geceye bir hikâye bırak
21 entry daha
-
Nâzım Hikmet bursa cezaevinde mahkûmdur.
Adalet Bakanlığı'ndan gelen bir müfettiş nâzım Hikmet'in orada olduğunu öğrenince denetimden sonra onu görmek ister. Odaya getirilen nâzım ayakta bekletilmektedir oturması için yer gösterilmediğinden.
nâzım ile kısa bir konuşma sonrasında Müdür koltuğuna mağrurca oturan müfettiş "Gidebilirsiniz" der nâzım'a.
nâzım tam çıkarken "Ömer Hayyam'ı tanır mısınız?" diye sorar müfettişe.
MÜFETTİŞ yine mağrur bir ifadeyle "Kim bilmez Ömer Hayyam'ı, tanırım elbet." der.
nâzım'dan gelen ikinci soru karşısında hayatının dersini alacaktır müfettiş.
ömer Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?
odada Kısa bir sessizlik oluşur. nâzım devam eder, "Görüyorsunuz, sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsayamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanını ve sizi kimse anımsamayacak.” der.
Müfettiş yaptığı nezaketsizliği idrak eder ve nâzım'ı geri çağırır. fakat nâzım çoktan koğuşunun yolunu tutmuştur. -
(bkz: hayatım ) -
ondan başka hikayem yoktur.. -
herkes yazmış benimkisi oyun bozanlik olacak ama link şuralarda biryerde.
güle güle arkadaşım | kısa hikaye denemesi -
İşten çok geç çıktım bugün, gece eve dönerken bir kaç paket sigara alıp, eve girmeden kedili parkta geçip kuytu bankıma oturdum. Kuytu bankımız demiyorum, diyemiyorum çünkü sen daha bir kere bile bu banka benimle yada bensiz oturmuş değilsin, otursan bilirdim, hissederdim...
Gecenin geç saati parkta oturmuş, sigara üstüne sigara yakıyordum. Üstelik market kapalı olduğu için bugün kedilere sosiste alamadım. Canım haddinden fazla sıkkın, sırtımda haddinden fazla bir ağrı, ellerim haddinden fazla uyuşuk, gözlerim haddinden fazla dolu, beynim haddinden fazla hızlı düşünüyor ve yokluğun haddini aşacak kadar haddinden fazla ağır bu gece...
Saatlerce oturdum kuytu bankta, saatlerce düşündüm bazen boş boş bazen dolu dolu. Çok şey düşündüm bu gece, geçmişimi, geleceğimi, yaşadıklarımı, unutamadıklarımı ve seni düşündüm uzunca bir süre, hiç görmediğim yüzünü düşündüm, hiç tutmadığım elini düşündüm ve sonra uzun uzun yokluğunu düşündüm, ki yokluğun dipsiz bir kuyu misali içine kendimi attığım yokluğun ve ardından yıllardır bitmek bilmeyen hasretini düşündüm ve sonra seni haddinden fazla düşündüğümü düşündüm...
21 entry daha
