geceye bir itiraf bırak

  • hadi buyrun bakalım bide burdan yak :D
  • İki buçuk ay önce aldatıldım. Ne hissediyorum hala bilmiyorum, bir daha birine güvenebilecek miyim ya da sevebilecek miyim onu hiç bilmiyorum.
  • sildim.
    Sabah uyanacak ve her şeyi unutacağım. Kimsenin mutsuz olmadığı saatlerde seni hatırlıyor olmaktan yoruldum. Sabah uyanacak ve bambaşka biri olarak devam edeceğim hayatıma. Birgün gelip bunu okursan senin için yazdığım son şey bu bil istedim.
  • Uyumak bile gelmiyor içimden.
  • Yeni bir kitaba başlarken inanılmaz dilemmalar yaşayıp muhtemelen ilk otuz sayfadan sonra kitabı bırakıp bir başkasına (bkz: seek) ediyorum.

    O yüzden çok kitap okuyup az kitap bitirenlerdenim.

    (bkz: fecahat)
  • bir ülkenin kadınları ve çocukları bugün de öldürülmedim diye seviniyorsa o ülke bitmiş demektir. bütün bunları gördüğü halde üzerine düşeni yapmayan devlet yöneticileri o koltuklarda nasıl oturabiliyor? geceleri başını yastığa koyup nasıl rahat uyuyabiliyor?
  • Kötü kader diye bir şey yoktur, 21. yüzyıl vardır. Ve bu yüzyıl yavrucuğum, bir kelebeği bile intihar ettirebilir.

    (bkz: Jose saramago)
  • Bir gün bende cinayete kurban gidip arkamda ölen kadınlar için yazdığım yazılar, attığım tivitler ve mutlu olduğum anlarda çekilen güldüğüm fotoğraflar kalır diye çok korkuyorum.
  • ilgimi çeken üniversitelerin ders programına kadar her şeyini araştırıyorum.
  • Gece uyurken hâla peluş unicornuma sarılıyorum, sonra bu tek boynuzlu at sevgimden dolayı küçük sanılıyorum bu can sıkıcı büyük insanlar sevemez mi acaba diye sormadan edemiyorum.
    Muzaffer izgü’nün ananem serisi kitaplarını hâla okuyorum arada, en sevdiğim kitaplar arasındadır.
    Çok arkadaşımın olmadığını düşünüyorum bazen, bazen bu beni üzüyor çok yakın Yaşıt hemcins arkadaşımın olmaması özellikle ama Genelde büyük yaşta dostlarım var.
  • olan biten her şeyin farkındayım. benimle konuşan, takılmak isteyen insanların kim olduğunu biliyorum. samimi olduğuna inanmak istiyorum ama davranışlar hiç bu yönde olmuyor. bir çıkar, bir amaç veya bir boşluk doldurma, her ne arzuluyorsa onu görebiliyorum. ben onun için özel değilsem, yani herkes gibiysem ne anlamı var ki? senin için nefes alıp almamamın bir önemi yoksa, boş ver gitsin zaten. keşke bu kadar fokus olmasaydım diyorum kendi kendime. anı yaşamayı kaçırıyorum çoğu zaman
  • yazarken dil bilgisi kurallarına uymayan insanları ciddiye alamıyorum..
  • yaşayan bir ölüyüm. hiçbir şey zevk vermiyor eskisi gibi. boş yere uğraşıyorum. gelecekten bir beklentim yok. hayallerim yok. hislerim yok. sevdiklerimi üzmek istemiyorum.
  • Bazen gidip ağzını yüzünü kırasım geliyor
  • Kaynanasını döven twitter fenomeninin yerli dezenfektan virali yapmasını gördüğümdem beri insanlara güvenmiyorum.
  • acayip ciddi bir itiraf yapıcam şimdi. doğuda çalışıyorum o dönemler. bir kız arkadaşımla sevgilisi yemeğe davet etti beni. ama sevgilin gelmesin dediler. anlamadım pek olayı. yine de olur deyip gittim.

    sen bizi iyi besledin hep güzel yemekler yaptın teşekkür için biz de sana yemek yaptık dediler. (harbi o dönem evim aş evi gibiydi. iş çıkışı herkes bana gelirdi yemek yapardım bunlara. bazen nöbette yemeği beğenmezler bize kumpir yapsana diye ararlardı. bende yapardım hep.)

    aa dedim ne güzel teşekkür için yemek yapıyorlar bana. mum ışıklı romantik şarap eşliğinde bir yemek oldu bu.

    kız mutfaktayken sevgilisi sanki bana halleniyor gibi geldi. pencereden dışarıya bakıyorum. hastane ne tarafta kaldı diyorum. çocuk arkama geçiyor. hastaneyi göstericem adı altında arkadan beni koklayıp "saçında güzel kokuyormuş" falan diyor bana.

    ben bir tırst. koşarak kızın yanına kaçıyorum. mutfakta da o halleniyor bana. tayt ne kadar yakışmış kalçaların seksi durmuş diyor.

    aha bunların niyet bozuk. beni götürecekler dedim. hemde birlikte.

    ama nasıl içmişiz, nasıl sarhoşum. ısrarla da ben evime gidicem diye tutturdum. kalmaya götüm yemedi. bunlar tabi bozuldu. beni evime bıraktılar. evler de çok yakın zaten.

    kız baktım ben kızılbüyüde kalıcam dedi. benimle geldi yukarı. evde içecek bir şeyler var mı dedi. tekila vardı. hadi devam edelim içmeye dedi.

    tekilayı getirdim. gecelik verebilir misin bana dedi. oha insan pijama ister gecelik ne ya diye söylenerek odama gittim. geceliklerin de hepsi birbirinden seksi hangisini vereyim. neyse aldım en masumunu kıza götürdüm.

