gerçek aşkı bekleyen insanlar

3 entry daha

  • galiba o insanlardan birisi benim
  • Hangi aşkın gerçek olup olmadığını nerden bileceğiz. Bu devirde herkes gerçek aşk yaşıyor ama ilişkisi bittikten 3 gün sonra başka birisine aşığım diyor. Ama bir umut gerçekleşmese bile hayallerinde gerçekleştirir gerçek aşkını.
    Büyük ihtimalle kedileriyle aşk yaşar ömrünün son demlerinde.
    The notebook filmini izler durur.
  • "beyaz atlı prensi bekleme, seyise razı ol, yoksa ata kalırsın."
  • Daha çok bekler. der susarım.
  • Kardesim otobus degil ki bu nerden anlayacaksın doğruyu yanlışı ? Hayır yani beyaz masayı arayıp kaç dakika kaldı diye mi soracaksın ?
  • daha çok beklerler demeyeceğim, çünkü en ummadığınız anda karşınıza çıkacak bekleyin diyeceğim.
  • (bkz: aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır)
  • (bkz: Risk budur deyip yapılan şeyler)
    (bkz: Gelmedi)
    Puhahaaahaha


    Diğer taraftan hala çalışıyor:
    (bkz: #57778)
  • (bkz: sagopa kajmer)'in Aşk yok artık parçanısını buraya koyarak tartışmaya katılıyorum.

    Muhtemelen parçayı dinlemeyecek arkadaşlar içinde nakaratı şuraya koyayım. "Aşk yok artık, kalmamış bu devirde.
    Deme vardır hak yeme ara bul. (Ara bul, ara bul, ara bul, ara bul)
    Aşksız olsun, kalbim neşe dolsun deme bu ne fena bir hatadır! "
  • Aşk bunca zamandır edebiyatta en çok işlenen konudur. Dolayısıyla aşkın sahte, yanıltıcı ya da boş bir kuruntu olduğunu ifade etmek elbette çok iddialı olur. Bu durumda aşkın, önemli bir gerçek olduğu kabul etmek daha doğru ve kolay olacaktır. Aşk için inkar edilemeyecek bir diğer gerçek de, kaynağını cinsel güdüden aldığıdır. Kaynağını salt cinsel güdüden aldığını kabul etmek, aşkı basitleşrir ve onca edebiyatçıyı cinsel arzularının kurbanı olduğunu iddia etmeye tekabül eder. Dolayısıyla, aşkın en uç olarak iki konuma sahip olabileceğini kabul etmemiz gerekecek: birinci konum aşkın kaynağı, salt cinsel güdüden oluştuğu; ikinci konum, aşkın salt samimi duygu*lardan oluştuğu.
    Yani, aşkın salt cinsel güdülerin ürünü olduğunu kabul etmek elbette aşkın doğasına aykırıdır. Ayrıca aşkin salt samimi duygulardan olduğunu kabul etmekte çelişkidir. Çelişki kaynağını basit bir örnekle izah edeyim, madem ki aşk salt samimi duyguların bir ürünü, o halde neden heteroseksüel bir insanın hemcinsine aşık olması tuhaf karşılanır ki. Anlaşılacağı üzere, gerçek aşk salt cinsel güdü ile samimi duygular arasında bir konuma sahip.
    Bu konumdaki aşkı bekleyen insandır.

    Bu başlık için böyle ifadeleri yazmamın sebebi, aşkın tanımlanamaz yapısı sebebiyledir.

    *samimi duygu: net olarak tanımlayamasam da, insanların saygı duyduğu ulvi hisslerin duyguları. İnsan bu duyguyu hemcinsine besleyebileceği gibi karşı cins için de besleyebilir, ayrıca ailenin aile olamasını sağlayan duygudur.

    Not: bunu yazarken dünynanın en aptal ikilisi arkdamdan bıdı bıdı yapıyor. Dolayısıyla yazdığım ifadelerde aptalca şeyler görürseniz mazur görün! Lanet olsun! 360 kilometre bunlarla çekilmez! Lanet olsun!
  • Beklersen gelmez. Beklemeyeceksin. Biriyle aynı yolda yürümeye karar verdiğinde açılan kısmet var ya işte tek sebebi bu.
    Marquez der ki: " En güzel şeyler onları en az beklediğinde olur."
3 entry daha