciri