hatırladıkça iç burkan çocukluk anıları

4 entry daha

  • ilkokul 1.sınıfta lösemi hastası olan bir arkadaşımız vardı.çocuktuk;koşuyorduk,oyunlar oynuyorduk,uğur böcekleri yakalamaya çalışıp,ölmüş solucanlara mezarlar yapıyorduk..ciddiyet bizim için bir ders saati boyunca sessiz kalabilmekti belki de.bilmiyorduk ki..kaç gün geçti emin değilim,bu arkadaşımızın durumu ciddileşti,hastaneye yatmak zorunda kaldı.büyüklerin yüzlerinden düşen telaş ki korkuyla harmanlanmış..o hastanedeyken ona mektuplar yazdık,oyuncaklar yolladık,dönücekti aramıza.dönmedi..ölümün yalnızca minik solucanlara uğradığına şahit olmuştuk o güne kadar..eski evimizde kırmızı koltukta oturan anneme sarılıp ağladığımı hatırlıyorum epeyce.annemin saçlarımı okşayışını..
    yiğit hiç gelmeyecekti belki aramıza ama bugün bile anımsadıkça onu,ölümün boğazımda düğümlediği yumrunun sızladığını hissediyorum.yiğit aramızdan uçtu ama biz büyüdük,çocuk gözlerini de kendimizle beraber büyüttük,büyüyeceğiz..ah çocuk.
  • akla geldikçe duygudurumunu bir tuhaf yapan, geriye dönüp bakıldığında çok uzakta kalmış gibi görünen çocukluk zamanına ait anılardır.

    okul yeni kapanmıştı. normalde tatil de olsa evden dışarıya çıkan bir insan değildim; ama o gün nereden estiyse mürsel adındaki arkadaşımla bira şişesi toplayıp satmaya karar verdik. köy içinde bulamıyoruz. o yüzden köy dışına giden yolu takip edip şarampole atılmış olan bira şişelerini toplayacağız. hem tatil de zaten. satışta efes bira şişesi tanesi 50.000'*' tuborg bira şişesi 100.000'*'. bu yüzden tuborg bira şişeleri bizim için daha değerli.

    köyün yolunu yürümeye başladık. bulduklarımızı çabuk farkedilmeyecek yerlere saklıyoruz. dönüşte de toplayacağız. köy yolu üç kilometre kadar ve biz bu yolu güneşin altında saat iki gibi yürüyoruz. yolu bitirmiştik ama umduğunuz kadar fazla bira şişesi bulamamıştık. devam edelim dedik ve devam ettik. yaklaşık bir kilometre daha yürüdük. artık yorulmuştuk ve dinlenmemiz lazımdı. tarlalar vardı yol kenarlarında. bir tarla evine gidelim dedik. tarla evindeki abi bize hat değiştirmesi sırasında yardım edersek yirmi kuruş vereceğini söyledi. ve biz de kabul ettik.

    yirmi kuruş! yirmi kuruş yahu. yapacağımız iş de öyle az buz değil hani. tamam çocuğuz ama yine de yapacağız o işi. biraz da onu tarifleyeyim. sulamaktan çamur olmuş bir tarla ve bizim bu tarlada bir sonraki sulama yerine çekmemiz gereken 10 fıskiye ve 20 boru. abi yardıma gelmeyecekti. ve biz arkadaşımla bu işi tam yirmi kuruşa yaptık. '*'

    artık dönüş yoluydu. yürümeye başladık. toplaya toplaya ilerliyoruz yoldan ama işler kesat bu defa. beklediğimiz kadar yok. köye girmek üzereyiz ve biz hesapladigimiza göre 450.000 '*' şişelerden ve yardım ederek de 200.000 '*' kazanmışız. toplamda sadece 650.000 '*' tl mız var.

    köye geldik ve direkt bakkala gittik. amcaya bira şişelerini sattık ve kazandığımız para ile iki tane küçük gofret ve bir sakız alıp arkadaşımla paylaştık.

    ve biz sadece bir gofret yeyip bir sakız çiğnemek için toplamda yaklaşık sekiz km yol yürümüştük. yine her zamanki gibi kendi kazandığımız için tadı enfesti.'*''*'
4 entry daha