ilişkilerin kurgudan ibaret olması

1 entry daha

  • Günümüzde birçok kişinin yaptığı eylemdir. İnsanlar ise (buna bende dahil) daima bir arayış içierisindedir. Aşk ise büyük bir derya denizdir. Keşfedilmesi belki de bir ömürden fazladır.

    Yazıya geçmeden önce şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim.

    Her insanın ilişkiye başlamadan önce belirli kriterleri vardır. Bir erkek olarak örnek vermem gerekirse; sarışın olsun, bilgili olsun, ilgi alanları benimle benzer olsun, karakterli bir yapıya sahip olmasını isterim. (Bir başkasının kriterleri daha farklı olabilir.)

    İlişkiye hazır olan insanlar ister istemez kafasındaki kriterler ile karşısındaki bir kıyaslama içerisine girer. Esas sorun ise kafasındaki kriterlerin karşısındaki için uygun olduğunu düşünmesidir. Yani karşıdaki kişiyi olduğu gibi kabul etmek yerine, kafasındaki kriterlere uygunluğu söz konusudur. Bir ilişki başladıktan sonra zaman içerisinde kişi, karşı tarafın özelliklerinin kriterleri ile bağdaşlaşmadığını ve o kriterlere uygun olmadığını fark eder.

    İlk zamanlarda hormonlar kişinin ilişki boyutunda sağlıklı karar almasını engellediği için bu tip bir yola genellikle girilir.

    Sonrasında ise ilişkilerin bitişi genellikle "seni artık tanıyamıyorum." , "sende aslında herkes gibisin." , "dayanamıyorum artık." Şeklinde son bulur.

    Konuyu örneklemem gerekirse (biraz kötü bir örnek olacak) güzel, bakımlı bir kızın yanındaki serseri ve umursamaz bir insanı örnek verebiliriz. Bu örnekte kızın ilişkideki ana fikri "onu düzeltebilirim. Onu düzeltip kendi kriterlerime uygun biri yapabilirim. O aslında başkalarına karşı böyle davranıyor. Bana bu şekilde davranmaz." Mantığı hakimdir. Ancak sonuç ise genellikle ayrılıkla son bulur.

    Aslında olay insanları olduğu gibi kabulleneyip, sürekli beklenti içerisinde olmamızla ilgilidir. Bir kişiyi sahip olduğu özellikleriyle kabullenmemek ilişki içerisinde çatlaklara sebep olur.

    Sonuç olarak insanları iyi gözlemleyip olduğu gibi kabullenmek gerekiyor. İlişkilerin temel bitiş sebebi ise bir kişinin başkasını değiştitirmeye çalışma eğilimidir.

    Nietzsche ise konuyla ilgili şöyle bir söz söylemiştir:
    "Belki de şu an sevdiğiniz insanı düşünmektesiniz. Ama daha derinlerine inin. Sonunda sevdiğinizin o olmadığını düşüneceksiniz. Siz bu sevginin içinizdeki yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz.
1 entry daha