gündüze bir şey bırak

25 entry daha

  • bıraktım
  • bir şarkı bırakacağım ben. Sözleriyle birlikte. Süt köpüğü yumuşaklığında çalıp söylüyorlar.

    ben sana dokunamam ki
    nasıl öperim dudaklarından
    yüzüne bakamam ki
    nasıl gülerim gözlerine
    üşüyoruz ayrı
    sarılıyoruz ayrı
    dilekler tutuyoruz
    bir tek kayan yıldız aynı

    varsa yoksa senle doldu cümlelerim
    belki bir gün yanında uyur deliririm

    karşında duramam ki
    sus pus olurum heyecandan
    ama aklında kalamam ki
    bir yer bulurum kaderinde
    düşüyoruz ayrı
    savaşıyoruz ayrı
    dilekler tutuyoruz bir tek kayan yıldız aynı

    Delirmemeye çalışarak dinleyelim
  • olsun demek de zor artık
  • Bizim mahallede eski bir ev var. Boyle rum evi desen tam değil gibi ama baya baya eski bir ev. Kapısı, pencere demirleri bile "benim üzerimde emek var olm" diye bağırıyor. Görseniz tarihi eser dersiniz öyle bir ev işte çok uzatmayayım.

    Ben çocukluğumdan beri az bir ürküntü ile bu eve bakar dururum önünden gelip geçerken. 2 gün önce de yine bir önünden geçme ritüeli gerçekleştiriyorum. Ulan diyorum giriş kapısının üstünde bile baya sembolik bir işçilik var. Aslında birgün üşenmeyip su binanın resimlerini çeksem İyi olacak. En kotu ihtimal hatıra olarak kalır anasını satayim.

    Az önce önünden geçtim. Binayı yıkmışlar'*'
  • hadi bıraktım
  • Çocuğuna otomobil değil,
    Bir şarkı, bir şiir bırak.
    Aşağı mahallede gördüm
    Arabalar eskiyor..
    —Ah Muhsin Ünlü
  • sayende sayebân olduk istanbul şehri
    sayende sebil olduk aç kaldık sefil olduk
    yıldızlar dem çekti güvercinler gibi başucumuzda
    ve yaktı perişan eyledi sine-i sâd-pâremizi
    saplanıp hançer misâli bir hilâl
    sokaklar serseri biz serseri
    yüksekkaldırım da
    bir cezayir şarkısını dile getirdi plâklar
    cadde-i kebir: bütün ışıklarını yakmış bir gemidir
    sinemalar neredeyse boşalacaklar

    vay anam vay
    sen ne dersin istanbul
    sen garip bir şair olsan söyle ne halt edersin
    kimin gücü yeterse kahretsin parasızlığı
    sefalet akıyor gürül gürül sokaklardan
    yol üstünde bir şehvet çarşısı tıklım tıklım
    yol üstünde sevda pazarlığı aşk pazarlığı
    kurtulamadık gitti bu denlü kepaze hayattan
    hep böyle gecelerin koynunda yaşadık
    geceler serseri biz serseri
    karakoldaki aynada safran gibi kirli yüzümüz
    gözlerimiz hasta gözleri ellerimiz hasta elleri
    kırılmış kavala dönmüşüz

