güz

  • (bkz: sonbahar)
  • en sevdiğim, bana göre en yaşanılası mevsimdir.
    sararmış yapraklar hafif serin esen yele yenik düşer, yerlerde sarı bir cümbüş oluşturur. tişörtle üşürsünüz ama monta da gerek yoktur. yazdan gelen tembelliğinizi atarsınız. yeni başlangıçlar yapılır bu mevsimde. çok çok seviyorum! *
  • Benim mevsimim.
    Ceketler, botlar, şallar.
    Rüzgarlı ama üşütmeyen hava.
    Dökülen yapraklar.
    Yağmur.
    Rüzgarın saçlarımla dans etmesi.
    Yürürken üzerine bastığım kurumuş yaprakların çıtırtıları.
    Benim mevsimim, kendimi ait hissettiğim.
  • Allahıım, geldi sonunda.
    Artık kalın kıyafetler giyebildiğime göre kimse ay çok zayıfsın diyemeyecek.
    Şallarıma ve çok sevdiğim botuma kavuştum
    Rüzgarda saçlarım özgürce dalgalanabilecek artık.
    Rengarenk şallar, kurumuş yapraklar.
    Geldi yine gözünü sevdiğim.
  • hüznün ve şiirin mevsimi.
  • Bu güzde ispiyonculara kapak olsun
  • zenginlere sararmış yaprakların en güzel halinin fotoğraflarını çekme hissiyatı getirirken; fakirlere daha soğuk geçecek kış için gereken yakacak ve benzeri masrafları hatırlatan, güzide bir mevsim