    "kırmızı yok mu?" dedi.

    artık kaçışı yok dedim. getirdim kırmızı bir gecelik. ben de giydim saks mavisi geceliğimi.

    ben hiç yapmadım oynuyoruz tekila ile bir de.

    neyse oyunda erotik sorular oldukça yakınlaşmalar başladı. bir kızla sevişmiş oldum.

    olay bitti. ki benim için sevişmek bile değil olay bu yani. bir kere kıza sevgilileri ve babası neden hep parfüm hediye alıyormuş anladım. iğrenç kokuyor kız.
    kızlara acaba ilgim var mı da böylece sona erdi.

    "birlikte uyumıycak mıyız" dedi bana.

    "izin verirsen ben sabaha kadar yalnız uyuyarak pişmanlığımı yaşamak istiyorum"dedim ve odama gittim. kıza ne yorgan vermişim ne yastık. salonda çekyatta yatmış öyle.

    sabahta ben işe gittim. eve geldiğimde not bırakmış bana "kızılbüyü gerçekten tam bir kamyoncusun. kadın ruhundan zerre anlamıyorsun"

    aaa haspaya bak. bir de ruhundan anlayacaktım. yani işte skor hanemize yazdığımız bir gecemdir böyle.

    tabi sonra ilk alkollü gecemizde ağlayarak sevgilime bunu itiraf ediyorum. ama ne ağlama. ben seni aldattım allahta benim belamı versin diye diye.

    çocuk sinirle kimle diyor. ben hala ağlıyorum cevap yok. "kızmıycan ama bak" diyorum. "terk etmiycen beni"

    ben ısrarla söylemeyip ağladıkça çocuk senaryo yazıyor "eski sevgilin mi lan. zaten bir kere sevişirken onun ismiyle hitap ettin bana. unutamadın dimi" diyor.

    bu bitiyor "ismail. kesin ismail. lan en yakın arkadaşım o benim. allah senin belanı versin" diye ağlamaya başlıyor.

    zar zor "ayşegül" dedim.

    durdu. göz yaşını sildi. "bizim ayşegül mü?" dedi

    evet dememle bir kahkaha atsın. "laan midesiz o kadar mı düştün. senden önce bana asıldı o. yokluktan bile bakmadım ben ona. puahahah salak ya o kız çok çirkin. kokuyor bir de"

    ağlamayı kestim ben de "aaa sen de fark ettin dimi kokuyor o kız"

    "kokuyor tabi oğlum. senle sevgili olmadan önce ben onun evine gitmiştim kahve içmeye. yanıma geldi oturdu albümüne baktık birlikte iğrenç kokuyor o."

    "ne zaman. ne zaman gittin sen. albümüne mi baktın. yanına mı oturdu. inanmıyorum sana ya. o kızın evine nasıl gidersin bir de albümüne bakarsın. yazıklar olsun yaa sana."

    hayır sanki adam beni aldattı.

    tabi sevgilim o dönem beni affetti. baya baya da dalgasını geçti. koçum benim be helal sana kullandın attın ayşegülü tarzında. neden affettiğini ya da sorun etmediğini sorduğumda ise "giren çıkan yok ya aldatmak gibi gelmedi bana" dedi.

    böyle de bir çapkınlık anımdır.
  • lab çıkışı trypsini incelemek için alıp yere düşürmeyecektin qiskit, gitti bir 10luk daha. çok sakarsın qiskit sigarayı azalt, ellerinde iyiden iyiye tremor oluştu qiskit.
  • Yakın çevremde bazı insanlar ölünce merakla dünyanın daha iyi bir yer olacağını, çoğu şeyin eskiye nazaran daha güzel olacağını bekliyorum ama yedisi çıkıyor değişen bir şey yok. Çok kötü insanlar var etrafımda çoook
  • akıllanmıyorum.
    mantıklı düşünüyorum ama olaylar karşısında mantıklı şeylerin tam tersini yapıyorum ve bu hayatımı çok kötü etkiliyor. kendime kızmaktan ve bu arsızlığımdan çok yoruldum.
  • ilkokulda kardeşimin, kavga ettiği arkadaşının tostuna iki kez okkalı tükürük savurduğu ve arkadaşının afiyetle yemesini sadistçe izlediğini bu başlık sayesinde öğrendim.
/ 3