hasan hüseyin korkmazgil

2 entry daha

  • her yerde birden olmak. En sevdiğim şiiridir.

    dün gece tiyatrodaydım
    merhaba a merhaba b merhaba c ahahah
    hepiniz de burasınız
    hepimiz de burdayız
    kanişler bakım ister
    evet biraz aspirin uzun yaşar çiçekler
    çiçekler uzun yaşamalı
    çiçekler taze kalmalı
    çiçeklerin suyu
    her gün evet biraz aspirin
    masmavi bir kürenin yüreğine bir bıçak
    kan sızan ak kavaklar
    baktım arandım onu o yoktu oralarda
    hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
    dedim görmediniz mi
    dediler yook yook
    dün akşam sergideydim merhaba a merhaba b merhaba c
    yani hep burdayız yani hep birarada yani keyfimiz gıcır ahahah
    ne mutlu türküm diyene
    ne mutlu sergi görene
    ne mutlu kokteyl içene
    tablolar hiç de benzemiyor asılmışlara
    şu sarının bi başka sarı ile hiçbir yakınlığı yok
    kırmızı benzemiyor sabahki gözlerime
    şu mavi belki biraz yalnızlığıma
    ama neden bunalmamış bu yeşil
    bu kara benzemiyor kayguma
    çizgiler küçük memur lekeler tutsak
    dışarda kaldı cadde dışarda kaldı grev
    dışarda evlerin kanlı bıçaklılğı
    bu renkler bu duvarlar ohohoho
    yani hep burdayız yani keyfimiz gıcır
    baktım aradım onu o yoktu oralarda
    hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
    dedim görmediniz mi dediler yook yook
    dedim ola ki maçlardadır aldım başımı gittim maçlara
    stadyumlar hınca hınç
    kadınlar kızlar oğlanlar çığlık çığlığa bir kalabalık
    kim demiş geri kalmışmışmışık
    kim demiş az gelişmişikmişik
    kim demiş borçlu doğuyormuş bebeler
    laf ulan laf laf ulan laf laf ulan laf ki ne laf ne laf ne laf
    işçi köylü küçük esnaf kaynaşmış bir kitle olup ya ya ya şa şa şa Fenerbahçe
    çok yaşa baktım arandım onu o yoktu oralarda
    bıyıklar saçlar memeler hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
    dedim görmediniz mi dediler yook yook
    dedim ola ki sinemadadır
    kaldırdım yakamı daldım sinemalara
    kadınlar kızlar oğlanlar süt girip bir kapıdan yoğurt yoğurt çıkıyolardı
    öbür kapıdan kiminin gözleri ıslak kiminin kovboy tabancaları
    ve mutlaka yağmur vardı
    ve mutlaka yağmur yoktu
    evler ağaçlara asılmışlardı
    ağaçlar ışıklara tutulmuşlardı
    bekçiler hırsızları kovarlarlardı
    bekçilerin cadillacları yoktu
    kaldırımda durup öksürürlerdi
    bir kurbağa yavrusu sıçrardı ıslaklığa
    ucuz şarap ıslatırdı bulvarın kuytularını
    ah ne filmdi ne filmdi ne film
    o kadar çok ağladım ki
    o kadar çok güldüm ki
    eşşek ne anlar hoşaftan
    baktım arandım onu o yoktu oralarda
    avuçları terli kızlar oğlanlar
    ve bir yerleri mutlaka ıslak
    hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
    dedim görmediniz mi dediler yook yook
    taktım takıştırdım vurdum bulvara
    bulvarda kürk mantolar
    bulvarda dantel külotlar
    bulvarda bin bir oyuncak kadınlar kızlar oğlanlar
    vay anam o ne bacak
    vay anam o ne kalça
    o ne göğüs
    o ne saç
    o ne et o ne but
    itişilip bu kapıdan
    sürtünüşüp şu kapıdan
    çıkılışıp o kapıdan
    tahlarda çiçekler mi
    dallarda bulutlar mı
    fidan fidan umutlar mı
    neye baksan yiyip içmek
    neye baksan döküp saçmak
    neye baksan vay anam vay allahına sevişmek
    baktım arandım onu o yoktu oralarda
    kucakları kitaplarla kızlar geçtiler
    bıyıkları yeni terli gençler geçtiler
    sigarayı silah sanan delikanlılar
    hepimiz ordaydık o yoktu oralarda
    dedim görmediniz mi dediler yook yook
    dedim ola ki plajlardadır
    o portakal güneşler o atlas sular
    dedim ola ki dağlardadır o çamlar o çam gölleri
    dedim ola ki yollardadır bindim kayan yıldız gibi otobüslere
    ninni ninni gemilerle aştım dişi suları
    harmanlara gittim ağustoslarda
    üzümler toplanırken gittim
    tütünler kırılırken gittim
    pamuklar devşirilirken
    ağıllar çekilirken sabaha karşı
    fabrikalar dağılırken
    çelenkler kurulurken kurtuluşlar kutlanırken
    marşlarla yürünürken şarkılarla gülünürken
    mendiller sallanırken ağıtlar düzülürken
    bayraklar çekilirken gittim
    aradım onu aradım çarşılarda aradım mitinglerde
    aradım grevlerde aradım
    ki güzel ne ki canlı ne ki diri şu yer yüzünde aradım onu
    o yoktu
    her şeyi herkes her alçaklık şu yeryüzünde o yoktu
    nobel düşü görüyordu katil pezevenk
    nobel düşü görüyordu hırsız satılmış
    kanlı ellerini soframdan alıp
    yeni doğmuşların sütüne uzatıyordu
    kim ki tükürmüş suratına çağın yargıcı
    hepsi vardı bu topraklarda fing atıyordu ama o
    o yoktu
    dedim görmediniz mi
    dediler yook yook
    bükülmesin diye boyunlar
    dinsin diye gözyaşı
    namluya kurşun diye sürdü o yüreğini
    davul çaldım
    davul çaldım duyan yok
    anam anam anam anam
    uzun ayak kısa ayak rap rap rap
    bir ölçüde basmadıkça toprağa
    akmadıkça denize nehirler gibi
    atlasak da sıçrasak da
    yırtsak da bilmem nemizi
    kurtuluş yok
    kurtuluş yok
    kurtuluş yok

2 entry daha