geceye bir şiir bırak
-
uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum -
Zâhirde görüp bizleri sanma ukalâyız,
Biz bir sürü âkil sıfatında budalâyız.
Âkil denilir mi bize, kim hâli bilirken,
Dildâde-i âlâyiş-i nîreng-i hevâyız.
(bkz: ziya paşa) -
Dostlar beni hatırlasın
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın.
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han, konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın
Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın
Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın
Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın
Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın
(bkz: Aşık Veysel ŞATIROĞLU) -
Ben de günahkar kullarındanım Allahım...
Bir "Kulhuvallahi" bilirim dualardan,
Bir de "Yarabbi şükür" demeyi doyunca,
Bir kere oruç tutmam ramazan boyunca,
Ama çekmediğim kalmadı sevdalardan.
Ben de günahkar kullarındanım Allahım!...
Benim gibi kulun çok dünyada, Allahım!...
Eğer bilmiyorsan işte, haberin olsun.
Ekmek derdi, aşk derdi unutturdu seni.
İnsan hatırlamıyor dün ne yediğini.
Zaten yediğimiz ne ki hatırda dursun.
Benim gibi kulun çok dünyada, Allahım!...
Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...
Meleklerin sana bunları söylemezler.
Artık, pek yarattığın gibi değil dünya
İnsanlar hem sabuna karıştı, hem suya:
Ne olursun hoşuna gitmediyse eğer,
Yazdıklarıma sakın darılma Allahım!...
Sana bir şey soracağım, affet, Allahım!...
Beş vakit kızlar doluyor camilerine,
Beyaz yaşmaklı, beyaz tenli masum kızlar...
Benim bir defa görüşte yüreğim sızlar;
Sen tutulmadın mı, içlerinden birine?
Sana bir şey soracağım, affet, Allahım!...
İşte insanlar bu minval üzre, Allahım!...
Kıt kanaat sere serpe yollar boyunca
Sen, bizim için hala o ezeli sırsın.
Sen de, bizi bilmiş olsan, başkalaşırsın...
Herkesin kederi, gailesi boyunca.
İşte insanlar bu minval üzre, Allahım!...
Turgut uyar -
TENHA
her şiir boydanboya
bir ıssızlıktır artık
dizelerse giderek daha tenha
acının düzyazısı olmaya
hazır mı sözlerin kişi?
aşklar! onları yazan yaşasın
sarışı
ne atlas kağıtlarda yaz
ne güz okunur ağaçlar güya
sen sussan da susmasan da bir
tutup tutuştuğun hayale
ağırdan iri güller ve lale
düşer düştüğün melale
ve hüznü yeniden okumak
için bir kitap olur dünya
ve her şiir boydanboya
bir ıssızlıktır artık
dizelerse giderek daha tenha
Hilmi YAVUZ -
Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım
Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Sözüm yok şu benden kırıldığına
İdip başka dala sarıldığıma
Gönülüm inanmıyor ayrıldığına
Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Garibim can yıkıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
Daha bir gönüle ikrar vermedim
Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin
Saygılar Neşet Baba
-
Ben sana bakarım,
Herkesten iyi bakarım,
Kimseye bakmam sana bakarım,
Sana böyle bir ben bakarım,
Ben böyle bir sana bakarım,
Ben sana bakarım,
Sen önümüze bak düşmeyelim. -
Kimdi kimdi kalan
Giden mi suçludur her zaman?
Ne zaman başlar ayrılıklar
Dostluklar biter ne zaman
Her geçen gün bir parça daha
Aldı götürdü bizden
Aynı kalmıyordu hiçbir şey
Değişiyordu her şey
kendiliğinden
Artık çözülmüştü ellerimiz
Artık bölünmüştü yüreğimiz
Birimiz söylemeliydi bunu
Ötekini incitmeden
Kimdi giden kimdi kalan
Aslında giden değil
Kalandır terk eden
Giden de
bu yüzden gitmiştir zaten
(bkz: murathan mungan) -
Kolay değildir millet olmak
Vatan için seve seve kefene dolanmak
Sinemiz geniştir bizim, başımız dik
Uğrunda kana bulanmış toprak.
Unutma akan yaşlar ile yeşerdi bu devlet
Emanet canımız sonunda inşallah şehadet
Bastığın toprak, soluduğun hava, vatan olmuşsa cennet
Al bayrağımız dalgalansın estirdiği rüzgar da asalet.
Kul köle olmak yoktur özgürlüğün içinde
İzindeyiz her zaman her seçimde
El ele verip, kenetlendik mi bir kere
Titrer dağların taşları, geçit vermez hiçbir hain'e.
Korkma varsın kan ağlasın gözümüz
Delalete kapılmış düşmana şecaattir gücümüz
Egemenlik yolunda baki devlet, ebedi millet
Sulh içinde yaşamaktır son sözümüz.
Doğuş Hakan Yılmaz -
Yorgunum,
yırtılıp yere düşmüş
üstüne basılıp çiğnenmiş
ateşin koruna sürüklenmiş
bir takvim yaprağı kadar
çok yorgunum…
İçimde yangın
içimde deprem
içim bir harabe
içim bir enkaz...
