hüsran

  • mehmet akif ersoy şiiridir.

    "Ben böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı,
    İslâmı uyandırmak için haykıracaktım.
    Gür hisli, gür imanlı beyinler, coşar ancak,
    Ben zaten uzun boylu düşünmekten uzaktım?
    Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?
    Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;
    Feryâdımı artık boğarak, na'şını, tuttum,
    Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.
    Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
    Hiç çağlamadan, gizli inen yaş gibi aktım.
    Yoktur elemimden şu sağır kubbede bir iz;
    İnler "Safahât"ımdaki husran bile sessiz!"
  • "... hüsrana uğratmak şu veya bu şekilde kendinden beklenen bir şeyi boşa çıkarmak, gözardı etmek ya da yok saymaktır, ayrıca karşınızdaki kişiyi -ister talep ettiği şeye sahip olup da vermeyerek, ister talep ettiği şey sizde varmış yanılsaması yaratıp vermeye yanaşmayarak- kandırmak anlamına gelir."

    Yoksunlukla baş etmek için Tutunacak bir yer bulamayınca gidip denizde karar kılınabilir. Bir tutam pamuk sessizliğiyle oturup denize bakılabilir. Denize bakarken su kadar gökyüzü kadar ağlanabilir de tabii.