her akşam votka rakı ve şarap

1 entry daha

  • dario moreno abimizin yaptığı/aranje ettiği yüzlerce şarkısından tartışmasız ve açık ara en vurucu, en acı verici ve en çok en'lerinizi yaşatacak olandır

    uzaklara bakarsınız sadece dinlerken. dario moreno kokteylinizi hazırlamış olmanız ön şarttır. uzaklara bakıp geçmişteki yaşanmışlıklarınızı film şeridi gibi geçirirsiniz önünüzden. salt eski sevgili(leri)niz ya da platonik aşk(lar)ınız olmak zorunda değildir bu. belki on binlerce kilometre ötede yalnız geçirdiğiniz, sizin yaşınızdan beklenmeyecek olgunluğa ulaşmış fikirlerinizi paylaşacak birini bulamadığınızda yalnız başınıza saatlerce yaptığınız yürüyüşler, sağanağa yakalanıp eve sırılsıklam geldiğinizde halinizi soracak kimsenin olmaması, bardağı taşıran son damlanın akabinde bir sokak kaldırımına çöküp dakikalarca hıçkırarak ağladığınız, insanların hiçbir şey yokmuş gibi yürüyüp geçişini gördükçe hıçkırıklarınızın nefesinizi kesmesi, akabinde yanınıza gelen tek insanın da bir mülteci olması ve son parasıyla aldığı bileti size vermek istemesi gibi histeri krizine sebep olabilecek aksiyonlar yaşamanız da olabilir.

    18-19 yaşlarınızda içkinin dibine vurup ortamlara akılması gerekirken saçma sapan hareketler yapan bir grup embesilin arasında tek başınıza oturup kalmama adına eve hapsolduğunuz gelir aklınıza belki. yaptığınız tek şeyin dünya hakkında daha fazla okuyup daha çok şey öğrendiğiniz, öğrendiklerinizi sürekli bir beyin fırtınasında sorgulamanız, fakat bunu konuşacak hiçbir arkadaşınız olmadığı için sürekli ikinci iç sesinizle başbaşa kalmanız durumu, aylarca sevip bir türlü açılamadığınız boerkökenli kızın yaşattığı yıkımı yine aylar sonra atlattığınızı düşünürken tesadüfen açılan bir sekme sonucu karşınıza çıktığında hala o ışıltılı, şatafatlı ve bol partili müsrif yaşamına son gaz devam ettiğini, sex partnerlerinin her biriyle gününü gün ettiğini görürsünüz o karanlık mağaranın içinde volta atarken.
    sahile çıkmaya korktuğunuz gelir hatrınıza, sahildeki bir ton mutlu insanı gördüğünüz an. hepsinin hayata bir şekilde tutunduğunu, boş ve anlamsız gelen muhabbetlerine kulak kabarttığınızı hatırlarsınız.

    aradan 3 sene kadar zaman geçmiştir. artık hayatınızda birçok yaşanmışlık vardır. her ne kadar saddam'ın 3 saatlik arabistan fethinden hallice de olsa başarılı birkaç operasyonunuz ve dünyanın farklı yerlerinden vakit geçirdiğiniz ve yeni şeyler öğrendiğiniz bir sürü insan vardır. yarım-yamalak da olsa bir arkadaş, bundan çok daha geniş bir tanıdık çevreniz oluşmuştur. hayat artık daha farklıdır sanırsınız; her şeyin değiştiğini, eski-karanlık günlerin çok gerilerde kaldığını sanırsınız. buralardan sonsuza kadar defolup gitmenize artık ramak kalmıştır, her şeyi geride bırakacaksınızdır. ama aslında geride bırakılacak neredeyse hiçbir şeyin olmadığını tahayyül edersiniz kafanızda. yıllar sonra belki ilk defa şans verdiğiniz kızın sizi nasıl yüz üstü bıraktığı, bütüün bunları sizden dinlediğinde hayatınızı değiştireceğine yemin ettikten günler sonra hiçbir açıklama yapmadan sizi terk edişi ise en sonuncudur. mitralyözvari mouse hareketlerinizle dario moreno'ya gidersiniz. "ben anlatacak kelime bulamadım be dario ağbi, bari sen anlat da ben dinleyeyim" dersiniz o an. bendeniz, sahneyi bu güzel abimize terk edeyim isterseniz.

    edith piaf: şu işe baksana be abi, her türlü duyguya şarkı bulmuşsun da şu şarkıyı bilmeyip video önerisini reddeden sayın moderatörlere diyecek bir şey bulamamışsın.
1 entry daha