Sahipsiz
ahşap bir ev kadar
yalnızım şimdi
kırılmış kapım pencerem
koynumda sadece
sokak kedileri ısınıyor...
Anladım ki
bu devirde bir insan
başka bir insana
huzur veremiyor
ve anladım ki
bir insanı anlamaya
bir insan gücü yetmiyor…
Yorgunum,
hüzünlü takvim yaprağı kadar…
Yalnızım,
sahipsiz ahşap bir ev kadar…
Ve yıllardır gözlerimde hasret birikti,
tüm yağmur bulutlarının taşıdığı su kadar…
26.12.2016 -
Bugün ahmet benim,
ama dünkü Ahmet değil.
Bugün anka benim,
ama yemle beslenen kuşcağız değil.
Enelhak kadehiyle
bir yudum içen sızdı
Tarılık şarabından.
Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım,
ben, sultanların aradığı sultan.
Ben hâcetler kıblesiyim.
Gönlün kıblesiyim ben.
Ben cuma mescidi değilim,
insanlık mescidiyim ben.
Ben saf aynayım,
sırım dökülmemiş, paslanmamışım.
Ben kin dolu bir gönül değilim,
Sinâ dağının gönlüyüm ben.
(bkz: mevlana)devamı.. -
bir mum ışığında görüyorum gölgeni
serin gecenin çerçevesinde,
kımıldamıyorsun.
merak etme,
her şey yine eskisi gibi
bıraktığın, bildiğin gibi…
sadece nefesim titriyor şarkılarda
yoksa dinliyor musun?
serin gecenin çerçevesinde duruyorsun
uzattım, tut ellerimi
üşüyorsun, değil mi Uzay?
Uzay, gel içeri… -
Karşımdasın işte…
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an,
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi…
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan zamana bırakmak değil,
zamanla bırakmamaktır..”
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim.
nazım hikmet -
Düşün ki bütün gün göz göze bakışarak oturup konuşmuşuz
Düşün ki konuştukça yüreğimizi hüzün kaplamış
Düşün ki öpmüşüm yanaklarını göz yaşını içer gibi
Düşün ki dudakların değmiş dudaklarımın kuraklığına
Düşün ki ağlamaklı bir gecenin sonunda kimsesiz gibi kalmışız
Düşün ki hüznümüze pansuman yapar gibi sabaha kadar deli gibi sevişmişiz...
22.4.2016 -
çok olmadığımız kesin
Çok olan tarafta değiliz
çok olan tarafta olmayacağız
Nevzat Çelik -
MEÇHUL
meçhuldür yüreğim
bilmem kime sormalı yağmurları?
dolu dizgin yağan karları?
gölgemde yansıyan
bu küçük heyula da kim?
şiirlerin ne önemi var
sen yoksan eğer
lakin
sığınır yüreğim
doludizgin şiirlere
bir meltem rüzgarı esse
şu karşı kıyıdan usulca
ve yüzüme toprak çalsam
yine sensiz yine sessiz
bir çığlık atsam gök/yüzüne
çaresizliğim dinmez
kabus olur çöker üstüme
bir merdiven kurdum
şiirden şimdi;
uzatsan ellerini
sen yine her şeye rağmen
ısıtsan yüreğimi
bu meçhul rüyamda
ben sensiz sen sessiz....
demirchess -
Ölümü kucaklayacak kadar geniş kolları olanlara;
onlara…
öyleyse biz kimiz; kimseyiz
ıssız bir kırbaç izi taşırken sıska sırtımızda
kırılan biri kemiğin hüzünlü “çıt” sesiyiz
ölümün kara
botlarıyla adım adım yaklaştığı
çiçeksiz, kuşsuz, kedisiz
sevinçsiz bir kuyunun dibindeyiz...
ibrahim aymergen -
cahilsin, okur öğrenirsin.
gerisin, ilerlersin.
adam yok, yetiştirirsin.
paran yok, kazanırsın.
her şeyin bir çaresi vardır.
fakat insan bozuldu mu,
bunun çaresi yoktur.
-ahmet hamdi tanpınar -
Durakta üç kişi
Adam kadın ve çocuk
Adamın elleri ceplerinde
Kadın çocuğun elini tutmuş
Adam hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
Kadın güzel
Güzel anılar gibi güzel
Çocuk
Güzel anılar gibi hüzünlü
Hüzünlü şarkılar gibi güzel
(bkz: cemal süreya) -
Gelme peşimden, kaçıyorum bugün.
Nere gittiğimin önemi yok, yeter ki gelme.
Gelme ki, yeşermesin kaçtığım çöllerdeki toprak.
Gelme ki, açmasın mavi gök, yağmasın nisan yağmurları.
Gelme ki, elime kalem alayım, gönlümdekini yazayım.
Gelme yine, gelmediğin on’ca yıl gibi, yine gelme.
Başın göğe, göğün hiç’e erdi gelme.
Büyüdün, yumruk kadar yere sığmıyorsun artık, gelme.
Dünya bana bir kafes, sana bir heves, gelme.
Sığmadın, sığmıyorsun, sığmayacaksın, gelme.
Gelme, yetim kalmasın bari öksüz hatıralarım,
Gelme, hatrı kalmasın satırların.
http://www.kadirbakmaz.com/gelme/
