gündüze bir şey bırak
-
Karanlık bir gece de, ölümün soğuk nefesinde yaşadığım acı gerçekler yormuştur belki de beni... Ne dersin anne gelir misin ay yüzünle rüyalarıma, kalktığım da baş ucumda bitip yıkılmadın evlat kalk ayağa dermisin, aydınlatırmısın hayat savaşımı? Her gecenin sonunda parıldayan gözlerin karışır mı ruhuma? Şimdi ruhumda senden bir parça! Ağlıyorum anne sen kokan çiçekleri ıslatmak için ağlıyorum. Çok özledim anne, kalbimi sıkan çemberden kurtulup sana koşmak istiyorum , yere düşmek istiyorum bıkmadan usanmadan sana yürümek istiyorum avuçlarım sarsın yüzünü istiyorum avuçlarımın içi sen koksun istiyorum evet anne ben bu gece ölmek istiyorum! Ne de güzel şeydir sana kavuşmak saçlarını koklayıp ruhuna karışmak gel anne gel ince çizgilerden, ölümün izini takip ede ede gel, ben bittim anne sen gel artık!Yol uzun, derman yok. Çöl gibi kurudu göz yaşlarımın pınarı, kalbimde uçan güvercinleri tekrar tıkamıyorum kafeslerine. Sözüm geçmiyor yollarda, yollarda harap oluyorum anne, senin yanında soluk alıyorum. Sen yoksun ya, onu dahi yapamıyorum. Zaman bol anne, sana geliceğim yolsa uzun.Yolun kenarına oturdum anne, belki gelirsin de nefes alırım diye. Gelmedin anne, beklemek yoruyor adamı. Sana giden yollar daralıyor, ağzımdan taşan kelimelerin haddi hesabı yok anne. Kokunu özledim anne, hani der ya ahmet kaya bir menekşe kokusunda seni aramak varya bu hep böyle gider mi. Kokunu arıyorum anne, özlüyorum. -
mecnun: bizim daha büyük bir suç işlememiz lazım.
iskender: banka soyduk içeri atmadılar. ne yapacağız?
gözlüklü çocuk: kitap yazalım.
(bkz: leyla ile mecnun)
-
özellikle ramazan ayında sahurunda etkisiyle tam bu saatlerde bir karbonmonoksit bulutu bırakıveriyorum.
edit: bıraktım -
kısa açıklamalı test sorularını (toplam 26 tane) bırakıyorum. phoff!.. -
bıraktım -
zenginlik; sabahları poğaça yiyebilmektir.
zenginlik; merdivenleri yardımsız çıkabilmektir.
pencereden bakıp, yoldan geçenleri görebilmektir.
her akşam kendi kapını kapatabilmektir.
saçının okşanmasıdır.
kolundaki saatin geleceği göstermesidir.
bir sonraki hafta için plan yapabilmektir.
güzel günleri bekleyebilmektir.
bazen bir tabak makarnadır.
bazen iki tane domates ve bir taze ekmektir.
kendine inanabilmektir.
zenginlik varlığından mutluluk duyabildiğin herşeydir...
fakirlikse...
bir kez tanıyıp,
sonra yokluğunu öğrenmektir.
(bkz: can yücel) -
Havali bir soz birakiyorum buraya.
"Add life to days, not days to life." -
Ölüm herşeyi yarıda bırakıyor.. Neden lezzetleri kırıcı dendiğini şimdi anladım -
Mevlana'nın yedi öğüdü.
1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
6. Hoşgörülükte deniz gibi ol.
7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. -
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm.
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni.
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.
(bkz: İLHAN BERK) -
Bizim mahallede eski bir ev var. Boyle rum evi desen tam değil gibi ama baya baya eski bir ev. Kapısı, pencere demirleri bile "benim üzerimde emek var olm" diye bağırıyor. Görseniz tarihi eser dersiniz öyle bir ev işte çok uzatmayayım.
Ben çocukluğumdan beri az bir ürküntü ile bu eve bakar dururum önünden gelip geçerken. 2 gün önce de yine bir önünden geçme ritüeli gerçekleştiriyorum. Ulan diyorum giriş kapısının üstünde bile baya sembolik bir işçilik var. Aslında birgün üşenmeyip su binanın resimlerini çeksem İyi olacak. En kotu ihtimal hatıra olarak kalır anasını satayim.
Az önce önünden geçtim. Binayı yıkmışlar'*' -
hadi bıraktım -
Bazen sorumluluklar ve terslikler el ele tutuşup sana doğru koşarlar ama yaşamanın verdiği yükle gerisin geri kaçamazsın da ortada büyük buluşma yaşanır ya, boşver yaşansın; umut ateşinden aldığın bir parça kor ile tekrar döversin kendini aziminle ve daha da parlak ışıldarsın. -
Gündüz kaldı mı tartışılır ama bugüne daha mutlu bir ben bırakıyorum. -
sayende sayebân olduk istanbul şehri
sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi
saplanıp hançer misâli bir hilâl
sokaklar serseri biz serseri
yüksekkaldırım da
bir cezayir şarkısını dile getirdi plâklar
cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
sinemalar neredeyse boşalacaklar
vay anam vay
sen ne dersin istanbul
sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
kimin gücü yeterse kahretsin parasızlığı
sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
kurtulamadık gitti bu denlü kepaze hayattan
hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
geceler serseri biz serseri
karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
kırılmış kavala dönmüşüz
sen söyle serseriler kralı istanbul
sen söyle iki gözüm
hangi merhem çâredir şu bizim yaramıza
yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
meydanlar serseri biz serseri
sağımız sefalet solumuz ölüm
işte geldik gidiyoruz
kahrolasın
kahrolasın istanbul şehri attila ilhan kirli yüzlü melekler -
"güzel bir gün ve ben yaşıyorum" (bkz: tutunamayanlar)(bkz: oğuz atay) -
okul. -
Geçmişi silemezsen Gelecek inşa edemezsin... -
Bugünün işini yarına bırakma
nedametle evhamlandığınla kalırsın zira.
edit: (bkz: sınav yaklaştıkça yusufların sayısının hızla çoğalıyor olması) (bkz: yusuf yusuf olmak) -
"En güzel görünen kadın mutlu olandır"
