futbolu gol dışında zevkli kılan şeyler
-
Tribün şovları '*' -
elbette taraftardır. -
bazen sira halinde üst üste 3 çalım golden degerli olabiliyor -
Gol olmayıp direkten dönen pozisyonlar. -
oyuncu değişikliği hakkı biten takımın kalecisinin kırmızı kart yemesi :d -
güzel şut + güzel kurtarış -
Taraftarlar, maç başlamadan önce yapılan kareografi, Stattaki yüksek desibel, söylenen besteler, yapılan tezahüratlar, takımın gol attıktan sonra hiç tanımadığın birine sımsıkı sarılman bunlar çok güzel şeyler. Hele bir de 61. Dakikada atıldıysa o gol... Allahım sana geliyorum!!!
(bkz: Trabzonsporluyum )
-
Yenilen takımın taraftarının ağlaması. Mal yaa -
Rakibe yapilan baski ve akabinde kapilan topla coskuyla ataga kalkis. Muthis bir deparla kazanilan topun ortalanmasi. Canhiras bir mucadele en az gol kadar zevk verir izleyene. -
Az gol atılan çekişmeli maçlardır.
Biraz vaktim biraz da fazla ilgim olsa holigan olabilirdim. -
Uzak topu yakalama mücadelesi ve Elbette atılan mükemmel çalımlar. -
taraftarı olunan takımın maçı izlenmiyorsa en az gol kadar keyifli olabilecek şeylerdir. örneğin herhangi bir maçta ronaldinho'nun ayağına top gelmesi birçok golden daha keyifli olabilir benim için. -
en az gol kadar keyif veren topun direkte patlama sesi. çıt ! -
Uzaktan yolladığı füze gibi Şutu direkten dönen oyuncu tepkisi. Önce kafa iki el arasına götürülür. isteğe göre yere diz çökülebilir. Sonrasında oyuncu kafasını kaldırıp gökyüzüne doğru -inancı doğrultusunda bir dua hareketi ile birlikte- bir şeyler söyler. Bir arkadaşı gelir sırtına veya kafasına hafifçe vurur s.et manasında. Oyuncu yere tükürür, Kalkar ve koşarak görev bölgesine doğru hareketlenir. Oyuncu isteğe bağlı olarak; koşarken, kafası yere eğikken iki yana sallayarak bir şeyler söylemeye devam edebilir. -
futbolun sadece futbol olmadığını gösteren anlardır. maç esnasında oyuncunun ikili mücadele esnasında müdahale sonrası darbeye maruz kalan oyuncudan özür dilemesi, gol sevinçlerini rakibi incitmeden kısa tutarak görev bölgesine dönen oyuncular, yine sakatlığa sebep olma pahasına topun kazanılıp çok güzel bir kontraya çıkılabilecekken dışarıya atılması, kaybedilen maç sonrası deplasman takımının ayakta alkışlanması ve rakip takımın tribünleri selamlaması, top toplayıcı çocuğun yanına hayranı olduğu yıldız futbolcunun gelişiyle gözyaşlarına boğulması gibi sayılamayacak kadar farklı enstantanelerdir. her ne kadar günümüzde artık multi milyon euroluk işadamı-futbolcular da olsalar oradakilerin de insan olduğunu, duygularının olduğunu, gazozuna oynanan mahalle maçını kaybeden çocuklar gibi yere kapanıp gözyaşlarını tutamayabildiklerini göstermesidir.
ayrıca bu anların en büyük özelliği hayatta kazanmaktan daha önemli şeylerin olduğunu bizlere hatırlatması ve insaniyet mefhumunun önüne geçmemesi gerektiğini göstermesidir. sporseverliği artık online menajerlik düzeyinde bir insan olarak benim için 40 metre uzaktan atılan fantastik goller, küçük üçgen ve dörtgenlerle pas koridorlarıyla yapılan organizasyonlar, bloklar arası bağlantılar, savunmada kademeler ikinci plandadır. tabii ki türk futbol seyircisi rakibi tahrik eden, sürekli kavga çıkartan, sahayı cerrahpaşa kahvesine çeviren, çağrıldığı milli takım kampında kumar masaları kuran 'adam'cıklara prim vermiştir. bunlardan en göze batanı hesapta kamuoyunda taşlanmış, kendisi kadar ön planda olmayanların ise hep sırtı sıvazlanmış, statları silah ve mühimmat deposuna çeviren, madde bağımlısı, 40 tane suçtan sabıkalı tribün ağalarına göstermelik stat cezası verilip sahne arkasında birtakım arsa parseli işlerinden voliyi vurmuş yönetici kılıklı kravatlı holiganlarca aferin koçum çekilerek maddi-manevi tatmin edilmiştir. -
slalom dribblingler ve bacak arası çalımlar. -
Zamanlaması fevkalade olan müdahalelerdir. -
Renktaşların gerçekleşen olaya aynı anda sevinip aynı anda üzülmesidir. Bazı konularda insanların hislerinin böyle eş zamanlı ve aynı hareket etmesi beni şaşırtıyor. -
Tribün samimiyeti.. Net budur.. -
Ponpon Kızlar