hayatın bir numaralı kuralı

  • herzaman 2 kere düşün. bunu okurken bile.
  • kendi işine bak.
  • Dürüst ol.
  • “Bir numaralı kuraldan bahsetmemek.”
  • keşke deme.
  • Hayatındaki en önemli kişi kendinsin.
  • anı yaşa!
  • Seni mutlu eden şeyi yap!
  • İki kere düşün!
  • Hayatın neresi ile ilgili olduğuna göre değişecek kurallardır. Örneğin ;

    Aşk hayatı için: kardeşin gibi sev, düşmanın gibi sik

    İş hayatı için: değer kat, gülücük saç, vazgeçilmez ol

    Aile hayatı için: her anın kıymetini bil, yaptığınız tüm etkinlikler kısıtlı

    Başka hayatlar için turuncuya boya beni
  • hayat kaale alınmayacak kadar değersiz, herşey günün birinde gelip geçecek ve biz tebessüm edeceğiz.
  • kimseye haddinden çok değer verme ve mutlu olmayı bil

    ilk olarak birini haddinden çok sevmek kendine ettiğin bir hakarettir.'*' yani şöyle sen bir insana çok değer verip o insan için her şeyi yapmayı göze alıyorsan ve karşı taraf senin zor gününde ortadan kaybolup sen o günü atlattığında ortaya çıkıyorsa vazgeç derim güzel kardeşim.çünkü ortada ne kardeşlik ne dostluk var demektir. bu kişi sana ancak yük olur

    mutlu olmayı bilmek bana göre farkında olmaktır. size naçizane tavsiyem "fazla değer vermeyin ama her şeyin değerini bilin" dışarı bakıp etrafı görüyorsan, bir tas çorba içebiliyorsan, nefesini sağlıkla alıp-veriyorsan bunun değerini bil çünkü hayat değerini bilmediğin şeyden seni sınar.

    not: şimdi diyeceksiniz rürü tamam ama o zaman neden dead onu bende anlamıyorum yani teoride iyiyim aslında
  • hayat özgür olma hikayesidir bir nebze. önce ailenizden koparsınız, sonra çevrenizden. bulunduğunuz şehirden gidersiniz, bazen ülkenizden ayrılmanız gerekir. okula gider kaçmak istersiniz, işe girer çıkmak istersiniz. biriyle daima yan yana olmak için evlenir, sonra o olmadan yapacak aktivite ararsınız.

    neticesinde insanın aradığı özgürlük müdür? sartre'nin dediği gibi insan özgür olmaya mahkum mudur? yoksa bu özgürlükten beklentisi huzur mudur insanın? galiba böyle. neticede her insan huzura doğru kayar. çalışanların pek çoğunun hayali deniz kenarında huzurlu bir emekliliktir. huzurlu ve sessiz, kargaşasız.

    çelişkiye bakın ki bir insanın sonsuz huzura ve sessizliğe kavuşabildiği tek yer de mezarıdır.

    *yazmaya çabaladığım romanımdan sözlük formatına uyarlanan ufak bir pasaj*
  • hayat saçma sapandır.
  • kesinlikle daha çoğu vermeyeceksin, acı çekmemek için gerekirse eksik etek ol.
    sevginin, saygının, fedakârlığın, değerin ( vs. ) ederinden fazlasını verdiğin zaman bitersin.
  • asla, asla demeyeceksin
  • 10 dakikalık bir filmin yılın en iyi kısa film ünvanını kazandığı ve sinemada gösterime gireceği açıklandı.

    filmi merak edip izlemeye gelen büyük bir kalabalık toplandı. seyirciler salona girdi ve film oynamaya başladı ama bir gariplik vardı.

    film başlayalı 6 dakika olmasına rağmen ekranda sadece aynı sahne vardı. kamera açısı sadece bir odanın tavanını gösteriyordu. 7. dakika da aynı sahnede bir değişiklik olmadan geçince, seyirciler şikayet etmeye başladılar ve bazıları zamanını kaybettiğini söyleyerek salondan ayrılmak istedi.

    aniden kamera açısı tavandan yere indi ve omurilik felci, tamamen engelli yatağa uzanmış bir çocuk görüldü ve şu cümle yazılıydı:
    "bu engelli çocuğun hayatının her saatinde gördüğü sahnenin sadece 8 dakikasını size sunduk ve siz buna 8 dakika bile katlanamadınız....
    hayatınızın her saniyesinin değerini bilin ve şükredin."
  • anı yaşa ne ileriyi ne de geriyi düşün. :)
  • hayatın kuralı olmamasıdır.
  • (bkz: Büyük lokma ye büyük söz söyleme)

    İnsanın ölesiye eleştirdiği eylemlerde bulunma mesafesi hep bir anlık. Korkuyorum bundan.
/ 3