her ortamı bozan insan
-
'Bak şimdi çarparım ağzına hee' diye kızarım.. -
hep böyle insanları hayatıma dahil etmişim onu anladım bu gün. kadın erkek fark etmez. ya ben her ortama uyan biri olduğum için bana bozuyorlar gibi geliyor. ( bir erkek arkadaşım travesti oldu arkadaşlığı kestim. tercihlerine saygı duymadığımdan değil.gay iken de onunla gay barlara da gittim.sevgilileri ile de tanıştım. tek sebep eyvah ben de ona uyar kötü yola falan düşerim diye tamamen korkumdan yani)
hayatıma giren misal iki eski sevgilim dünya uyumsuzu insandı. (ben de çok akıllı bir bok değilmişim bakın. sabah bile bu uyumsuzu özledim 10 ay sonra diye zırıldıyorum)
birisiyle o dönem doğuda çalışırken sevgiliyiz. ev arkadaşım da var o sırada. ev arkadaşımın sevgilisi nasıl uyumlu çocuktu. hatta o kadar eğleniyorduk ki o çocukla biz evde bir yasak aşk yaşanmadıysa yemin ederim arkadaşımın aşkısın raconunu çiğnemememden.
ev arkadaşım da benim sevgilim de hep uyumsuzdu. arkadaşımın sevgilisi hadi okey oynayalım diyor. benimki yok mok mırın kırın. zorla oynatıyoruz bunu. bir el yenilsin ev arkadaşım ıstakayı fırlatıp banane yaa oynamıyorum diyor.
tamam o zaman kızılbüyü ile tavla oynayalım biz diyor arkadaşımın sevgilisi. tavla oynarken bu kez bunlar dikkat çekmek adına ev arkadaşım sigarasını yüzümüze üflüyor, kül tablasını sertçe masaya koyma falan. benimki karşı koltukta açmış son sesine kadar telefonu savaş oyunu oynuyor full gürültü.
ben diyorum hep birlikte film izleyelim madem diyorum. arkadaşımın sevgilisi de aaa iyi fikir diyor. benim ki ben kalabalıkta film izlemeyi sevmem.
odalarımıza çekiliyoruz, herkes sevgilisi ile film izliyor. bize kahve yaparken onlara da yapıyorum "sormadım ama içer misiniz" diye kapılarını çalıyorum. arkadaşımın sevgilisi "ay ben de tam kahve içelim diyecektim." diyor. ev arkadaşım "gece uyuyamıyoruz sonra biz içmiycez"diyor.
odama geçiyorum bu kez de sevgilim "sen salak mısın neden onlara da kahve yapıyorsun hizmetçi misin" diyor.
hep birlikte akşam yemeği yiyeceğiz, özenmiş yemek yapmışım benimkiyle ev arkadaşım dışarıda yemek yemek istiyor. hazırladığım masayı sinirle toplarken bana ev arkadaşımın sevgilisi yardım ediyor. "olsun yine de eline sağlık üzülme" diyor.
çocuğa bir gün mutfakta "inşallah bir an evvel kurtuluruz bunları sevmekten" demişim istemsizce.
çünkü her ortamın içine ediyorlardı.
ve ben akıllandım mı. hayır asla. yine bir uyumsuz buldum egeye tayinim çıkınca.
ben kahvaltıyı çok severim kahvaltıya özenirim.bunun evine gidince kahvaltılık hiç bir şey yok.gidip almazda marketten. "ben kahvaltı yapmıycam ki" der.
ben gidip alıp hazırlayınca tabi ki yerdi.
kahve içmeye diye gideriz kafeye, "ben kahve içmiycem" der soda içer. ki gerçekten kahveme eşlik edilmesi bana çok keyif veren bir aktivitedir.
akşam bana gelecektir. yemek hazırlarım şarap, mum ışığı, plak arka fonda. koşarak eve girer, çok açım diye.
şarap pek sevmediği için ona bira da almışımdır ama yemeğin yanında bir kadeh içer diye ona da doldurmuşum şarap.
masadan kalkar "ben ayran içecem" diye.
neyse kızılbüyü sakin ol derim kendime. ayran şişesini masanın orta yerine koymaya çalışırken şarap kadehini devirir. tüm yemekler şarap içinde kalır. ortam, masa her şey o an gider ki bu tarz ortam bozmaları da çoktur. çoğu zaman mutfaktan masadan uzak dur diye çığlık çığlığa yemek hazırlardım.
tabi o şarap benim son seviyem olur. başlarım bağıra bağıra ağlamaya. en son gözümü açınca bakarım ki peçeteyle makarnaların üzerindeki şarabı silmeye çalışıyor.
bir de en yakın kız arkadaşımın da ne zaman bara gitsek çocuk gibi "uykum geldi eve gidelim" diye barda sürekli surat yapması ve biraz daha duralım dediğim zamanda bence bilerek yapıyor ama mekanda pistin ortasına kusmaları da meşhurdur.
yani çevremde hep ortam bozan insanlar mevcut