    sen söyle serseriler kralı istanbul
    sen söyle iki gözüm
    hangi merhem çâredir şu bizim yaramıza
    yel üfürdü su götürdü gençliğimizi
    elimiz boşa geldi meydanlarda kaldık
    meydanlar serseri biz serseri
    sağımız sefalet solumuz ölüm
    işte geldik gidiyoruz
    kahrolasın
    kahrolasın istanbul şehri attila ilhan kirli yüzlü melekler
  • Deli gönül, neyi özler durursun?
    Acınacak dostun, cananın mı var? Dünya yansa yorganın yok içinde,
    Harap olmuş evin, dükkânın mı var? Hatır, gönül bulamazsın birinde,
    Dama dedi dişisinde, erinde,Vatan dedikleri yangın yerinde,
    İnsanlığa hâlâ imanın mı var? Nene yetmez senin şu kuru kaval?
    Pir aşkına sıkıldıkça durma, çal.Malta'daki kurnazlardan ibret al,
    Paran mı var, bağın, bostanın mı var? Sana giren, çıkan nedir, be dürzü?
    Be Allah'ın numunelik öküzü! Ben mi yuttum on dört bin okka düzü,
    Bekri Mustafa'dan fermanın mı var? Ne uymazsın zamaneye be domuz?
    Kırk senedir.... ne verdin omuz.Nâzır olmuş desem sana ıstakoz,
    Reddedecek kılıç, kalkanın mı var? Çünkü neden? Dalyanın yok, ağın yok,
    Bir tek hamsi kızartacak yağm yok.Ocağın yok, dalın yok, budağın yok,
    Yoksa Gökalp gibi Turan'm mı var? Uyanmadın gitti, dalgın uykudan,
    Sana ne be âlemdeki kaygudan? Dem vurursun siyasetten duygudan,
    Beynelmilel bir imtihanın mı var? Feylesofum dedi herif, pap çıktı,
    Nâzır oldu, saman sattı sap çıktı.Reçetede şurup yazdı, hap çıktı,
    Yutmayacak yoksa, âyanın mı var? İspermeçet-zade, Kirpi, Pehlivan
    Yanaşması, o bayraklı Kahraman. Sadrazamlar içinde en düztaban”
    İmzacılar başı Mervan'm mı yar? Çal nayını, ferahnakte ver karar.
    ...n nazır...rın müsteşar.Kumda oyna çöp batmasın aşikâr
    Düşünecek senin zamanın mı var? Kendi cihanında bak sen keyfine,
    Kulak asma halkın hayfa-hayfine.Tanburuna, kemanına, define
    Sen de katıl, neyde noksanın mı var? Şu kırk yıldır senin daran alındı,
    Suratına yüz bin kara çalındı,Nasıl olsa şu bokluğa dalındı
    Neyzen’den de büyük isyanın mı var? (bkz: Neyzen Tevfik) (bkz: çok şükür şiiri)
  • Tehlikelidir mutsuzluk.
    İnsanı şaşırtır.
    Telaşlandırır.
    Öç duygusuna sürükler.
    Yalnızlık duygularıyla yakar.
    Geçmişin hatıralarıyla hırpalar.
    Yabancılara muhtaç eder.
    Ve, birçok insan mutlu olduğunu bilmediğinden mutsuzluğa düşer.
    (bkz: sevilen şiirin en vurucu cümlesi)
  • bırakamadı.
    bırakana kadar akşam oldu.
  • Diyelim yağmura tutuldun bir gün
    Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
    Öbür yanda güneş kendi keyfinde
    Ne de olsa yaz yağmuru
    Pırıl pırıl düşüyor damlalar
    Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
    Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
    İşte o evin kapısında bulacaksın beni

    Diyelim için çekti bir sabah vakti
    Erkenceden denize gireyim dedin
    Kulaç attıkça sen
    Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
    Ege denizi bu efendi deniz
    Seslenmiyor
    Derken bi de dibe dalayım diyorsun
    İçine doğdu belki de
    İşte çil çil koşuşan balıklar
    Lapinalar gümüşler var ya
    Eylim eylim salınan yosunlar
    Onların arasında bulacaksın beni

    Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
    Çakmak çakmak gözleri
    Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
    Herkes orda sen de ordasın
    Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
    Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
    Özgürlüğe mutluluğa doğru
    Her işin başında sevgi diyor
    Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
    Bi de başını çeviriyorsun ki
    Yanında ben varım

    (bkz: can yücel)
  • Ders çalışıyorum şu an, gündüze bırakabileceğim acı dolu ne olabilir ki? Yani motor korteksler falan, bir saniye gözlerim doldu :(
  • size izlemeniz icin bu tatlisi birakiyorum, you're welcome :')
  • "Duygularına marka etiketi koyma, bir alışverişten fazla şeydir aşk"
    Ahmet şafak - şarkılarımı dinleme
  • Kendinizi öldürdünüz o gece, tuhaf
    Öldüğünüzün farkında bile olmadan

    Belki biraz kül kalmıştır, iyice karıştırın
    Yanmakla biteceğini sandığınız yalnızlığınızdan
  • “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” Bertrand Russell

    Bakıyorum da gerçekten aptallar hicbir şeyden şüphe etmiyor. Metafizik bile onlar için sorgulanmaya gerek duyulmayan bir gerçek. Bundan eminler. Ulan bilim adamı bile somut gerçeklikten bu kadar emin değil ya.
  • güüünaaaydııın. gülümseyin, her şey çok güzel olacak:')
  • bütün renkler gitgide solarken gündüze bir şey bırakmak yerine, gündüzü ardımda bırakmayı tercih ederim. Belki bu sayede gecenin siyahı tüm çıplaklığıyla tekrar sarmalar beni. Böylece, aslında renk diye bir şey olmadığı gerçeğini karanlığı üstüme çekmiş ama üşürken tekrar keşfederim.

    (bkz: bugün günlerden sonbahar)
  • günaydın. bugün de aydınlandık çok şükür.
  • Bir arkadaşım vardı sabahları efkarlı şarkılar dinleyince kızardı. Yeniden müzik listesi düzenlerdi. Güne mutlu başlamamı engelliyorlarmış. Buraya da o arkadaşımı bırakıyorum. Seni çok özledim dostum.

    Edit: efkarlı şarkı dinliyorum. (bkz: Swh)
25 entry daha
/ 4