idam gelirse geriye dönük işlemeyecek
-
başbakan binali yıldırım'ın söylemleridir.
yıldırım, bahçeli'nin idam konusunda "akp hazırsa mhp dünden vardır" lafının üzerine bunu söylemiştir. -
(bkz: biz geriye dönük işlemeyecek demedik) -
türk ceza kanunu'nun olağanüstü hal kapsamında dahi değişmeyecek prensiplerine uygun söylemdir.
tck 2. maddenin başlığı suçta ve cezada kanunîlik ilkesi olmakla beraber birinci fıkrada "kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz" ibaresi geçmektedir.
bu madde uyarınca cezaların geri yürümezliği kabul edilmiştir. herkes işlediği suçun tarihinde yürürlükte olan kanuna göre cezalandırılır.
olur ha bu ülkede her şey mümkün kafasıyla hareket edilir de idam cezası kabul edilir üstüne bir de geçmiş suçlarda uygulanmaya çalışılırsa anayasanın 2. maddesinde bahsedilen cumhuriyetin unsurlarına aykırı gelinmiş olur.
anayasa madde 2: türkiye cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
haydi diyelim buna da aykırı geldik anayasayı yok saydık. hukuk devleti, insan haklarına saygılı devlet gibi tüm ibareleri çiğnedik. çünkü bize koymaz ülkede hukuk mu kalmış insan hakları mı kalmış değil mi? değil işte işin bir de uluslararası yönü var. insan hakları sözleşmelerinde imzamız var. hiçbir devletin günümüz dünyasında dış güçlerden tepki alarak refah içinde yaşaması mümkün değildir.
ne diyelim hakkımızda hayırlısı olsun. -
toplumumuzda ceza hukukunu 'ceza hukuku' yapan en temel ilkelere bile saygı duyulmadığını ve açıkça orman kanunlarının halen etkisini sürdürdüğünü gösteren cümle.
çünkü eğer aksi olsaydı, böyle bir cümlenin kurulması bile gerekmezdi.
"nullum crimen, nulla poena sine lege"
- kanunsuz suç ve ceza olmaz.
*ne alakası var diyenler için kısa bir açıklama yapabiliriz. 'suç' dediğimiz şey, basit bir kelimeden ibarettir ve ancak ve ancak kanunla düzenlenir. dolayısı ile kanunda açıkça suç olduğu öngörülmeyen bir eylem ne olursa olsun, suç değildir. ceza da buna paralel olacak şekilde, suça bağlanan yaptırımdır. yani kanun şöyle olmalıdır; bunu yaparsan ben de sana şunu yaparım. bu kadar açık ve net.
dolayısı ile kanunsuz suç ve ceza olmazken, yeni getirilen bir ceza türünün geriye dönük olarak uygulanması da imkansızdır (yani hukuk düzleminde imkansızdır, yoksa herkes her istediğini yapar orası ayrı). örneğin çocuk cinsel istismarı suçu için bugün 'bu suçu işlersen, ben de seni idam ederim' demiyor kanun veya Devlet. ne diyor? 'bu suçu işlersen, ben de seni hapse atarım'. adamın biri de gidiyor bu suçu işliyor. Devlet bu noktadan sonra çıkıp; 'sen bu suçu işlerken seni hapse atacağımı söylemiştim ama şimdi bunu değiştirdim, idam edileceksin' derse, artık hukuktan bahsedemeyiz.
işte bu yüzden kanunsuz suç ve ceza olmaz, dolayısı ile de kanunda düzenlenen yeni cezai hükümler, kendilerinden önce işlenmiş olan suçlara uygulanamaz.
uygulanmamalıdır da. -
İdam gelirse yine denizlere erdallara işleyecek çünkü. -
Geriye dönük işlemeyecek olmasının sebebi Abdullah Öcalanı asmak istememeleri olması bir yana uluslararası anlaşmalar gereği siyaset suçluları hayati tehlikeleri varsa kendi ülkelerine iade edilmez. Dolayısıyla Fethullah Güleni geri almak istiyorlarsa idam cezasını getiremezler. Yani bu açıklamalar tamamen halkı gaza getirmek amacıyla
yapılıyor.
Edit: hukuk hocam şu yorumumu görse sınava gerek duymaz beni bırakırdı.kendimi esefle kınıyorum. Efenim zaten geriye
dönük cezalandırılma yapılmaz. O an ki kafayla idam cezasını TCK'dan ayrı tutmuşum demek ki.
