güzel bakmak

  • Bir arkadaşımız mesaj yazmış; neden acıları, hüzünleri yada kederinizi, mutlu şeylerden, güzel şeylerden daha çok paylaşıyorsunuz? Diye.
    Saatlerce düşündüm, haklıydı hayatın telaşesi ve temposunda zaten bitkin düşüyoruz ister istemez. Kafamızı dağıtmak, güzel şeyler görmek istiyoruz. Fakat ben acılarımı gösterirken acaba birisi kıskanırda nazar değer mi diye düşünmüyorum hiç, mutluluğumu gösterirkenin aksine. Çünkü bizler güzel bakamıyoruz, içimizde yanan bir fesatlık var. Herkes böyledir yada böylesiniz demiyorum. '' Böyleyiz'' diyorum. Başkalarının mutluluğuna kıskançlık yapıyoruz. Bunu yıllar önce bi arkadaşıma güzel bir haber verir vermez daha başlamadan bittiğinde, beğendiğim bir şeyi gösterdikten sonra başına bir şey geldiğinde öğrendim. Belki onların suçu değil, öyle olmaması gerektiğini kimse öğretmedi fakat kendimiz engel olabiliriz buna arkadaşlar. Neden acılarımızı haykırırken, neşemizi içimizde yaşayalım ki?
    Gore vidal " insanlara kazanmak yetmiyor, diğerlerinin kaybettiğini de görmek istiyorlar" diyor. Halbuki içten bir güzelliğin olduğu yerde kimse kaybetmez, güzel bakabildikten sonra..
  • sevap olan eylem
    (bkz: güzel bakmak sevaptır)
  • "sen hiç ayn-ür rıza ile baktın mı?

    o ne ki?

    "kusur görmeden, muhabbet ile bakan gözler, demek..."
  • tanım: kalbin, ruhun dahil olduğu bakıştır.
    efendim insanlar sırf sevilmek için hatalarını, zaaflarını gizliyorlar yalandan sevmeler ortaya çıkıyor buna binaen kimse "güzel bakamıyor" birbirine. bu yüzden sevgi de, mutlulukta öz olmuyor maalesef.
    oysaki yarası yarasına denk gelen güzel bakar. acılarını, zaaflarını kullanmadan güzelleştirir karşısındakini. biz toplumca iyiyi kıskanıyoruz ya o yüzden mutluluklar lâl'dir bizde. bu sebepten mutluluklara güzel bakılmaz çünkü acılar esir almış herkesi. hayatın bir gerçeği olduğu gibi, her hayatın da acı bir bazen de birkaç gerçeği var. o acılar baskın olunca güzelliği göremiyoruz.....
  • Ona bakmam yeterli bu eylem için. Çocukluğu hala gözlerinde. Çok güzelsin be adam..