hayatın anlamsız geldiği anlar

  • iki gözü görmez hale gelmiş,yüzünde ciddi yanık izleri olan, iki kolununda 2şer ön kol kemiği kırılmış ve bir de sağ kol kemiği kırılmış gazinin tedavisini sürdürürken, hava nasıl çicekler açtı mı? Gökyüzü nasıl diye bir anda sormasıdır.
  • şafak vakitleri
  • pencereden dışarı bakıp bir karganın uydu kablosunu salladığı vakit,
    babanın eve gelip, gözleri kan içerisinde kaldığında beynimde hücum ataklarına başlayan sorulara hiçbir cevap veremem eşliğinde; babanın, elini "bu işler çok sıkıntı" der gibi bir hareket yapması sonucu,
    sokakta yürüdüğümde, kağıt toplayan bir dostumun; kefen gibi pislik, o beyaz plastiğin üzerine "porşe" yazdığı vakit,
    annemin öleceğini düşündüğüm vakit,
    tek hakikatin ölüm olduğunu bildiğim vakit,
    galiba ölmek mefhumu hayatımı daha anlamlı hale getireceği yerde, "yok oluş eşiğinde kaldığın vakit, eşikten geçip de yok oluşa ulaştığında ne karga ne de çocuk olacak" der gibi telkinlerde bulunuyor. bilemiyorum. zor'ro. Z.
  • Mesela şu an. Hiçbir anlamı yok
  • Düşünen bir insan için herhangi bir an olabilir. Otobüste giderken, öğlen yemeğinde, yatmadan önce, yürüyüşte hergangi bir anda birden gelir insanınaklına. Ben kimim? Ne yapıyorum? Niye yapıyorum? Akılda onlarca soru dolanır. Hiç birine gerçekten mantıklı cevaplar verilemez. İşte bu olduğunda insan bir hiçliğin ortasında bulur kendini. Bu zamana kadar yaptığı her şeyi düşünür ve kendine sorar: bunu yapmasaydım ne değişirdi? Hiç bir şey. Peki ben doğmasaydım; hiç var olamsaydım dünyanın bundan haberi olur muydu? Muhtemelen hayır. Bir başkası benim yerimi alırdı sadece. Peki ya herhangi birisi önemli birisi hiç olmasaydı dünya bunun farkında olur muyud. Mesela Davinci hiç doğmasaydı insanlar mona lisa'nın eksikliğini çeker miydi? Hayır. Peki hiç herkes hiç kimse olabiliyorsa ben neden biriyim? Önemli sandığım şeyler ne kadar önemli? Bunlara sahip olmayanlar da benim gibi yaşayıp ölüyor. Torunlarımın çocukları bile beni tanımıycakken benim bu kadar çabalamam ne için? Kendi içinizde yaşadığınız bu tür bir diyalogdan sonra hayat anlamsız olur. Kendine bunları unutturmak için bir amaç bulduktan sonra bir sonraki aydınlanma anına kadar hayatın normale döner.
  • -normal zamanlarda-
    pazartesi sabahı saat 6.45'te alarmın çaldığı anlar.
    hoş, şimdi 6.45 olmadan kalkıyorum buna mecbur olmamama rağmen.
  • ŞU AN.
  • her türlü anlamsızlığın, zaman geçtikçe bir şekilde anlamlı hale gelebiliyor olduğu gerçeğini hatırlatan başlık.
    Maalesef hayat devam ediyor ...

    Edit : birileri bunu anında beğenmese de , bu böyle. Dünya hiç kimsenin etrafında dönmüyor.
  • sevinçlerin ya da üzüntülerin yavaş yavaş geçmeye başlaması. her şeyin geçici olduğunu fark etmek böyle hissetmeye sebep olabilir.
  • morg kapısında beklemek..
    bitti diyor insan, tamam işte. hayat bu kadar. kendini parçaladığın kariyerin, bitmesini istediğin acıların, bir heves için kırdığın kalpler. hepsi bitiyor diyorsun zaten ondan sonra hayat bu.
/ 2