halil sezai'nin babası öldüğü gün konser vermesi
-
Ön edit: başlığı açan arkadaş entrysini silmis. Başlık bana kalmis.
Haluk bilginerin 7 sene öncesinden ayar verdiği mevzudur. Buyurun tekrar kulak verelim. (O oyunculuk bazında vermiş ama genel sahne sanatlarına uyarlanabilir diye düşünüyorum.)
"Babam öldü ama hala sahneye çıkarım yavşaklığına asla inanmam. Önce insandır önemli olan, oyun değil. Ben babam ölürse sahneye filan çıkmam, k.çımı yesin herkes. Bu kadar içini yakan bir şey varken ‘Çok üzgünüz ama show must go on’ demek, bırakın bu işleri yani. Rolümden etkilendim diyen aktör iki şeydir; ya yalancıdır ya ruh hastası. Hemen tedavi olması lazım. Oyunculukla ilgili her şeyi o efsane sanılan detaylardan ayırmak gerekli.
Oyuncular, ustalık sahibi olmadan efsane sahibi olmaya çok meraklıdır. İşini iyi yap, efsaneleri unut. Artık sinema ve televizyon gibi araçlar sayesinde kimin nasıl oynadığını herkes görebiliyor. Eskilerden ‘çook iyi oyuncu’ olarak hatırlanan birçok oyuncunun aslında çok kötü oyuncular olduğuna eminim. Oyuncuların çoğu yavşaktır genellikle...” -
halil sezai'nin babasının ölümünden fazla etkilenmediğini gösterir. halil sezai'den bağımsız olarak düşünürsek insanların babaları veya diğer aile fertleri ile arasındaki ilişkiyi, onlar için ifade ettiği duyguları bilmemize imkan yok. bu nedenle birinin babasının öldüğü gün yas tutması ne kadar doğalsa hayatına devam etmesi de doğaldır. kaldı ki ben kutlama yapanı da gördüm ve haksız da değillerdi. yani kimin kim için ne ifade ettiğini bilemeyiz. nüfus müdürlüğünde babası yazsa bile.
insanların sevinçlerini ve acılarını nasıl yaşayacaklarına da karışıyorsak özgürlüğün ö'sünden bile söz edemeyiz. -
profesyonelcedir.
